Bugün birçok kişi Kahramanmaraş’ın, “UNESCO Edebiyat Şehri” unvanını yalnızca kültürel bir başarı olarak görüyor.
Bana göre ise mesele bundan çok daha büyük. Çünkü dünyanın gelişmiş kültür şehirleri artık kültürü sadece sanat için üretmiyor. Kültürü aynı zamanda kalkınmanın motorlarından biri hâline getiriyor.
Bugün Edinburgh'un ekonomisine katkı sağlayan yalnızca turizm değildir.
Orada düzenlenen edebiyat festivalleri, yayınevleri, kitap fuarları, yaratıcı endüstriler, yazar buluşmaları ve kültürel etkinlikler milyonlarca sterlinlik bir ekonomik hareket oluşturuyor.
Dublin, edebiyatçılarını yalnızca anmıyor, onu yaşayan bir ekonomik değere dönüştürüyor.
Prag, Franz Kafka'nın eserlerini şehrin sokaklarına resmediyor.
Melbourne yalnızca kitap satmıyor.
Yazar, Çevirmen, Editör yetiştiriyor. Yayıncılık geliştiriyor, kitap ihracatı yapıyor.
Yani edebiyatı, ekonominin içine yerleştiriyor.
İşte Kahramanmaraş'ın önündeki en büyük fırsat tam da budur.
Ben buna "Edebiyat Ekonomisi" diyorum.
Çünkü bu şehir artık sadece edebi eserleriyle değil; bu eserlerin oluşturacağı ekonomik değerle de konuşulabilir.
Nasıl mı?
Aslında bunun cevabı çok basit.
Bugün Kahramanmaraş'a gelen bir turist ne yapıyor?
Dondurma yiyor.
Tarihi mekanları geziyor.
Belki müzeyi ziyaret ediyor.
Sonra şehri terk ediyor.
Ama bundan sonra şehre gelen insanlar aynı zamanda şiir rotalarını gezebilir.
Necip Fazıl'ın çocukluk yıllarını öğrenebilir.
Nuri Pakdil'in fikir dünyasını tanıyabilir.
Cahit Zarifoğlu'nun dizelerinin yazılı olduğu sokaklarda yürüyebilir.
Şairler Parkı'nda kitap okuyup, Şiir Kahveleri'nde yazar söyleşilerine katılabilir.
Yayınevlerini gezip, kitap kafelerde vakit geçirebilir.
Genç yazarlarla tanışabilir.
İşte o zaman edebiyat yalnızca kitapların içinde kalmaz.
Şehrin tamamına yayılır.
Daha da önemlisi ekonomiye dönüşür.
Kahramanmaraş'ın doğasının ne kadar ilham verici olduğu tartışılmaz bir gerçek.
Ahır Dağı'nın eteklerinde yürüyen bir yazarın zihninde oluşacak romanı düşünün.
Başkonuş Yaylası'nda birkaç hafta kalan bir şairin dörtlüklerini hayal edin.
Yeşilgöz'ün başında oturup kitabını tamamlayan bir romancının sevincini…
Neden dünyanın dört bir yanından yazarlar, eserlerini tamamlamak için Kahramanmaraş'a gelmesin?
Bunun için büyük yatırımlar gerekmiyor. Ama büyük vizyon gerekiyor.
Her yıl farklı ülkelerden onlarca hatta yüzlerce yazar Kahramanmaraş'ta ağırlanabilir.
Bir düşünün...
Bir Fransız romancı yeni kitabının teşekkür bölümüne "Bu roman Kahramanmaraş'ta tamamlandı." diye yazıyor.
Bir Japon şair Ahır Dağı'nı anlatıyor.
Bir Arjantinli öykücü Kahramanmaraş'ın sokaklarını eserine taşıyor.
İşte UNESCO'nun gerçek karşılığı budur.
Bu karşılığı yakalayabilmemiz için belediyeler kadar üniversiteler, yayınevleri, sivil toplum kuruluşları, öğretmenler, öğrenciler, esnaf ve hatta kahveciler bile bu sürecin parçası olmalı.
Çünkü edebiyat yalnızca kitap yazan insanların işi değil, bir şehrin ortak kültürüdür.
Peki bundan sonra ne yapmalı? Nasıl bir yol haritası izlemeliyiz?
Kurumsal Yapı
Kahramanmaraş Valiliği ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, ilçe belediyeler, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları, yazarlar, şairler, fikir insanları ve iş dünyasının yer aldığı bağımsız bir “Kahramanmaraş Edebiyat Şehri Ofisi” kurulmalı. Bu yapı, stratejileri belirleyip, fonları koordine edebilir, ulusal ve uluslararası organizasyonlar ve ilişkileri yönetebilir.
Dünya çapında bir kitap fuarı
Anadolu'nun en büyük kitap fuarlarından biri artık uluslararası bir marka hâline gelmeli.
Nobel ödüllü yazarlar...
Booker ödüllü romancılar...
Pulitzer ödüllü gazeteciler...
Dünyanın en büyük yayınevleri...
Uluslararası edebiyat ajanları...
Hepsi Kahramanmaraş'a gelmeli.
Artık hedef Türkiye değil, Dünya olmalı.
Dünya Şiir Festivali
Tıpkı Cannes'ın sinemada olduğu gibi...
Kahramanmaraş neden şiirin Cannes'ı olmasın?
Her yıl onlarca ülkeden şairler gelsin.
Şiirler onlarca dilde okunsun.
Şehir birkaç gün boyunca şiirle nefes alsın.
Uluslararası Şiir yarışmaları yapılsın.
Edebiyat ve Kültür Sokakları
Kahramanmaraş’ın belirli bölgeleri tamamen edebiyat temasıyla yeniden tasarlanmalı.
Şehrin tarihi dokusuna uygun "Edebiyat Sokakları" kurulmalı. İçinde butik yayınevlerinin, sahafların, kitapçıların bağımsız yazarların imza günleri yapabileceği kitap kafelerin, şiir duvarlarının, açık hava okuma alanlarının olduğu yaşayan sokaklar tasarlanmalı.
Canlı Müzik veya Türkü Bar benzeri şiir dinletisi hizmeti veren noktalar olmalı! Kahramanmaraş’ın tarihi konakları bunun için çok uygun. Billboardlar, otobüs duraklarındaki reklam panoları, değişebilen şair ve şiir afişleriyle donatılmalı. QR kodla şiir dinleme noktaları oluşturulmalı.
Kayseri’nin Talas ilçesi Anayurt Mahallesi’nde bir sitede yer alan tüm apartmanlar çiçek isimleri bir başka sitedeki tüm apartmanlar da kadın isimleri taşıyor.
Kahramanmaraş 6 Şubat depremleri sonrası en fazla işyeri ve konut inşaatının yapıldığı yer. Yeni yapılan her apartmana bir yazar, şair ve düşünürün adı verilebilir. Hatta şiir ve kitap isimleri verilebilir.
Eski binaların dış cephelerini duygu yüklü dörtlükler, özlü sözlerle kaplayıp; görüntü kirliliğini edebiyat sayfalarına dönüştürebiliriz.
Şehir merkezinden başlayıp en kırsal mahalledeki parklara kadar tüm banklara şiirleri işleyebilir veya özlü sözler içeren plakalar takabiliriz.
Toplu taşıma araçları, yazar ve şairlerin görselleri ve şiirleriyle süslenebilir. İmzalanacak protokollerle şehirlerarası Kahramanmaraşlı otobüs firmaları edebiyat temasıyla yeniden kaplanabilir.
Uluslararası Çeviri Merkezi
Kahramanmaraşlı yazarlar yalnızca Türkçe okunmamalı: İngilizce, İspanyolca, Arapça, Fransızca, Almanca, Çince…
DÜNYAYA açılmanın yolu çeviriden geçiyor.
Kahramanmaraş, Türk şiirinin ve edebiyatının dünyaya çevrilmesi için stratejik bir merkez olabilir. Maraş'tan çıkmış çağdaş edebiyatçıların eserlerinin başka dillere aktarılması için bir çeviri fonu ve uluslararası yayıncılarla ortaklık programları yapılabilir.
Genç Yazar Akademisi veya Yazar Kuluçka Merkezi
Genç kalemleri keşfeden...
Editörlerle buluşturan...
Yayınevleriyle tanıştıran...
Yazarlık eğitimleri veren...
Türkiye'nin ilk "Yazar Gelişim Merkezi" neden Kahramanmaraş'ta kurulmasın?
Edebiyat Turizmi
Artık yalnızca gastronomi turizmi değil...
Edebiyat turizmi de konuşulmalı.
Oteller buna göre hazırlanmalı.
Tur şirketleri yeni rotalar oluşturmalı.
Şehir rehberleri edebiyat eğitimi almalı.
Kahramanmaraş'ta "Edebiyat Ekonomisi" yeni bir sektör olarak planlanmalı; belediye, iş dünyası ve girişimcilerle ortak stratejiler hazırlanmalı ve bu yeni sektörün temelleri atılmalı!
Dijital Edebiyat
Artık dünya değişiyor.
Kahramanmaraş yalnızca kitap basan şehir değil; podcast üreten, dijital hikâye anlatan, yapay zekâyı edebiyatla buluşturan, dijital yayıncılık geliştiren bir merkez de olmalı.
Edebiyat Radyosu veya Radyo Edebiyat
Nostaljik kitle iletişim aracı radyolar, şekil değiştirdi; ama yayıncılıkta hâlâ çok iddialı! Bugün evimizde olmasa da araçlarımızda hala radyo dinliyoruz. Şiir yayını yapan, hikaye ve roman bölümlerinin okunduğu bir radyo kanalı, sürece ciddi katkı sağlar.
"Yazar Rezidansları"
Kahramanmaraş’ın doğası, havası ve suyu ilham peşinde koşan yazarları baştan çıkarabilecek bir potansiyele sahip. Dünyanın ve Türkiye'nin dört bir yanından gelecek yazarların, yeni kitaplarını yazarken inzivaya çekilebilecekleri, duygularını dizelere dökecekleri "Yazar Konakları", "Edebiyat Bağ Evleri", “Taş Konaklar” ve “Restore Edilmiş Tarihi Yapılar” belirli sürelerle yazarlara tahsis edilebilir. Bu konaklarda kalan yazarlara burslar sağlanabilir. Yazdıkları eserin bir bölümünde Kahramanmaraş’ın geçmesi şartıyla…
Kardeş Edebiyat Şehirleri
Bugün, Dünya’da 63 edebiyat şehri var. Bu şehirler yalnızca bir unvanı paylaşmıyor; bilgi, deneyim ve proje ortaklığı da paylaşıyor. Kahramanmaraş da bu ağın içindeki şehirlerle ortak projeler, kardeş şehir programları ve festival değişimleri kurarak hem öğrenmeli hem de öğretmelidir. Orta Doğu'nun edebiyat şehirleriyle kurulan köprüler, Türk edebiyatının bölgede yeni bir cazibe merkezi oluşturmasına zemin hazırlayabilir.
SON SÖZ
UNESCO'nun verdiği unvan, aslında Kahramanmaraş'a uzatılmış bir mikrofondur.
Şimdi mesele, bu mikrofonu elimize alıp dünyaya ne söyleyeceğimizdir.
Bu şehir sadece şair yetiştirmedi.
Düşünce yetiştirdi.
Medeniyet tasavvuru yetiştirdi.
Kelimeye ruh veren insanlar yetiştirdi.
Bugün elimizde tarihi bir fırsat var.
Belki yüz yılda bir gelecek kadar büyük bir fırsat…
Bunu yalnızca birkaç etkinlikle tüketirsek, gelecek nesiller bize haklı olarak "Böylesine büyük bir imkânı neden değerlendiremediniz?" diye soracaktır.
Ama bugün doğru planlar yapabilir, ortak akılla hareket edebilir ve bu süreci siyaset üstü bir şehir vizyonuna dönüştürebilirsek, inanıyorum ki birkaç yıl sonra insanlar, UNESCO'nun Kahramanmaraş'a verdiği unvanı değil, UNESCO Edebiyat Şehri unvanına Kahramanmaraş'ın kazandırdığı değeri konuşacak.
Çünkü şehirleri büyük yapan sadece geçmişleri değil, gelecek için kurdukları hayallerdir.
Ve ben inanıyorum ki Kahramanmaraş'ın en güzel şiiri, henüz yazılmadı. O şiir, bundan sonra bu şehrin sokaklarında, meydanlarında, kütüphanelerinde, kitap fuarlarında, genç kalemleriyle birlikte yazılacak. İşte o gün, "UNESCO Edebiyat Şehri" unvanı bir tabeladan ibaret olmayacak; Kahramanmaraş'ın dünyaya bıraktığı kalıcı bir imzaya dönüşecek.




