Kahramanmaraş’ta şu sıralar şehirde nefes alamaz hale geldiyseniz, telefonunuzun şarjı bitmeden sizin enerjiniz bitiyorsa, bir durup derin bir orman havası alma zamanınız gelmiş demektir. O zaman rotayı Kahramanmaraş’ın oksijeni en bol konumuna, Başkonuş Yaylası’na çevirebilirsiniz. Siz valizinizi hazırlarken biz Başkonuş Yaylası’na gitmeniz için geçerli nedenlerinizi sıralayalım.
Havası: Köknar, Sedir, Meşe ve Ardıç ağaçlarından oluşan ormanıyla ihtiyacınız olan oksijenin fazlasını sağlıyor. Şehirde aldığınız her nefesin yarısı egzoz, buradakinin tamamı hayat. Sahip olduğu oksijen potansiyelinin Osmanlı döneminde bile keşfedilip, solunum rahatsızlıkları yaşayanların tedavi amaçlı Başkonuş Yaylası’na sevk edilmelerini de bilmenizde fayda var.
Yemekleri: Kahvaltıda Maraş Mutfağının birbirinden lezzetli menüleriyle güne “vay be” diye başlıyor, günün diğer öğünlerinde “Acaba bir tabak daha mı söylesem” diye düşünmeden edemiyorsunuz!
Konaklama: Sedir, Ardıç ve Göknar isimlerinde oluşturulan mahallelerde Bongalov Orman Evleri’nde konaklayabiliyorsunuz. Aileyi önde tutan tasarımı, mimarisi, konforu ve ince detaylarıyla içeri girer girmez “burası benim yeni evim olabilir mi” diye düşünüyorsunuz. Ahşap kokusu, yumuşacık yataklar, penceren içeri dolan yeşillik… Sanki birileri “konfor” kelimesini alıp Başkonuş Yaylasına taşımış gibi. Ayrıca Karavan, Tiny House ve çadır kampı da diğer konaklama seçenekleri olarak karşınıza çıkıyor.
Huzuru: Şehrin gürültüsünde kaçan huzurunuzu Başkonuş Yaylası’nda yeniden buluyorsunuz. Stresten, kaygıdan, çatık kaş ve asık suratlardan uzak, kuş cıvıltıları ve çocukların oyun oynarken çıkardığı minik kahkahalar birbirine karışırken; ister istemez siz de mutlu oluyorsunuz. Hele ki sevdikleriniz yanınızdaysa mutluluğunuz katlanarak artıyor. Sevdiklerinizin kalp atışları, ağaçların fotosentezine karışıyor ve bir tarafınız hep orada kalmak istiyor.
Yürüyüş ve ATV parkurları: Ekoturizm kapsamında yapılan yürüyüş parkuru ile hem spor yapıyor hem de Kahramanmaraş’ın zengin bitki örtüsünü gözlemleme imkânınız oluyor. Biraz daha adrenalin seviyorsanız ATV motorları hemen yanınızda!
Doğal yaşam: Başkonuş’un en büyüleyici sırrı, tam da ormanın kalbindeki Geyik Üretim Alanı’nda saklı. 1987’de geyik üretimi için kurulan bu alan, bugün özgürce dolaşan kızıl geyiklerin yuvası olmuş. Ama asıl yıldızlar, o nadir albino geyikler. Bembeyaz tüyleriyle elinizi uzatıp sevebileceğiniz mesafede.
Çocuklar için özgürlük alanı: Şehirde “dokunma, koşma” diye peşinden koştuğunuz çocuklarınızı Başkonuş Yaylası’nda özgür bırakabiliyorsunuz. Çimler üzerinde gönüllerince koşup top oynayabiliyorlar. İsterlerse profesyonel eğitmen eşliğinde ata biniyorlar isterlerse de çocuk treniyle tur atabiliyorlar. Çocuklarınızın güvenliğini üst düzeyde tutan Başkonuş Yaylası’nda çocuklarınız için kaygılanmadan vakit geçirebiliyorsunuz.
Güler yüzlü hizmet: Başkonuş Yaylası’na adımınızı atar atmaz samimi bir gülümsemeyle karşılanıyorsunuz. Sanki yıllardır beklenen misafir gibi hissediyorsunuz kendinizi. Ve orada bulunduğunuz süre boyunca nezaket, ilgi ve güler yüzler peşini bırakmıyor.
Başkonuş Yaylası sadece bir tatil yeri değil, aynı zamanda Kahramanmaraş’ın ve bölgenin turizmdeki gururu. Şehirler büyüdükçe, böyle oksijen deposu yaylalar bizim en kıymetlimiz oluyor.
Kartpostal manzaralarını kıskandıracak güzellikteki Başkonuş Yaylası sizi çağırıyor! Geç kalmayın!




