Kahramanmaraş, 2 yıl önce büyük bir felaket yaşadı. Adına Asrın Felaketi dedik.
Peki, yaşadıklarımızdan ne kadar ders aldık?
Halk olarak, idareciler olarak, yöneticiler olarak eksiklerimizi görüp tamamlayabildik mi?
Asrın Felaketini yaşamış bir millet olarak sadece deprem odaklı tedbirler mi aldık veya almayı düşünüyoruz? Yoksa her tür krize karşı hazırlığımız var mı?
6 Şubat 2023 tarihi ve takip eden günlerde yaşanan can pazarı, bize kriz senaryoları karşısında alınması gereken tedbirlerin ne kadar önemli olduğunu gösterdi.
Mesela sağlık hizmetlerinin, özellikle de acil sağlık hizmetlerinin, aslında ne kadar yaşamsal olduğunu hep birlikte gördük.
6 Şubat’ta şehir yıkıldı, evler, yollar, hayatlar yerle bir oldu… Ama bir de gözümüzün önünde dimdik duran insanlar vardı. Sağlık çalışanları… Tozun, toprağın, acının ve çaresizliğin tam ortasında, canla başla çalışan sağlık emekçileri… Kim inkâr edebilir onların hakkını?
Bu insanlar bu kadar özverili çalışırken; şehir olarak biz onların yükünü hafifletmek için ne yaptık? Ortamlarını genişletmek, altyapılarını iyileştirmek, onlara işini severek yapabilecek ne imkanlar sunduk?
Son günlerde bir haber dikkatimi çekti. Sağlık Bakanlığı’nın hava operasyonlarıyla ilgiliydi. Meğer Kahramanmaraş İl Sağlık Müdürlüğü ile hava ambulansları arasında sürekli bir koordinasyon varmış. Ve bu sayede, son günlerde üç kritik hasta ileri tedavi merkezlerine ulaştırılmış.
Bu hastalardan biri ise şehrimizin önemli Kardiyoloji profesörlerinden biri. Evet, bir doktor… Ama mesele şu: Bugün o uçak ambulansla kurtarılan doktor kadar, belki de daha fazla ihtiyacı olan başka hastalar da var bu şehirde. Her gün... Her saat...
Bakın bu çok kıymetli bir detay. Çünkü biz bu sistemin gerçek gücünü aslında 6 Şubat depremlerinde gördük. Zamanla yarışılan anlarda, yollar kapanmışken, kara ulaşımı imkânsız hale gelmişken, o gökyüzünden inen beyaz kuşlar – yani hava ambulansları – bizim için adeta hayatın diğer ucuna uzanan bir umut haline geldi.
Madem hava operasyonları bu kadar hayati bir işlev görüyor, o zaman şu soru aklımı kurcalamaya başladı:
Belgelere, açıklamalara, mevcut istasyon haritalarına, hava ambulans filosunun dağılımına baktım. Deprem riski yüksek coğrafi açıdan engebeli ve dağlık, özellikle kırsal ulaşımı açısından sıkıntılı bir bölge olmasına rağmen Kahramanmaraş’ta neden hava ambulans yada uçak ambulans istasyonu yok?
Depremde gördük, acil vakalarda duyduk, son örneklerde hissettik... Hava ambulansları gerçekten de zamanla yarışılan her anda hayat kurtarıyor. Ama bu sistem, sürekli dışarıdan gelen yardımlarla mı işleyecek? Kahramanmaraş gibi bir şehir kendi hava ambulans istasyonuna sahip olamayacak mı?
Dakikaların değil, saniyelerin bile önemli olduğu bir kalp krizinde, bir beyin kanamasında… Yola çıkmakla havalanmak arasında hayatlar kadar fark varken; mesele sadece bir “uçak ambulans geldi” haberiyle övünmek olmamalı. Mesele, bu sistemin sürekli, kalıcı ve Kahramanmaraş’a özel olarak yapılandırılması olmalı. Kendi pilotu, kendi helikopteri, kendi uçağı olan bir sistemden kalıcı bir altyapıdan bahsediyorum.
Mevcut durumda, Kahramanmaraş'ta hava ambulans hizmetleri, çevre illerde konuşlu helikopter ve uçak ambulanslar aracılığıyla sağlanıyor. Bu durum, acil müdahale gerektiren vakalarda zaman kaybına neden olabiliyor.
Ülkemizde, Sağlık Bakanlığı'nın hava ambulans hizmetleri kapsamında belirli illerde konuşlu helikopter ve uçak ambulanslar bulunuyor. Örneğin, Adana'da konuşlu bir helikopter ambulans, coğrafi konumu gereği su üstü uçuşlarda da görev alabiliyor.
Sağlık Bakanlığı'nın hava ambulans hizmetlerini tüm yurt sathını kapsayacak şekilde genişlettiği ve 13 bölgede hizmet vermeye başladığı biliniyor. Ancak, bu genişleme kapsamında Kahramanmaraş'ın durumu henüz netlik kazanmadı.
Araştırmalarımda Sağlık Bakanlığı Acil Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde gördüğüm paylaşmaya değer bir başka bilgi ise hava ambulansı eğitimi alan sağlık personelleri arasında Kahramanmaraş’tan da bir isim vardı.
Demek ki Kahramanmaraş için de hava ambulans personeli yetiştiriliyor. Yani bu eğitime ihtiyaç duyulmuş, ön görülmüş, birileri seçilmiş, gönderilmiş.
Acaba; Kahramanmaraş’ta hava ambulanslarıyla ilgili bir proje mi var? Bir hazırlık mı yapılıyor? Belki de bir istasyon için ön çalışmalar başlamış olabilir mi?
Eğer öyleyse, bu gerçekten çok ama çok büyük bir gelişme olur. Şehrimiz adına bir dönüm noktası bile diyebiliriz. Çünkü böyle bir proje, sağlık alanında sessiz ama çok etkili bir devrim demektir.
Eğer böyle bir proje yoksa; bu sadece rutin bir görevlendirme, sadece birkaç personelin diğer illerde görevlendirilmesi için yapılan bir hazırlıksa...
O zaman bu, biz Kahramanmaraşlılar için buruk bir tablo olur.
Yine “hava ambulansı geldi” diye seviniriz, ama hiçbir zaman “hava ambulansımız var” diyemeyiz.
Yine zamanla yarışırız, ama hep başkalarının uçuşuyla…
Kahramanmaraş'ın sağlık altyapısının güçlendirilmesi, sadece yeni hastanelerin inşasıyla sınırlı kalmamalı. Aynı zamanda, acil sağlık hizmetlerinin etkinliğini artıracak hava ambulans istasyonlarının kurulması da öncelikli hedefler arasında olmalı.




