Kahramanmaraş'ta sağlık alanında çok ciddi problemler var.
Depremde oluşan hasarlar nedeniyle hastanelerin yetersizliği, ekip ve ekipman sıkıntısı, yeni yapılan sağlık yatırımlarının sağlıksız bir şekilde yürütülmesi, birçok meslekte olduğu gibi sağlıkçıların şehirden yoğun bir şekilde göç etmesi, hastaların yeterli hizmeti alamaması nedeniyle diğer şehirlere yönelmesi, bazı hastanelerde yürütülen yolsuzluk ve usulsüzlük soruşturmaları, sektördeki belirsizlik…
Sayabilecek onlarca sorun var.
En önemlisi de bu kadar yoğun sorun olan sağlıkta, İl Sağlık Müdürü’nün bir türlü atanamaması!
Eski Sağlık Müdürü Ali Nuri Öksüz’ün istifasının üzerinden yaklaşık 75 gün gibi bir süre geçti. Bir an önce İl Sağlık Müdürü atanmalı diye düşünürken, Dr. Beytullah Şahin, İl Sağlık Müdürü olarak atandı.
Şehir için çok önemli olduğunu düşündüğümden duyar duymaz bu atamaya çok sevindim.
Kimi atamışlar diye bir araştırdım.
Adam kendini yetiştirmiş. Hekimlik görevinden Ordu İl Sağlık Şube Müdürlüğü’ne, İl Sağlık Müdür Yardımcılığından UNDP Saha Koordinatörlüğü İzleme ve Değerlendirme Saha Gözlemciliği’ne, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkan Yardımcılığı'dan Kamu Hastaneleri Genel Müdürlüğü Müdür Yardımcılığı’na kadar birçok görevde bulunmuş, ilave eğitimlerle mesleki gelişimini sürdürmüş.
Tüm bunları okuyunca önce; bu kadar donanımlı birini bulmak için atama işi bu kadar uzamış diye düşündüm. Ama aynı gün bizim mükemmel ötesi siyasetçiler atamayı durdurmuşlar.
ACABA NEDEN?
ÇÜNKÜ;
Siyasetçilerimiz yerli ve milli bir yönetici (kendi adamlarını) istiyorlar.
İl Sağlık Müdürü, kendi adamları olsun ki; işleri, pardon işler daha iyi yürüsün.
Kendi adamları olsun ki; yemek ve diyaliz ihalelerindeki usulsüzlüğün üstü örtülsün.
Kendi adamları olsun ki; doğrudan temin yoluyla malzeme alımında çiğnenen kurallar görmezden gelinsin.
Kendi adamları olsun ki; Ramazan ayında olağanüstü bir şekilde artan kahvaltı, öğle ve akşam yemeği tabldot sayıları, unutulsun.
Kendi adamları olsun ki; personel alımları, makamda yükselmeler, nakiller, görevlendirmeler, sorunsuzca yürüsün.
Birkaç ayrıntı vereyim.
Devlet, diyaliz hastalarını taşıyan nakil araçlarına kilometre başına ücret ödüyor. Bu işin ihalesini alan üstün akılların, bu araçların kilometreleriyle oynadıkları tespit edildi ve konu savcılıkta soruşturma aşamasında.
Bir İlçe Devlet Hastanesi’nin yemek ihale teknik şartnamesinde açık bir şekilde, yemek şirketinin bedelli veya bedelsiz hastane dışına yemek satamayacağı maddesi olduğu halde hastane civarındaki eczanelere yemek satıldı. Müfettişlerin tespiti sonucu konuyla ilgili savcılık soruşturma başlattı.
Bir İlçe Devlet Hastanesi yemek ihale teknik şartnamesinde, ihaleyi alan firmanın 13 kere şartnameye aykırı hareket ettiği müfettiş denetiminde tespit edildi. Sadece o mu? Her aykırılık durumunda sözleşme bedelinin binde 1’i oranında cezai işlem uygulanması gerekirken, idarenin sadece 1 kere ceza kestiği de tespit edildi.
2019-2021 yılları arasında bir İlçe Devlet Hastanesi’nce alınan diyaliz aracı hizmetinde; diyaliz araçlarının teknik şartnameye uygun olmadan çalıştırıldığı, zorunlu olması gerekirken araçlarda GPS bulunmadığı, bu nedenle araç kilometrelerinin keyfiyetten yazılarak devletten fazla para alındığı ve kamuyu zarara uğrattığı, Cumhurbaşkanlığı tasarruf tedbirlerine uyulmadığı ve daha nicesi...
Necip Fazıl Şehir Hastanesi’nde bazı sendika temsilcisi ve personellere 128 saat fazladan mesai yazılarak ödeme yapıldığı da gündemde olan başka bir konu.
Yeni İl Sağlık Müdürü’nün niye yabancı değil de bizden birinin olması gerektiğini anladınız mı?
Siz, bir de bizim kent siyaseti tarafından ataması yaptırılacak yeni İl Sağlık Müdürü’nün donanımına bakın!





sayın yazar, bu yazdığınız ithamların tek bir adresi var, AKP teşkilatı, ne yani bunlar maraşa ihanet mi ediyorlar, yok canım yapmazlar....