Ne güzel demiş Şair-i azam Mehmet Akif ERSOY;
''Kim demiş Avrupa insanı medeni? Ne edep var ne hayâ, çırılçıplak bedeni! Eğer medeniyet açıp saçmaksa bedeni. Desenize hayvanlar bizden daha medeni!''
Avrupalı milletlerle ''muasır'' olduğumuzu iddia ederler.
Kentsoylularımız onlara benzemekte bir beis görmüyorlar.
Her millet kendi çağını yaşıyor nede olsa.
Varsın Avrupa endüstrisi teknolojisi bizden ileri olsun
Kültürel anlamda onlara benzemek zorunda mıyız?
Avrupa kendi çağını Asya'da kendi çağını yaşıyor,
Ne Asya Avrupa'yı yakalayabilir, Ne de Avrupa geri gidebilir.
“Bize ne oldu” diyorum, kendi kendime; Hangi ara öteki beriki olduk! Avrupa’ya gittik vatanı unuttuk. Türkiye’de öz değerlerimizi unuttuk. Sırayı saygıyı unuttuk. Yaşlılara, hastalara, kadınlara öncelik vermeyi, işimizi yalansız dolansız görmeyi, verdiğimiz sözü tutmayı, en kötüsü de biz var ya biz maziye saygıyı unuttuk.
Değerli dostlarım; Dinimizi tarihimizi inkâr etmeyelim; İslam ve hoşgörüyle harmanlanmış kültür ve değerlerimize sahip çıkalım.
Madden ve mama nen küçülür isek, bize her şey bizden büyük gelir. Öylede olduk. Bizler Tarihin en şerefli milleti iken, gaflet ve zaaflarımız bizi madden ve manen küçülttü.
Şair-i azam Mehmet Akif Ersoy’un dizeleri geldi aklıma.
Ah, O yirminci asır yok mu o soylu yaratık.
Ne kadar gözdesi varsa hakkıyla alçak.
Döktü içinde gizlediği şeyleri utanmazcasına.
Maske yırtılmasa hala bize çok güzel yüzdü o yüz.
Medeniyet denilen kahpe gerçekten yüzsüz.
Bizler asırlar boyu idare eden bir millet olduk. Bünyemizin kaldıramayacağı kirliliği biz istemezsek kimse enjekte edemez.
Avrupa'nın Amerika'nın bilumum ahlak dışılığı ve ideolojik Fuhuş, kapitalizm, sosyalizm çeşitlemeleri bize enjekte edilemez.
Türkiye’de İletişim ve yayın organlarının nerdeyse tamamı yüz yıldır burjuvaların saptayıcıların tekelinde. Hiç durmadan Batı kültürünü bu millete dayatmaya çalışıyorlar. Dizilerle filmlerle, modayla en üzücüsü kadınlarımız üzerinden yapıyorlar. Biliyorlar ki kadın, Müslüman Türk toplumunun mayası, istinat duvarı, onun fıtratı bozulduğunda fazla yorulmalarına gerek kalmıyor.
Çağın en büyük tehlikesi hiç şüphesiz toplumların değiştirilmesi. Fakında olunmadan başka bir topluma dönüştürülmesi. Bu değişim olumlu bir değişim değil. Bu bir kültür değişimi. Dışardan sinsice içimize sokulan, bize hiç mi hiç benzemeyen bir değişim. Üzerimize ya çok büyük ya da çok küçük gelen iğreti bir değişim.
Kahramanmaraş / 20.09.2018




