• Künye
  • İletişim
  • Kişisel Verilerin Korunması
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Dünya
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Sağlık
  • Kültür-Sanat
  • Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Asayiş Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
13:31
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi 40 İşçi Alacak!
13:30
Dulkadiroğlu Belediyesi Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısı Gerçekleştirildi!
12:18
Aziz Yıldırım Fenerbahçe Başkanlığına Adaylığını Açıkladı: “Birlik Olma Zamanı”
12:17
Altın Fiyatlarında Sert Dalgalanma!
12:13
Dulkadiroğlu Belediye meclisinde Biyogaz Projesi Gündemde!
11:01
Ölüm gemisi! Teker teker ölüyorlar
10:59
Aydın Çavuşoğlu Ofisinde Silahla Yaralı Bulundu: Durumu Ağır
10:59
CHP Kurultay Davasında Yeni Gelişme: Duruşma 1 Temmuz’a Bırakıldı
10:33
Kahramanmaraş’ın 2026 kalkınma haritası çizildi: Altın rafinerisinden havacılığa 4 stratejik sektör
09:42
Kahramanmaraş’ta ünlü iş insanın Çifte Cinayet Davasında ilginç savunma! “Yere Ateş Ettim”
09:26
Kahramanmaraş’taki deprem davasında Müteahhide 21 yıl hapis, 15 kişiye beraat!
09:04
AFAD duyurdu: Kahramanmaraş'ta deprem!
08:36
Fenerbahçe’den Kahramanmaraş İstiklalspor’a İcra şoku! 
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Abdulkadir Karaboğa
  3. Mezarlıktaki Aidiyet
Yayınlanma: 07 Ocak 2026 - 18:37

Mezarlıktaki Aidiyet

07 Ocak 2026 - 18:37
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Abdulkadir Karaboğa
Abdulkadir Karaboğa

“Kaybolmak için mesken tutmuş, yerini ve özünü kazanabilmenin körelmiş duygularıyla…”

İnsan, varlığını benimseyebilmek için doğduğu toprakları ve o toprakların istemsizce yüklediği sorumlulukları çözmek zorundadır. Bu zorunluluk, insanın varoluş refleksini tetiklerken, var olabilmenin en ilkel içgüdüsünü de besler.

Yükselişe geçen ve gelişimini tamamlamaya yüz tutan her birey, kaçınılmaz olarak kişisel yalnızlıklara tabi olur; fakat ırkına ve milletine karşı sosyal bir varlık olarak kalmak mecburiyetindedir. Çünkü bireysel yalnızlık, sosyal varlık olan insanın bir tercihi olabilir; ancak bu tercihin sonucu, toplumu ve o toplumun geçmişini reddetmek gibi bir ayrıcalık doğurmaz.

Kişiyi kişi yapan şey, ya ait olduğu toplumun zamanında toprağa attığı tohumlardır ya da filizlenmiş, meyve vermeye hazır çiçekleridir.

Tükenmiş ama Geri Dirilecek

Bir ırk, bir toplum ruhu; geçmişten devralınmış ve benimsenmiş adımlarla diri tutulur. Bu ruhu yaşatmak, o topluma yakışan bir kılık giymek gibidir; ne ödünç alınmış ne de yabancı duran. Ona yakışan tek şey, kendi ölçüsüdür. Bu özü geliştirmek, insana verilmiş kudreti yerinde tutmak demektir. Çünkü kudret, hatırlanmadığında değil; unutturulduğunda kaybolur.

Bu diriliş; yasaklarla çevrelenmiş levhalardan, birbirine benzeyen ama gerçekçi olmayan hikâyelerinden ya da kanıtlanamayan mekânların vaadinden doğmaz. Aksine, bilinçle kurulan bir aidiyetle mümkündür. Bilinç, hem birey hem toplum için ayağa kalkmak, silkelenmek ve yeniden güç kazanmak anlamına gelir. Tükenmiş olan beden değil; yönünü kaybetmiş ruhtur. Ve yönünü bulan her ruh, geri dönmeyi bilir.

Kabullenilmiş Miras

Toplumu ve bireyi ele alırken; İnsanın çocukluğunu geçirmiş, büyümüş ve ölmek üzere olduğu yerlere ve mekanlara, şaşalı düğünler, lüks toplantılar ve törpülenmiş bir geçmişin arta kalan kısımları gibi basit seçimlerin basit sonuçları diyemeyiz. Bir hikaye, bir yaşam ve bir ömür verilen yere toprak, o toprağın tohumlarına millet deriz. Ve kazanılmamış, uğruna bir şeyler kaybetmemiş hiçbir toplum ve o toplumun ruhu günümüze kadar gelmemiştir. İnsanın doğduğum yer dediği, leyleklerin getirip koyduğu çatı olmaz.

Aykırılık ve İtiraz

İnsancıklar, kendi başarısızlıklarını ve itiraz etme hakkını yanlış yerde kullanarak var olabildiğini sanır. Bu aykırılık, çoğu zaman düşünsel bir cesaretten değil; ergenlikte ailesini dışlayarak güç kazandığını zanneden bir kopuştan beslenir. Doğduğu ülkeyi, yaşadığı şehri ve çocukluğunu geçirdiği sokakları reddetmek, ona özgürlük gibi görünür.

Başlangıçta bu reddediş bir kenara çekilmek gibidir. Zamanla o kenar, yaşanılan tek alana dönüşür. Soğuktur ve bu soğukta ısınmak için sahte ilişkiler kurar; karanlığına, aydınlatmayacak ışıkları, büyümemiş benliğini asar.

“Son yüzyılda, itiraz etmeyi denemekten çok; yanlış yerlere savurmayı alışkanlık hâline getirdik. Sosyal görünürlük uğruna aykırı olmayı, düşünsel cesaret sandık. Kendi değerlerimizin dışına çıkmayı özgürlükle karıştırdık; tükenmiş ve çoktan bitmiş düşünceleri, ilerleme zannıyla omuzladık. Gerçeği yansıtmayan ama ısrarla taklit edilen başka kültürler, bir zenginlik değil; yön kaybı olarak yer etti. Oysa insan, kendine ait olmayan bir itirazla ne özgürleşir ne de ayağa kalkabilir.”

Yanlış Fırsat ve Verilmeyen Fırsat

Mezarlıktaki aidiyet, insanın nerede durduğunu sorgular; fakat neden olduğu yerde kaldığını tam olarak açıklamaz. Aidiyetin yükü, aykırılığın yanılgısı ve bugünü tartamayan bilinç bir noktada aynı soruya çıkar: İnsan, gerçekten seçtiği bir hayatın mı içinde yaşar; yoksa kendisine sunulan dar ihtimaller arasında mı şekillenir?

Buradan sonra mesele, yalnızca toplumun ya da geçmişin bıraktığı miras değildir. Mesele, bireyin hiç karşılaşamadığı yollar, yanlış zamanda önüne çıkan kapılar ve adına "fırsat" denilerek dayatılan sınırlı seçeneklerdir. İyi ya da kötü olarak etiketlenen insan, çoğu zaman bu etiketleri seçmez; bu etiketlerin üretildiği zeminde yaşamaya zorlanır.

Bu yüzden şimdi soruyu değiştirmek gerekir: İnsan, yaşayamadığı ihtimallerden ne kadar sorumludur? Özbenlik, gerçekten yaşananların mı ürünüdür; yoksa hiç verilmemiş fırsatların gölgesinde mi şekillenir?

Bu sorular, mezarlıkta susmaz. Aksine, bugünün içinde daha yüksek sesle konuşur. Ve bu ses, yeni bir eşiğe işaret eder:

Bir sonraki bölümde, yanlış fırsatların ve hiç verilmeyen ihtimallerin, insanı nasıl biçimlendirdiğini konuşacağız.

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
Mehmet Furkan &Karatutlu&
3 ay önce

Tebrik ederim gerçekçi ve toplumu bilinçlendirme amaçlı o*** yazınızın devamını dilerim.

Cevapla
Beğen (0)
Beğenme (0)

Yazarın Diğer Yazıları

  • Sunulan Hayat - 15 Ocak 2026
  • İnançsız Komedya - 16 Aralık 2025
  • Öteki Benliğin Varoluşu - 26 Kasım 2025
  • Bırakılamayan Yön: Kimliksizlik - 18 Kasım 2025
    Köşe Yazarları
    Serpil Dağ
    Serpil Dağ
    Psikolojik Sağlik
    Abdulkadir Karaboğa
    Abdulkadir Karaboğa
    Sunulan Hayat
    Afşin Belediyesi önünde canına kıyan Nuh Mercimek'in ölümündeki ihmaller zinciri
    Kenan Onaran
    Afşin Belediyesi önünde canına kıyan Nuh Mercimek'in ölümündeki ihmaller zinciri
    Başkonuş Yaylası'ndaki anayasa ihlaline Fırnız ve Göksu Çayı'ndaki soyguna kim dur diyecek?
    Ramazan Yumşak
    Başkonuş Yaylası'ndaki anayasa ihlaline Fırnız ve Göksu Çayı'ndaki soyguna kim dur diyecek?
    Altı Şubat ve bir yıl geçti
    Ahmet Durmaz
    Altı Şubat ve bir yıl geçti
    Sözde Reddi Miras Yapıyorum
    Selma Dolgun
    Sözde Reddi Miras Yapıyorum
    Bana Gelen Kitaplar
    Mustafa Okumuş
    Bana Gelen Kitaplar
    Hettt ayağınızı denk alın! Kadın erkek eşittir!
    Büşra Demir
    Hettt ayağınızı denk alın! Kadın erkek eşittir!
    Çok Okunan Haberler
    Kahramanmaraş’ta 8 Kişi yedikleri dönerden Hastanelik Oldu!
    Kahramanmaraş’ta 8 Kişi yedikleri dönerden Hastanelik Oldu!
    AFAD duyurdu: Kahramanmaraş'ta deprem!
    AFAD duyurdu: Kahramanmaraş'ta deprem!
    Türkiye’nin En Pahalı Döneri Maraş’ta!
    Türkiye’nin En Pahalı Döneri Maraş’ta!
    Ana Sayfa
    Gündem
    Dünya
    Siyaset
    Ekonomi
    Magazin
    Spor
    Sağlık
    Kültür-Sanat
    Bilim ve Teknoloji
    Eğitim
    Yerel
    Asayiş
    Genel
    Çevre
    Köşe Yazarları
    Foto Galeri
    Video Galeri
    Üye Paneli
    Günün Haberleri
    Arşiv
    Gazete Arşivi
    Anketler
    Hava Durumu
    Gazete Manşetleri
    Nöbetci Eczaneler
    Namaz Vakitleri
    • Dünya
    • Ekonomi
    • Gündem
    • Kültür-Sanat
    • Magazin
    • Sağlık
    • Spor
    • Foto Galeri
    • Video Galeri
    • Köşe Yazarları
    • Üye Paneli
    • Günün Haberleri
    • Arşiv
    • Gazete Arşivi
    • Anketler
    • Hava Durumu
    • Gazete Manşetleri
    • Nöbetci Eczaneler
    • Namaz Vakitleri

    • Rss
    • Sitemap
    • Künye
    • İletişim
    • Kişisel Verilerin Korunması
    • Gizlilik İlkeleri

    Sitemizde bulunan yazı, video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

    Safransoft