• Künye
  • İletişim
  • Kişisel Verilerin Korunması
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Dünya
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Sağlık
  • Kültür-Sanat
  • Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Asayiş Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
13:10
Kipaş Holding'den Futbol ve Basketbola 80 Milyon TL'lik Destek!
12:23
Kahramanmaraş'ta Okul Saldırısında Hayatını Kaybeden Almina Ağaoğlu'ndan geriye bu video kaldı!
11:19
KSÜ’de Narko Gençlik Konferansı Düzenlendi!
10:56
İsrail'de hahamdan erkeklere cinsel istismar!
10:54
Nafaka Sistemi ve Boşanma Süreçleri Yeniden Şekilleniyor!
10:52
UEFA Avrupa Ligi’nde Finalin Adı Belli Oldu: Dev Kapışma İstanbul’da
10:50
Shakira’dan 12 Yıl Sonra Yeni Dünya Kupası Sürprizi: “Dai Dai” Geliyor
10:47
Hantavirüs Yolcu Gemisinde Yayılıyor, 12 Ülke Bilgilendirildi!
10:46
Gündüz Kuşağı Programlarına Yeni Düzenleme Geliyor!
10:41
OnlyFans çekimi ölümle bitti!
10:40
Yanardağ Alarmı: Patlama Sonrası 20 Dağcı Mahsur Kaldı
10:26
Başkan Akpınar, 89. Mahalle toplantısında Küpelikız Mahallesi sakinleriyle buluştu!
09:21
Merdan Balık Evi’nden Bocce takımına destek!
09:14
Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Şahin: “Bu düzenleme, geleceğimize ışık tutacak sağlam adımların yolunu açacaktır”
09:02
Mehmet Özer: “Kamu Çalışanlarının Can Güvenliği Sağlanmalı”
08:41
Kahramanmaraş OSB’de Yeşil Enerji Dönemi: Dev GES Yatırımı Start Aldı
08:34
Kahramanmaraş İstiklalspor’dan Birlik Mesajı: “En Büyük Güç Kenetlenmek”
08:24
Pazarcık’ta Esnafla Omuz Omuza Yönetim: Başkan İkizer Sahada Mesai Yapıyor
08:22
Halit Orhan’dan SGK ve İŞKUR Müdürlerine Ziyaret!
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Köşe Yazarları
  2. Ramazan Yumşak
  3. Deprem Profu Mu Falcı Mı? Depremler Olmazsa Hepimiz Ölürüz
Yayınlanma: 29 Ocak 2020 - 15:25

Deprem Profu Mu Falcı Mı? Depremler Olmazsa Hepimiz Ölürüz

29 Ocak 2020 - 15:25
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Deprem Profu Mu Falcı Mı? Depremler Olmazsa Hepimiz Ölürüz
Ramazan Yumşak

Her şeyden önce Elazığ ve Malatya’da depremde yaşamını kaybeden vatandaşlarımıza Allahtan Rahmet, yakınlarına sabır, hastalara ise acil şifalar diliyorum. Yine başta Elazığ, Malatya ve şehrimiz olmak üzere depremi yaşayan tüm yurttaşlarımıza da geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. İstesek de istemesek de Deprem ülkemizin bir gerçeği ve kaderidir. Ondan korkmak veya korkuyla yaşmak bize bir şey kazandırmaz zira korkunun ecele faydası yoktur. Yapmamız gereken şey deprem gerçeğini kabul edip onunla yaşamasını öğrenmek olmalıdır.  Burada şu klasik cümleyi kullanmak istiyorum; Deprem değil ihmaller öldürüyor. Yüce yaratıcı doğaya bir denge ve ince bir ayar vermiş. Doğada da bu kanunlar ve sistemler işliyor. Doğanın işleyişine bağlı olarak insanlar bazı olumsuzluklar yaşayabiliyor. Doğanın işleyişi sırasında insanların olumsuzluklar yaşaması aslında doğaya değil, insana bağlıdır. İnsanlar bunun bilincinde ise gereken tedbiri almıştır ve felaketten fazla etkilenmez. Ama tedbir alınmamış ve bu doğa olayları yokmuş gibi davranılmışsa felaket geliyorum der ve maddi manevi birçok zarar verir.

Nasıl ki vücudumuz bizim haberimiz olmadan kendi gelişimi için bir takım çalışmalar yapıyorsa, dünyamız da kendi gelişimi ve yaşamı için daha doğrusu doğal döngünün devamı için bir takım çalışmalar yapıyor. Yaptığı bu çalışmalar neticesinde bizlere de farkında olamadan veya bilerek zarar verebiliyor. Daha önce de belirtiğim gibi zararın miktarı ve derecesi tamamen bizlere bağlıdır. Eğer depreme dayanıklı yapılar yapılmaz, dere yatağına ev yapılırsa, yığıntı toprağın olduğu yere binalar dikilirse elbette bu binalar yıkılacak ölümler ve zararlar binleri bulacaktır. Yaşanan bu olumsuzluklarda doğanın bir sorunu veya sorumluluğu da bulunmamaktadır. Zira en büyük sorumluluk devletin ve devlete rağmen bu yerlere ev ve bina yapan halkındır. Devlet ve belediyeler bu yapılara göz yummakta, halk ise bu yerlere bina yapmak için rüşvet de dâhil her yolu kullanmaktadır. Böyle bir durumda doğa insanlara ne desin veya ne yapsın?

Halk ve devlet böyle de okumuş hoca olmuş profesörlerimiz çok mu farklı? Ben de anlamadım, onlar bilim insanı mı yoksa falcı mı? Hala da anlamış değilim. Tarot falı açıyorlar ve gelecekle ilgili tahminde bulunmaya çalışıyorlar. Falcılıkta o kadar ileri gidiyorlar ki, depremin zamanını ve yerini söyleyip duruyorlar. Yıllardır tahmin ediyorlar ama arada da tutturunca bildik bildik diye bağırıyorlar. Tıpkı falcıların sallayıp sallayıp tutturduğunda insanların ‘vallahi de billahi de bildi’ dedikleri gibi. Tıpkı yatırlara gidip dua edip ertesi yıl ‘çıktı, vallahi de billahi çıktı’ dediği gibi. Tıpkı bir dilek ağacına gidip çaput bağlayıp ‘tuttu, dileğim oldu’ dedikleri gibi…

Yukarıdaki fal ve dileklerde yaşanan olaylar ile deprem profesörlerinin depremi bilmesi arasında zerre fark yoktur. Zira 1999 depreminden beri, bu Prof’larımız sürekli deprem olacak deyip duruyor ve en nihayetinde birini tutturuyor ve bildi oluyorlar. Ama kimse ‘99’dan beri İstanbul’da on yıl içinde büyük bir deprem olacak’ dediniz ama çok şükür bırak İstanbul’u Türkiye’de bile olmadı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz diye sormuyor. Onlara, neden bu saçmalıklarla insanlarımızı korkutuyorsunuz diye hesap da sormuyor. Tabi onlar da biliyor halkın üç gün sonra söyleneni unutacağını.

Zaten çoğu akademisyen torpille gelmiş ve Prof. olmuş. Maalesef ülkemizin deprem gibi bir gerçeği de bu. Ve bu gerçek nedeniyle Üniversitelerimiz ilk 500’e giremiyor. Türkiye’nin en zeki çocuklarının gittiği üniversiteler, bu zeki çocuklarla bile ilk 500 e giremiyorsa bu üniversitelerdeki hocalardan başka ne beklenir ki. Bilimsel çalışmalarla ve bu zeki çocuklarla yapamadığı popülerliği deprem fallarıyla yapmaya çalışıyorlar. Bu da ancak torpille gelen ve bilim üretemeyen, dünyanın hiçbir yerinde kabul görmeyen akademisyen görünümlü falcılarda olur.  

Gelelim ikinci başlığımıza evet, şaka değil gerçek; Deprem olmazsa hepimiz ölürüz. Diyeceksiniz ki, asıl deprem olursa ölüyoruz. Dünya gibi içi sıcak olan gezegenler içlerindeki basıncı belirli dönemlerde dışarıya vermek zorundadır. Zira Mantoda meydana gelen konveksiyonel akımlar ve kaynamalar nedeniyle basınç birikimi olmaktadır. Biriken bu basınç (söylenen şu meşhur enerji) bir yerlerden çıkmak zorunda, tıpkı kaynayan düdüklü tenceredeki basıncın tencerenin düdüğünden çıkmak istemesi gibi… Biriken bu basınç düdükten çıkmazsa ne olur? Elbette düdüklü tencere havaya uçar. İşte dünyamız da içinde biriken bu basıncı (tıpkı insanların içindeki basıncı geğirerek çıkarması gibi) arada bir atmak ve rahatlamak istiyor. Düdüklü tencerenin düdüğünden çıkardığı gibi yer kabuğu da yer kabuğundaki çatlak ve yarıklardan dışarı atıyor. Dünyanın basıncını çıkardığı bu yarıklara fay deniliyor. Mantonun içindeki basıncı dışarıya atarken çıkardığı sarsıntıya da deprem diyoruz. Dünya biriken bu basınçları depremle veya yanardağ patlamaları ile atamaktadır. Böylece dünya bir bomba gibi patlayıp yok olmaktan kurtuluyor. Eğer deprem ve yanardağ patlamaları olmasaydı, dünyamız bir bomba gibi patlayacak ve hayat son bulacaktı. Havaya uçmuş dünyamız parçalanmış bir asteroitten başka bir şey olmayacaktı.

Evet deprem öldürmüyor ihmal öldürüyor. Maalesef insanlarımızın ve devletimizin ihmali öldürüyor. Japonya da 9 şiddetinde depremde kimse ölmezken (ölümler Tsunamiden oldu)bizde 7.3 te ölen sayısı binleri buldu. Daha yeni 6.8’lik deprem de ise 50 yakın insanımızı kaybettik. Allah göstermesin ve bizden uzak etsin ama ülkemizde 9 şiddetinde bir deprem olsa, değil deprem olan şehir, etrafındaki diğer bütün şehirlerde yerle bir olur. Kaybımızı bile ölçemeyiz.

Ayrıca AFAD, AKUT, Jandarma ve diğer kurtarma ekiplerine milletimiz adına teşekkür ediyorum.  Artık bu işlerde uzmanlaşmışlar ve gayet profesyonelce çalışıyorlar. Allah onlara muhtaç olacak bir durum ve onların yokluğunu vermesin. Sağlıcakla kalınız. 

  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x

Yazarın Diğer Yazıları

  • Başkonuş Yaylası'ndaki anayasa ihlaline Fırnız ve Göksu Çayı'ndaki soyguna kim dur diyecek? - 19 Temmuz 2024
  • Orta hasarlı binaların durumu ne olacak? - 08 Eylül 2023
  • Başörtülü bacılarımıza bir şey olunca bağırıyoruz ya başörtülü çocuklarımıza tecavüz edilince - 12 Aralık 2022
  • Fotoğrafçılık sanat mı değil mi? Yoksa üstat Ara Güler haklı mı? - 09 Aralık 2022
  • Metropollerdeki Hizmetleri Memlekete Getirip Memlekete Sınıf Atlatan İnsanlar - 18 Kasım 2022
  • Halil Hoca Afganistan'a Mustafa Öztürk Almanya'ya Komünistler Moskova'ya Başörtülüler İran'a - 02 Ağustos 2022
  • Kadriye Çalık Lisesi civarına üst geçit yapmak için birilerinin ölmesini mi bekliyoruz? - 07 Temmuz 2022
  • Diyanete bir soru: Kilosu belli kurban olur mu? - 04 Temmuz 2022
  • Kahramanmaraş Edebiyat Değil Dondurma Şehridir (Nokta) - 22 Haziran 2022
  • Arsan Kavşağı Çile Kavşağı Olmaya Devam Ediyor Daha da Edecek Gibi - 14 Mart 2022
  • Geç Kalınmış Ama Güzel Bir Proje Meslek Liseleri ve Çıraklık Eğitim - 13 Şubat 2022
  • AİHM kararları hoşumuza gitmese de o bir üst mahkemedir - 09 Şubat 2022
  • Dört kişilik bir aile 150 KW'tan fazla elektrik kullanıyorsa bu nasıl indirim oluyor? - 25 Ocak 2022
  • Devlet Çalışanın Sendika Parasını Ödemesin - 19 Ocak 2022
  • Ölüm Önce Adımızı Alır - 03 Ocak 2022
  • Son Anketler ve CHP'nin Helalleşme Politikası - 20 Aralık 2021
  • Maraş'ı Cazibe Merkezi Yapamadık Bari Narlı'yı Ticaret Merkezi Yapalım - 13 Aralık 2021
  • Hz. Ali'yi Seviyorum Ama Alevi Değilim - 08 Aralık 2020
  • Pozitif Ayrımcılığın Diğer Ayrımcılıklardan Ne Farkı Var? - 16 Eylül 2020
  • Ey Diyanet Ey Müftülükler Dindarı Faiz Değil Altın Ve Döviz Eziyor - 01 Eylül 2020
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
Köşe Yazarları
Serpil Dağ
Serpil Dağ
Psikolojik Sağlik
Abdulkadir Karaboğa
Abdulkadir Karaboğa
Sunulan Hayat
Afşin Belediyesi önünde canına kıyan Nuh Mercimek'in ölümündeki ihmaller zinciri
Kenan Onaran
Afşin Belediyesi önünde canına kıyan Nuh Mercimek'in ölümündeki ihmaller zinciri
Başkonuş Yaylası'ndaki anayasa ihlaline Fırnız ve Göksu Çayı'ndaki soyguna kim dur diyecek?
Ramazan Yumşak
Başkonuş Yaylası'ndaki anayasa ihlaline Fırnız ve Göksu Çayı'ndaki soyguna kim dur diyecek?
Altı Şubat ve bir yıl geçti
Ahmet Durmaz
Altı Şubat ve bir yıl geçti
Sözde Reddi Miras Yapıyorum
Selma Dolgun
Sözde Reddi Miras Yapıyorum
Bana Gelen Kitaplar
Mustafa Okumuş
Bana Gelen Kitaplar
Hettt ayağınızı denk alın! Kadın erkek eşittir!
Büşra Demir
Hettt ayağınızı denk alın! Kadın erkek eşittir!
Çok Okunan Haberler
Kahramanmaraş’ta müftülüklerde iş fırsatı! 180 Kişi alınacak!
Kahramanmaraş’ta müftülüklerde iş fırsatı! 180 Kişi alınacak!
Kahramanmaraş’ta Pompalı Tüfekli Kavga!
Kahramanmaraş’ta Pompalı Tüfekli Kavga!
Diyanet Duyurdu: Kahramanmaraş’ta 2026 Yaz Kur’an Kursları Tarihleri Netleşti!
Diyanet Duyurdu: Kahramanmaraş’ta 2026 Yaz Kur’an Kursları Tarihleri...
Ana Sayfa
Gündem
Dünya
Siyaset
Ekonomi
Magazin
Spor
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Eğitim
Yerel
Asayiş
Genel
Çevre
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Kişisel Verilerin Korunması
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı, video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Safransoft