KASİAD Başkanı Dinçer: Kahramanmaraş sanayisi zor kelimesinin hafif kalacağı kadar zor günlerden geçiyor!
Kahramanmaraş sanayi sektörü, deprem sonrası ekonomik daralma, yüksek maliyetler ve üretim kapasitesindeki düşüş nedeniyle tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşıyor.
Kahramanmaraş Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KASİAD) ile Ekonomi Gazetesi iş birliğinde düzenlenen “Kahramanmaraş 2. Ekonomi Zirvesi” bu gerçekleri tüm açıklığıyla ortaya koydu.
Zirvede Ekonominin Nabzı Tutuldu
Ramada Otel’de gerçekleştirilen zirvede, hem kent hem de Türkiye ekonomisi kapsamlı biçimde ele alındı. Açılış konuşmasını yapan KASİAD Başkanı İsmail Dinçer, sanayinin içinde bulunduğu zorlukları vurgulayarak dikkat çeken açıklamalarda bulundu:
“Kahramanmaraş sanayimiz, zor kelimesinin hafif kalacağı kadar zor günlerden geçiyor.”

Deprem Sonrası İstihdamda Büyük Düşüş
Dinçer, deprem sonrası dönemde inşaat sektöründeki geçici hareketliliğin dışında kalan üretim alanlarında ciddi bir daralma yaşandığını belirtti.
Dinçer "2022 yılında 152 bin olan sigortalı çalışan sayısı, 2025 itibarıyla 138 binin altına geriledi. Bu tablo, sanayi sektöründe yaklaşık 14 bin kişilik istihdam kaybı anlamına geliyor." dedi.

İhracat Yarı Yarıya Düştü
Kahramanmaraş sanayisinin ihracat performansında da büyük bir düşüş yaşandığına dikkat çeken Dinçer, 2022 yılında 1 milyar 400 milyon dolar olan ihracatın, 2023 yılında depremin etkisiyle 790 milyon dolara kadar gerilediğini açıkladı.
Sanayi tesislerinin büyük bölümünün kapasite azaltmak zorunda kaldığını, bazılarının ise faaliyetlerini tamamen durdurduğunu söyledi.

Yüksek Maliyet, Düşük Karlılık
KASİAD Başkanı, üretici firmaların çoğunun artan enerji, hammadde ve işçilik maliyetleri nedeniyle satışlarını düşük kârlarla, hatta zararına yapmak zorunda kaldığını ifade etti.
Dinçer, bu gidişatın sürmesi halinde bazı tesislerin kapanabileceği veya üretimi yurt dışına kaydırabileceği uyarısında bulundu.

“Artık Tedavi Etme Zamanı”
İsmail Dinçer konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Artık hastalığı teşhis ettik, şimdi tedavi çabası içinde olmamız gerekiyor. Bu sadece sanayicinin değil, tüm kentin ortak sorumluluğudur.”












