42 yaşındaki Bakülü mubariz jafarov’da 3 ay önce şiddetli
kaşıntı başladı. İki hafta içinde kaşıntılar arttı ve beraberinde sarılık da
oluştu. Azerbaycan’da gittiği doktorların her biri birbirinden farklı tanılar
koyduğundan ne yapacağını bilemedi. Yapılan detaylı tetkikler sonucunda “safra
yolu tümörü” olduğunu ve çok riskli bir ameliyat gerektiğini öğrendi. Bakü’de
yapılabilecek bir şey olmadığı söylenince, daha önce Antalya’da tedavi gören
bir yakınının önerisi ile memorial antalya hastanesi’ne geldi. Genel Cerrahi
Bölüm Başkanı Prof. Dr. alihan gürkan tarafından gerçekleştirilen ameliyat ile
vücudundaki tümör temizlenen Jafarov, ülkesine, geleceğe dair yeni umutlarla
döndü.
Kaşıntı şikayetlerine sarılık eklenince…
Bakü’de yaşayan Mübariz Jafarov’da iki hafta içinde şiddetli
kaşıntı ve sarılık şikayetleri ortaya çıktı. Kaşıntıların alerjiden olduğu
söylendiği için, ilaç tedavisi aldı ancak bunun bir yararı olmadı. Sarılığı
gittikçe artan Jafarov’a detaylı tetkikler yapıldı ve sonunda safra yollarında
tümör olduğu anlaşıldı. Bakü’de bunun çok riskli bir ameliyat olduğu söylenince
iyileşmek için büyük bir arayış içine giren Jafarov, bir yakının Antalya
önerisi ile Memorial Antalya Hastanesi’ne başvurdu. Onkoloji Merkezi Başkanı
Prof. Dr. Mustafa Özdoğan ve Genel Cerrahi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Alihan
Gürkan ile görüşen Jafarov, yaşaması için gerekli ve bir o kadar da riskli olan
ameliyatı olmaya karar verdi.
“Sende tümör yok, hepsini aldım”
Geçirdiği ameliyatla tümörden kurtulan Mubariz Jafarov,
mutluluğunu şu sözlerle anlattı: “Ameliyata girerken hiçbir ümidim yoktu. Her
şey buraya kadarmış dedim. Vasiyetimi bile hazırlamıştım ve aileme iletmiştim.
Ameliyattan sonra narkozun etkisinden tam ayılamamış yatıyordum. Gözlerim
kapalıydı ama sesleri duyabiliyordum. Alihan Hoca bacaklarımdan sıkıca tuttu ve
bana “sende tümör yok artık, hepsini aldım. Evine kalkıp gidebilirsin” dedi.
Sesi hala kulaklarımda… Buraya gelerek çok iyi bir karar verdim. İyileşme
şansımın çok az olduğunu biliyordum. Doğru ellere kendimi emanet etmişim.
Ülkeme, ailemin ve sevdiklerimin yanına sapasağlam döneceğim. Çok mutluyum.”
“Kardeşime yeniden can verdiler”
Mubariz Jafarov’un kardeşi Parviz Jafarov ise yaşadıkları
süreç ile ilgili; “Kardeşimde aniden başlayan kaşıntılar nedeniyle gitmediğimiz
doktor kalmadı. Alerji tanısı kondu ve ona göre ilaçlar kullandı ama şikayetler
giderek arttı. Sarılık da olunca ekstra testler yaptırdık ve Klatskin tümörü
çıktı. Bakü’de bu ameliyatı yaptırmamız çok riskliydi. Doktorların kendileri de
yapmak istemediler. Tanıdığımız sayesinde Memorial Antalya Hastanesi’ne
sonuçlarımızı gönderdik. Prof. Dr. Mustafa Özdoğan hemen gelmemiz gerektiğini
söyledi. Kardeşime yeniden can verdiler. O kadar minnettarım ki…” ifadelerini kullandı.
Farklı anatomik yapı ameliyat olma şansı getirdi
Mubariz Jafarov’un “Klatskin tümörü” denilen ve karaciğerin
her iki tarafından gelen safra yollarının birleştiği yerde tümörü bulunduğunu
anlatan Prof. Dr. Alihan Gürkan, zor ameliyat süreci hakkında şu bilgileri
verdi: “Bu tümörler genellikle safra yolunun karaciğere giden damarlarına
sıçradığından, tanı konulduğu evrede ameliyat edilemez durumdaydı. Bizim
hastamızda sol tarafa giden damarların hepsine ve sağ taraftaki iki damardan
bir tanesine sıçramıştı. Bir damara dokunmamıştı çünkü hastamızın anatomik bir
farklılığı vardı. Yüzde %10-15 kişide görülen, karaciğerin sağına denk gelen
damar başka bir damardan kaynaklanıyordu. Bu durum hastanın şansı oldu. Bu
sayede biz o damarı koruyabildik. Diğer damarın duvarından tümörü kesip
çıkardık ve orayı onardık. Böylece ameliyat edilemez olan bu tümörü ameliyat
edilebilir hale getirdik. Sınırları tamamen temizlediğimiz için hastamızın
sağlıklı yaşam süresini uzattığımıza inanıyorum."














