Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Centrum Clinic Kadın
Sağlığı ve Tüp Bebek Merkezi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Emre
Pabuçcu, yaptığı açıklamada, kriyoteknolojinin, tüp bebek alanında bir çığır
açtığını belirtti. Şu anda yapılan tüp bebek tedavilerinin yaklaşık yarısının
bu yöntem ile yapıldığına dikkat çeken Pabuççu, bu teknolojiyi riskleri de
dikkate alarak sadece uygun durumlarda kullanmanın önemini vurguladı.
“Doku ve organ dondurma teknolojilerindeki gelişmeler
sayesinde son 10 yılda kısırlık ve tedavi yöntemlerinin ana hatları değişti.
Kriyobiyoloji adı verilen ve özel birtakım kimyasallar ile yapılan dondurulması
işlemi sayesinde hem hücrelerin hem de elde edilen embriyo veya dokuların
başarılı bir şekilde ve en az zarar ile dondurulmasının olanaklı hale
gelmesiyle tüp bebek tedavisinden çok daha iyi sonuçlar alınmaya başlandı”
dedi.
“Daha düşük hasar oranı”
Daha önceki yıllarda gerçekleştirilen dondurma işlemi ile
doku veya hücrelerin ciddi zararlar gördüğünü belirten Pabuççu, “Vitrifikasyon
adı verilen ve şoklama olarak da tabir edebileceğimiz yöntem ile önce birtakım
kimyasallar kullanılıyor, ardından aniden dondurma işlemi yapılıyor. Böylece,
başarılı bir dondurma süreci en az hasar ile başarıyla tamamlanıyor.
Şoklama ile elde ettiğimiz doku veya hücreler istenildiği
kadar saklanabiliyor. Çözme sonrası hasar elbette sıfır değil ancak bu yöntem
ile kabul edilebilir düzeylerde. Örnek olarak embriyolar dondurulduktan ve
çözüldükten sonra neredeyse tamamı yaşamsal faaliyetlerine devam edebiliyor.”
dedi.
“Fazla yumurta toplanmış olgularda başarı oranı daha yüksek”
Başarı oranları hakkında da bilgi veren Pabuççu: “Fazla
yumurta toplanmış olgularda dondurulmuş embriyo transferi daha yüksek gebelik
oranları verebiliyor. Rutin olarak bu işlemi uygulamak gebeliği artırmıyor”
dedi.
“Kriyobiyoloji yöntemini belli durumlarda önerebiliyoruz”
Kriyobiyoloji yönteminin kimlere uygun olduğu konusunda da
açıklamada bulunan Pabuççu,
“Herkese önermek şu an için çok da doğru değil. Ancak tüp
bebek tedavisinde bazı durumlarda embriyoları mecburen dondurmak zorunda
kalıyoruz” diyerek hangi durumlarda dondurulmuş tüp bebek tedavisi
önerilebileceğini şu şekilde sıraladı:
- Fazla sayıda yumurtası olan veya 20’den fazla yumurta
toplanabilen olgular (yumurtalıkların aşırı büyümesi durumlarından kaçınmak
için)
- Embriyo transferinin ertelenmesini gerektiren durumlar
(rahim veya başka organları ilgilendiren ve transfere engel sorunlar, örneğin
rahim içi polip oluşumu gibi..)
- Sosyal amaçlı yumurta dondurma (ileri yaş ve düşük
yumurtalık rezervi durumları)
- Kanser tedavisi öncesinde yumurta, sperm veya embriyo
dondurma.
‘İri ve fazla kilolu bebek’ riski’
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Emre Pabuçcu, bu
yöntem ile elde edilmiş gebeliklerde ve ilerleyen gebelik haftalarındaki
riskler konusunda da uyarıda bulundu. Pabuççu: “Özellikle ilerleyen
gebeliklerde bebeğin iri ve kilosunun fazla olması ihtimali yüksek. Daha fazla
doğum ağırlığına neden olabilen bu durum, zor doğum veya artmış sezaryen
oranlarını da beraberinde getiriyor. Bir diğer risk ise bebeğin eşindeki
birtakım sorunlar. Özellikle de rahime yapışma sorunları, ki bu da doğum
esnasında eşin ayrılmama durumunu beraberinde getirebilir. Şu anda yapılan tüp
bebek tedavilerinin yaklaşık yarısı bu teknoloji ile yapılıyor ancak riskleri
unutmamak ve uygun durumlarda bu teknolojiyi kullanmak oldukça önemli.” dedi.












