Göz hekimleri hastaların sadece gözlerini değil, gerekirse
tansiyonlarını da kontrol etmeli. Yüksek tansiyonun sebep olduğu görme
kusurları yıllarca ortaya çıkmayabilir. Ancak bu sorun yıllar sonra bulanık
görme veya görme kaybına neden olan damar hasarı ile sonuçlanabilir
Yüksek tansiyonun (hipertansiyon) erken teşhisi; kalp krizi,
felç ve gözün ötesinde diğer ciddi sağlık sorunlarının da önlenmesine yardımcı
olabilir. “Diyabet veya hipertansiyonun neden olduğu vasküler koşullar
nedeniyle göz damarlarındaki değişiklikleri görebiliriz. Retinadaki damarlar
biraz daha sertleşebilir” diyen Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr.
Üyesi Fatih Atmaca, “Bir şeyler gerçekten kötüye gittiğinde kanın damarlardan
sızmaya başladığını ve bazı kanamaları görebiliriz. Bu da bir dizi görme
sorununa neden olabilir” dedi.
GÖRME KAYBINA SEBEP OLABİLİR
Altınbaş Üniversite Hastanesi Medical Park Bahçelievler Göz
Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih Atmaca, “Yüksek tansiyonun
sebep olduğu görme kusurları yıllarca ortaya çıkmayabilir. Koroidopati,
retinanın altında görmeyi bozabilecek bir sıvı birikimi veya optik nöropati,
sinir hücrelerini öldürebilecek ve görme kaybına neden olabilecek bir kan akışı
tıkanmasıdır. Yüksek tansiyon; hipertansif retinopati, bulanık görme veya görme
kaybına neden olan damar hasarı ile sonuçlanabilir. Ayrıca sessiz katil olarak
anılan yüksek tansiyon, bir kalp krizine veya felce neden olmadan önce yıllarca
kendini göstermeyebilir. Bu yüzden yüksek tansiyonu erken tespit edip diyet,
egzersiz ve ilaçla tedavi etmek çok önemlidir” dedi.
GÖZ DOKTORLARI HASTALARI BİLGİLENDİRMELİ
Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Fatih
Atmaca, “Bazen insanlar tansiyonunu ölçmek isteyen bir göz doktoruna “Ben
sadece gözlüklerimi almak için buradayım. Neden kan basıncımı kontrol
ediyorsun?” diyebilir. Ancak bizler gözdeki bu kan damarlarına bakmak
zorundayken aynı zamanda tansiyonlarına da bakabileceğimiz hakkında onları
bilgilendirmeye çalışmalıyız” dedi.
HEKİME YÖNLENDİRMELİYİZ
Dr. Fatih Atmaca, “2013 yılında Hipertansiyon dergisinde
yayınlanan bir çalışmada ise araştırmacılar, hipertansif retinopati için yüksek
tansiyonu olan yaklaşık 900 hastayı ortalama 13 yıl boyunca izledi. Sonuçlara
göre; hastalığı hafif şekilde olanların yüzde 35 daha fazla inme riski
bulunduğunu bildirdiler. Orta veya şiddetli hipertansif retinopatisi olanlar
için ise bu risk yüzde 137'ye çıkıyordu. Bu sorun aslında sessiz doğası
nedeniyle çok önemli. İnsanlar kendilerini iyi hissedebiliyorlar ancak yüksek
tansiyonun kümülatif bir etkisi var. Yıllar boyunca kontrol edilmezse yaşamın
sonraki dönemlerinde bir organda illaki hasara neden oluyor. Bizim için
hastalarımız muayene odasına gelen sadece bir çift göz olmamalı. Tüm resme
bakmalıyız. Bazen insanlar ilaçlarını düzenli olarak almıyor ya da doktor
kontrolünden kaçıyor. Ancak göz numarası için mecburen göz hekimine geliyorlar.
İşte böyle zamanlarda damarlarında sorun tespit ettiğimiz hastalarımızın kan
basıncını ölçebilir, hekime yönlendirebiliriz” dedi.















