Ali Efendi’nin başkanlığı döneminde Maraş, önemli kamu ve sosyal yapılar açısından zenginleşmiştir. Salname kayıtlarına göre şehirde bir hükümet konağı, bir redif deposu, bir kale, yedi karakolhane, bir hastane, 49 cami, 14 mescid, bir mekteb-i rüşdi ve 79 mekteb-i ibtidai bulunmaktaydı. Ayrıca bir kütüphane, beş tekke ve zaviye, 17 kilise, 7.063 hane, 42 mahalle, 1.447 dükkân, bir bedesten, altı han, 41 fırın, 150 çeşme, 12 hamam, iki sabunhane, 96 değirmen ve 281 kumaş tezgâhı mevcuttu. Salnameye göre Maraş’ın o dönemde hava ve suyu da oldukça güzeldi. Maraş sancağının iskelesi ise İskenderun olarak kaydedilmiştir.
Ali Efendi döneminde Maraş, tekstil ve zanaat üretimiyle de öne çıkmıştır. 1888-1895 yılları arasında salname kayıtlarına göre şehirde pamuktan yapılan alaca ve a’la at takımları, Avrupa taklidi pantolonluk dokumalar, aba, meşlah, bez, sahtiyan ve Avrupa taklidi ceviz ve çınar yaylı iskemleler ile masalar üretilmekteydi. Maraş’ta üretilen alaca, sarrâciye, aba, sahtiyan ve çizme gibi ürünler Kayseri, Kozan, Adana, Cebel-i Bereket ve Malatya’ya satılırken, pekmez ve kuru üzüm ise Adana vilayetine gönderiliyordu.
Nüfus açısından da şehirde önemli bir çeşitlilik vardı. Ali Efendi’nin belediye başkanlığı döneminde Maraş kazasının nüfusu, Müslüman 40.030, Ermeni 9.507, Katolik 3.403, Protestan 2.939 ve Yahudi 198 kişi olmak üzere toplam 56.077 olarak kaydedilmiştir. 1889 yılında ise Maraş’a Kafkasya’dan yeni bir göç dalgası gelmiştir.
Ali Efendi’nin liderliğinde Maraş, hem kamu altyapısı hem de üretim ve nüfus açısından önemli bir gelişim dönemi yaşamıştır.













