Bereketli ovalarında yetişen pamuğun tohum olarak toprağa düşmesinden ilmek ilmek örülmesine hatta renk renk boyanarak her milletten insanın giyimine sunulmasına kadar yüz binlerce insanın ekmek kapısı olan tekstil sektörü, kahramanmaraş ekonomisinin can damarını oluşturuyor. Kahramanmaraş’ta tekstil sektöründe faaliyet gösteren her işletmecinin bir de başarı hikâyesi bulunuyor. Bunlardan birisi de çıraklıkla başladığı mesleğinde işveren konumuna yükselen İmerler Giyim Yönetim Kurulu Başkanı Kadir İmer!Tekstil sektöründe çekirdekten yetişen isimlerden biri olan Kadir İmer, mesleğe 11 yaşında giriş yaptı. Henüz oyun çağındayken bir tekstil atölyesinde çırak olarak çalışan İmer, sonra kalfalığa ve ustalığa yükseldi. Büyük sıkıntılar çekti ama yılmadı, sabretti. Yokluğu çok iyi bildiği için varlığın kıymetini bildi. Kendi iş yerini kurmak hayallerinde bile yokken; 8 yıl önce aldığı bir karar onu şimdi 90 çalışanı bulunan bir işletme sahibi konumuna getirdi. İmerler Giyim Moda Tekstil, şimdi aylık 10 bin takım elbise üretim kapasitesiyle yurtiçi ve yurt dışına ihracat yapıyor. Kadir İmer kimdir? Nereden nereye geldi? “Kahramanmaraş, tekstil sektöründe istenilen düzeyde mi? tekstil sektörünün önemli ve güncel sorunları neler?” sorularını muhatabı Kadir İmer cevaplandırdı. Kendisiyle küçük bir röportaj gerçekleştirdik. İşte Kadir İmer’in başarı hikâyesi ve Kahramanmaraş tekstili!Sizi biraz tanıyabilir miyiz? Kadir İmer kimdir?41 yaşındayım. 11 yaşında çırak olarak tekstil sektörüne girdim. 11 yaşımdan bu yana 3 farklı firmada çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemi yaşadım. Yaklaşık 8 yıl önce kendi işletmemi kurdum. Çok şükür güzel yerlere geldik.Kendi işyerinizi kurma fikriniz ne zaman ortaya çıktı? İmerler Giyim, nasıl kuruldu?İnsan meslekte belli bir yetkinliğe kavuştuktan sonra ister istemez kendi iş yerini kurmak istiyor. Ben de kendi işyerimi açmak istedim. Çok şükür kardeşlerimle beraber İmerler Giyim Moda Tekstil adıyla işletmemizi kurduk. İlk başlarda 15 kişi ile başladık. Şu an 90 tane çalışanımız var. Allah’a şükür artık belli kademeleri geçtik. Belli bir yere geldik. Bundan sonra da inşallah gerek kalite gerekse markalaşma noktasında atılımlar yapıp; üretim kapasitesini de artırarak vatandaşlara daha iyi hizmet vereceğiz. İşletmemizi kurduğumuzdan bu yana sadece takım elbise üretiyoruz. Kahramanmaraş büyük bir tekstil şehri ama biz takım elbise alanına yoğunlaştık ve bu alanda iddialıyız.İmerler Giyim’in üretim kapasitesi nedir?Şu anki kapasitemiz ile bir günde 450 tane takım elbise üretiyoruz. Bu rakam aylık 10 bini buluyor. Türkiye’de ağırlık İstanbul piyasasına çalışıyoruz. Bunun yanında yunanistan başta olmak üzere yurtdışına da ihracatımız var. Şimdilik ünlü markalara fason üretim yapıyoruz; ancak kendi markamızı oluşturmanın da zamanının geldiğini düşünüyorum. Bunun için çabalıyoruz.Tabiri caizse çekirdekten yetiştiniz ve hayatınız boyunca tekstil sektörünün içinde bulundunuz. Kahramanmaraş ekonomisinde çok büyük bir yere sahip olan tekstil sektörünün sizce en büyük sorunu nedir?Kahramanmaraş’ta tekstil sektörünün en büyük problemi işçi bulunmuyor. İşçiden kastım kalifiye eleman! Eskiden çıraklık sistemi vardı. İnsanlar küçük yaşta alıp yetiştiriliyordu. Ama şu anda çırak bulamıyoruz. Dolayısıyla mevcut kalifiye eleman sayısında her geçen gün düşüş var. Bunun en büyük nedeni de eğitim! Çünkü çocuk liseyi bitirene kadar bir yerde çalışmıyor. Liseyi bitirdiğinde de 18 yaşıyor. 18 yaşından sonra da ya büyük oranda eğitimine devam ediyor. Bizim zamanımızda çocuk 11-12 yaşında çıraklıkla başlıyor meslek sahibi oluyordu. Bir taraftan da eğitim sistemimizin açığını bu iş yerleri kapatıyordu. Çıraklık da hem ilmi hem de teknik anlamda eğitimin bir parçasıydı. Ben kendimden anlatayım. Çıraklık yıllarımızda atari oyunu vardı. Benim ustam da Ali Rıza Kısakürek idi. Babam, ustamı sürekli tembih ederdi. Ben çocuğumu günde iki saat görüyorum geri kalan zamanlar senin yanında ona göre eğit, derdi. Ustamız Ali Rıza Kısakürek de bizi toplar sürekli nasihatler verirdi. Bizim ustamızdı ve ustalardan korkardık. Çalıştığım iş yeri ile atari salonunun arası 50 metre idi. Ama ben orada çalıştığım 4 yıl içinde bir kere bile atari salonunun önünden bile geçemedim. E şimdi bakıyorsunuz o sistem yok. Çıraklık çağındaki çocuklar ya internet kafelerde oyun oynuyor ya da ellerinde telefonlar sosyal medyada yaşıyorlar. Bizim yaptığımız sonuçta bir meslek. Robotik bir sistem değil ki! Alttan eleman yetişmeyince de meslek ciddi problemler yaşıyor.Peki, bu çırak ihtiyacını mesleki liseler karşılıyor mu?Diğer sektörlerde olduğu gibi tekstil sektöründe de çıraklık açığını maalesef Meslek liseleri kapatamıyor. Meslek lisesinde yetişen bir eleman ya bu iş yerlerine gelmiyor ya da mesleğini yapmak istemiyor. Çünkü yetişmiyor. Çünkü teorikte öğrendikleri ile piyasada karşılaştıklarının zerre kadar alakası yok. Biraz kendini yetiştirmiş olanlar da işin teknik kısmından çok mühendisliğe yöneliyor.İhracatta ne tür problemlerle karşılaşıyorsunuz?Tekstil sektöründe karşılaştığımız bir başka problem de ihracat söz konusu olduğunda önümüze teminat engeli çıkıyor. Mesela ben şu anda Yunanistan’a fason üretim yapıyorum. Fason çalıştığımız zaman kumaş bize bedelsiz geliyor. Dâhilde işlem diye bir uygulama var. Ekonomi Bakanlığı’ndan ticari kurum ve kuruluşlardan geldiler. İşletmemizi gezdiler. Gerekli şartları taşıyıp taşımadığımıza baktılar. Baktılar aranan şartları taşıyoruz. Biz Yunanistan’a üretim yapabiliriz. Yapıyoruz da ancak bizi teminata boğduruyorlar. Çünkü istenilen teminat miktarlarını ödemeye herkesin gücü yetmiyor. Biz de bir iki kere Yunanistan ile çalıştık. Ama üçüncüye istenilen teminatı yatıramadık. Bizden hizmet alamayan müşteriler de ister istemez Çin piyasasına kaçıyor. Bizim zaten piyasada en büyük rakibimiz Çin ve Hindistan gibi işçiliğin ucuz olduğu ülkeler. Bizdeki sistem ile onlardaki sistem çok farklı. Biz de bir işçi maliyeti 2 bin 500 lira iken orada 500 lira! Aynı piyasaya ikimiz de ürün verdiğimizde ben imal ediyorum 100 liraya o imal ediyor 30 liraya! Dolayısıyla bu şartlarda bu ülkelerle rekabet etme şansımız olmuyor. Bunun önüne geçmek ve daha adil şartlarda rekabet edebilmemiz için devletimizin bize sahip çıkması gerekiyor. Biz, bu işletmelere bacasız sanayi diyoruz. Eğer makineleşmeye dayalı çalışsaydık benim fabrikam büyüklüğündeki bir işletmede 3 kişi çalışır. Ama burada 90 kişi çalışıyor. Bizim iş emeğe dayalı bir iş! Devletimizin bize sahip çıkması gerekiyor ki biz de daha fazla işçi çalıştıralım.Kahramanmaraş’ta tekstil sektöründe markalaşmayı yeterli buluyor musunuz?Kahramanmaraş’ın tekstil şehri olmasına rağmen çok az markamız var. Çok büyük oranda fason üretim yapıyoruz. Bu sistemde biz daha çok işin hamallığını yapıyoruz. İşin büyük bir bölümünü, zahmetli bölümünü biz yapıyoruz. İmalatı biz yapıyoruz ama kaymağını etiketi basan yiyor. Kahramanmaraş niye kendi markalarını çıkarmıyor diye sorarsanız da ya önümüzü açan yok ya da biz beceremiyoruz.Peki, sizce markalaşmanın önündeki en büyük engel nedir?Ben Kahramanmaraşlılardan kendi esnafına sahip çıkmalarını istiyorum. Sadece etiket için aynı ürünü 5-6 kat daha pahalıya alacaklarına direkt olarak onu üreten esnafın teşhir salonlarından veya outlet mağazalarından alsınlar. Kaliteyi ucuza giysinler. Maalesef bizde bir marka tutkusu var. Mesela insanlarımız, Kahramanmaraş’ta üretilen bir elbiseyi marka etiketi vurulunca 10 liraya alıyor. Ama aynı esnafın üretimi olan aynı elbiseyi başka bir etiket var diye 5 liraya almıyor. Sonuçta markaya ödediği para bu şehirde kalmıyor ama kendi esnafına ödediği para bu şehirde kalıyor. Kahramanmaraşlı tekstil firmalarının marka çıkaramamasının önündeki en büyük engel de bence bu tüketici davranışı!
Ekonomi
Yayınlanma: 18 Mayıs 2018 - 04:50
Bir başarı hikâyesi: Kadir İmer
Tekstil sektörü, Kahramanmaraş ekonomisinin can damarını oluşturuyor. Kahramanmaraş’ta tekstil sektöründe faaliyet gösteren her işletmecinin bir de başarı hikâyesi bulunuyor. Bunlardan birisi de çıraklıkla başladığı mesleğinde işveren konumuna yükselen İmerler Giyim Yönetim Kurulu Başkanı Kad
Ekonomi
18 Mayıs 2018 - 04:50
İlginizi Çekebilir













