Genellikle haftalık olarak yapılan mutfak alışverişlerinde
alınan ürünlerin birçoğu buzdolabında muhafaza ediliyor. Dolayısıyla hem israfı
önlemek, hem besin değerlerini korumak hem de sağlık açısından buzdolabı,
hayatımızda çok önemli bir yer tutuyor. Temizliğinden yerleştirme düzenine
kadar dikkat edilmesi gereken birçok kural bulunuyor. Memorial BahçelievlerHastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Dyt. Aslıhan Altuntaş, buzdolabı
düzeninde uyulması gereken kurallar hakkında önemli bilgiler verdi.
Doğru rafa doğru besini koyun
1) Buzdolabı temizliği sağlık açısından ilk dikkat
edilmesi gereken etkendir. Buzdolabı temizliği için sirke kullanılabilir. 1
litre suya 1 yemek kaşığı sirke koyarak buzdolabı silinmeli ve kuruduktan sonra
besinler buzdolabına yerleştirilmelidir.
2) Kahvaltılıklarda ambalajlı olanlar ve kahvaltılık
tabaklarına çıkarılanlar hijyen açısından en üst rafta tutulmalıdır. Aksi halde
paketli gıdaların paketlerinden ya da sebze meyvelerden düşebilecek parçalardan
altta duran ve hiç pişirme işlemi görmeden tüketilecek olan kahvaltılıklara
bakteri bulaşabilmektedir. Buzluğu altta olan buzdolaplarında da kahvaltılıklar
yine en üstte olmalıdır.
3) İkinci rafa genellikle işlem görmüş yani pişirilmiş
yemekler konulmalıdır. streçlenmeli ve birbirlerine temas etmemelidir. Isıtıp
direkt olarak tüketilecek besinler oldukları için pişmemiş çiğ besinlere göre
daha risklidirler.
4) Çiğ et, yoğurt gibi besinler doğru kaplara konulmuş
şekilde ağzı kapalı, birbirleriyle temas etmeden üçüncü rafta olabilir. Tavuk
ve balık da paketli halde ya da cam kaplarda bu rafta kalabilir.
En büyük hata meyve sebzeleri market poşetleriyle saklamak!
5) En alt rafta ise meyve sebze kısmı olmalıdır. Ancak
meyve sebzeler pazar ya da market poşetleriyle buzdolabında tutulmamalıdır.
Yapılan en büyük hatalardan biri budur. Besinler mutlaka paketlerinden
çıkarılmış olmalıdır. Eğer ıslaksa mutlaka kurutularak buzdolabına
konulmalıdır. Bu nedenle en pratiği hazırlık aşamasında da kolaylık sağlayacağı
için yıkayıp kurutarak dolaba yerleştirmektir. İstenirse kese kağıtlarında
saklanabileceği gibi istenirse plastik olmayan, muhafaza için özel üretilmiş
saklama kaplarına da konulabilir.
Dondururken bu süreleri göz ardı etmeyin
6) Dondurucuda esas önemli olan bekleme süreleridir.
Besinler dondurulduğunda içeriğindeki bakteriler de dondurulmuş olur. Yani
ölmezler. Çözdürme işlemi başladığı andan itibaren de o bakteriler tekrar
aktifleşmeye başlar. Bu nedenle besinlerin dondurucuda ne kadar kaldığı çok
önemlidir. Çünkü besinlerin yapısı ve dokusu değişmeye başlar. Herhangi bir
işleme tabii tutulmayan çiğ sebzeler dondurucuda 1 yıla kadar durabilirken
pişirilerek saklanacak sebzeler en fazla 2-3 ay saklanmalıdır. Çözündürdükten
sonra ise hemen tüketmek gerekir. Balık 2-3 ay, çiğ et ya da çiğ etten yapılmış
kıyma 9-12 ay arasında kalabilmektedir. Pişmiş kırmızı et işlem gördüğü için
2-3 ay kalmalıdır. Tavuk ve hindi eti ise çiğ halinde olsalar bile en fazla 3
ay kadar dondurucuda saklanmalıdır.
Etleri suda çözdürenler dikkat!
7) Çözdürme işlemi bir gün önceden buzluktan
çıkarılarak soğuk dolapta yani buzdolabında yapılmalıdır. Suyun içerisinde
çözdürmek sağlıklı değildir. Dondurucuda donan besinler çözünmenin başlamasıyla
birlikte yeniden bozulmaya meyilli hale gelir. Besin zehirlenmesi riski de
artar. Bu nedenle özellikle et, tavuk gibi potansiyel riskli besinleri
çözdürürken herhangi bir müdahalede bulunmadan buzdolabında çözdürmek
önemlidir. Ancak sebzelerin sıcak ya da soğuk suyun içerisinde çözdürülmesinin
bir sakıncası yoktur. Direkt yemeğin içerisine katılarak da yaygın olarak
çözdürülmektedir. Bunun yanında çözdürülmüş besinler ikinci kez tekrardan
dondurulmamalıdır.
Baharatları buzdolabına koyuyorsanız…
8) Meyve ve sebzelik rafına konmaması gereken
besinlerin başında soğan, sarımsak ve patates gelir. Belli sıcaklıkta ve neme
maruz kaldığında çok çabuk filizlenebilirler. Domates de dolaba konmadan oda
sıcaklığında sebze sepetlerinde saklanmalıdır. Meyvelerden ise muz, avokado,
portakal, mandalina ve elma buzdolabına konmamalıdır. Kesilmemiş kavun ve
karpuz da oda sıcaklığında saklanabilir. Meyve ve sebzeler mümkünse haftalık
olarak ya da en fazla 2 haftada tüketilmelidir. Bunların dışında buzdolabına
koyulmaması gereken besinlerin başında un gelmektedir. Un, kahve ve baharatlar
nemli ortamda saklanmaması gereken besinlerdir, bu nedenle buzdolabına
konulmamalıdır. Toplumda baharatların küflenmemesi için buzdolabına konulması
gerektiği gibi yanlış bir düşünce vardır. Oysa baharatlarda önemli olan nemdir.
Nemli ortamda aflatoksin üreten küflenmeye sebep olan mikroorganizmaların üreme
riski çok daha yüksektir. Bunlar hem çok zararlı hem de baharatların içerisinde
özellikle pul biberde çok rahat üreyebilmektedir. Ayrıca baharatlar yüksek
gramajlarda alınıp uzun süre muhafaza edilmemelidir. Bu nedenle aktarlardan
alınan ve ne kadar süredir orada durduğu bilinmeyen açık baharatları almak
güvenli değildir. Aynı şekilde zeytinyağı, reçel ve bal da buzdolabına
konulmamalıdır. Buzdolabı ısısı özellikle zeytinyağı için uygun değildir. Turşu
ve salamura besinler de zaten uzun saklama koşulları sağlanması için
yapıldığından buzdolabına konulmasına gerek yoktur.
Yumurtaları sakın yıkamayın!
9) Yumurta potansiyel riskli denilen protein açısından
en zengin ve bozulmaya en meyilli besinlerden bir tanesidir. Yumurtada yapılan
en büyük yanlışlık yıkanarak buzdolabına konmasıdır. Yumurta ıslatılarak
buzdolabı gibi nemli bir ortama konulduğunda kabuğundaki salmonella adı verilen
bazı bakteriler kabuklardan içeri doğru daha fazla nüfuz edebilir ve su
aktivitesi arttığı için çok daha fazla üreyebilirler. Bu nedenle yumurta
yıkanmadan kendi kutusunda ya da buzdolabı yumurtalığında saklanmalı ya da kuru
bir bezle silinmelidir.















