Yerli temiz kömürün
geleceğini tartışmak üzere Kömür Üreticileri Derneği (KÖMÜRDER) tarafından
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın desteğiyle bu yıl üçüncüsü düzenlenen
Temiz Kömür Teknolojileri Çalıştayı ve Fuarı, 18 Nisan 2019 tarihinde Pullman
İstanbul Kongre Merkezi’nde başladı.
Çalıştay ve Fuarın açılışına, Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanı Fatih Dönmez canlı video bağlantısıyla bağlandı. Fuarın açılışını
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Mithat Cansız, Dünya Kömür Derneği
Politikalar Yöneticisi Liam Mchugh ve KÖMÜRDER Başkanı Gökalp Büyükyıldız
yaptı.
Cari açığın kapanmasına 280 milyon dolarlık katkı
Canlı video bağlantısıyla bağlanan Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez çalıştayın üçüncüsünün yapılmasını ve daha da
önemlisi sürdürülebilir olmasını çok önemsediğini belirtti.
Enerji Bakanı şunları söyledi: “Kömür dünyada 200 yıldan
daha uzun süredir kullanılıyor ve bugün bile halen dünyanın en gelişmiş
ülkelerinin enerji portföylerinde kömür ilk sırada. Bizim de yerli kömürden vazgeçmeye
hiç niyetimiz yok. Enerjide ithal girdi oranımız halen yüksek. Bu nedenle
enerji arz güvenliğimiz için, Türkiye’nin enerji bağımsızlığı için kömür kritik
bir role sahip. Gerek kamu gerekse de özel sektörümüzün inancı ve desteği
sayesinde yerli ve yenilebilir kaynaklardan elektrik üretimimiz yüzde 55-60
arası bir banda oturmaya başladı. Mart sonu itibariyle yerli kömürden elektrik
üretim rakamımız yüzde 16,2 seviyesinde ancak yerli kömürde sahip olduğumuz
potansiyeli göz önüne aldığımızda bu oranı daha da yukarılara çekmemiz
gerekiyor. Önümüzdeki dönemde yerli kömürde 5 bin MW ilave kurulu gücü devreye
alarak enerji portföyümüzdeki payını daha da yukarılara çekeceğiz. Öte yandan
cari açığımızın kapanmasında yerli kömürün katkısı çok büyük. 1000 MW kapasiteye
sahip bir yerli kömür santrali kurulduğunda, bu santralin yıllık üreteceği
elektrik miktarı ile yıllık yaklaşık 1,24 milyar metreküp doğal gaz ithalatının
önüne geçmiş olacağız. Maddi olarak da cari açığımızın kapanmasına yıllık
yaklaşık 280 milyon dolarlık bir katkı sağlayacak.”
Cumhuriyet tarihi rekoru geldi
Afyon, Kahramanmaraş, Eskişehir, Konya, Tekirdağ gibi önemli
havzalarda yeni kömür rezervleri keşfettiklerini ve geçen yıl 101,5 milyon ton
kömür üretimi gerçekleştirerek Cumhuriyet tarihi rekoruna imza attıklarını
söyleyen Fatih Dönmez, bu artışta son yıllarda artan sondaj faaliyetlerinin
büyük payı olduğunu, MTA’nın geçtiğimiz yıl 1,5 milyon metre sondaj yaparak bu
alanda önemli bir başarı yakaladığını bildirdi.
Güvenli madencilik kırmızı çizgimiz
Güvenli madencilik için yaptıkları çalışmalardan da bahseden
Dönmez: “Madenlerimizi risk derecelerine göre 3 gruba ayırdık ve denetim
sıklığımızı artırdık. Geçen yıl 8 bin 88 maden sahasında 11 bin 95 ocağı
denetledik. Denetimler sonucu 2 bin 500 maden sahasının faaliyetlerini geçici
olarak durdurduk. Denetim sayımızı bu yıl 9 bine çıkarmayı hedefliyoruz.”
Kömürle ilgili algı operasyonları yürütülüyor
Dönmez: “Kömürle ilgili ne yazık ki gerek iletişim eksikliği
gerekse de belli grupların yürüttüğü algı operasyonları nedeniyle kara
propaganda yürütülmektedir. Kömüre dair ortaya atılan pek çok iddia hala
geçtiğimiz yüzyılın parametreleriyle ifade edildiği için bu konuda ne yazık ki
kamuoyunda bir zihin karmaşası yaşanmaktadır. Oysaki kömür sektörü bugün
teknolojiye yaptığı yoğun yatırımlarla hem çevresel kriterlerin sağlandığı hem
de verimliliğin artırıldığı bir yapıyı hayata geçirmeye başladı. Bizler
milletimizin kaynaklarını her ne pahasına olursa olsun çıkaralım anlayışına
karşıyız. Kaynaklarımızı ekolojik dengeyi bozmadan, çevresel sürdürülebilirlik
kriterleri çerçevesinde gün yüzüne çıkaracağız. Santrallerin, yatırımların,
karın, zararın elbet bir ömrü, maliyeti var ama çevrenin maliyeti yok. Çevresel
tahribatların geri dönüşü neredeyse bir nesil sonra telafi ediliyor. O nedenle
bu konuya yüksek ihtimam gösteriyoruz.”
Çayırhan örnek proje olacak
Bakan Dönmez sözlerine şöyle devam etti: “2019 sonuna kadar
eski nesil santrallerin bacalama ve filtreleme sistemlerinin değişmesi için
üreticilerimizle daha önceden mutabık kalmıştık. Yeni nesil santrallerimizi ise
en ileri teknolojiyle, doğal dengeyi bozmadan ve minimum emisyon değerleriyle
inşa edeceğiz. Çayırhan bunun en güzel örneklerinden biri. Gerçekleştirdiğimiz
ihalede belirlenen hava kalite sınır değerleri Avrupa Birliği tarafından kabul
edilen sınırların da altındaydı.”
Rezervlerimiz 19 milyar tona yükseldi
Enerji arz güvenliği ve maliyetler açısından yerli kömürün
temiz ve maksimum verimlilikte enerji üretimindeki payını artırmak için yapılması
gerekenleri tüm taraflarla bir araya gelerek tartışmak üzere bu yıl Temiz Kömür
Teknolojileri Çalıştayı ve Fuarı’nı düzenlediklerini belirten KÖMÜRDER
Başkanı Gökalp Büyükyıldız, desteklerinden dolayı Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez’e teşekkür etti.
Yerli kömür üretiminin artması ve enerjideki payının
yükselmesi ile ülke ekonomisi için önemli bir katma değer oluşturulacağını
söyleyen Büyükyıldız, bu konuda Milli Enerji ve Maden Politikası’nı KÖMÜRDER
olarak da desteklediklerini açıkladı. Büyükyıldız, son 10 yılda bu politika
sayesinde kömür rezervinin 19 milyar tona yükseldiğini bildirdi.
Türkiye coğrafyasının jeolojik ve tektonik koşullarına göre
maden sahalarındaki işletme zorlukları dikkate alınarak bölgesel bir modelleme
yapılması gerektiğini açıklayan Büyükyıldız, yatırım teşviklerinin havza esaslı
olması gerektiğini de belirtti.
İş kazalarını önlemek için atmamız gereken 4 adım
Kömürün ülke ekonomisine faydasının anlatılması gerektiğinin
altını çizen Gökalp, bu konuda yapılması gerekenleri 4 maddede özetledi:
1 - Yatırım yapan firmalar sektörün doğası gereği yatırımın
geri dönüş süreci uzun olduğu için sabırlı olmalıdır. İşyerlerindeki iş
güvenliği kültürü oluşturmada, çevre ve AR-GE gibi konularda asla taviz
vermemelidir.
2- Devletimizden sahalarda yaşanan zorlukların görülmesini
ve daha yapıcı bir yaklaşım sergilenmesi bekliyoruz. Son yıllarda devletin
denetim mekanizmasının iyi işlemesinden dolayı memnuniyetimizi açıkça belirtmek
isterim. Çalışma Bakanlığının iş sağlığı ve güvenliği denetimleri, MAPEG
denetimleri, yeraltı çalışanları için getirilen Zorunlu Ferdi Kaza Sigortası
uygulamasına ait denetimler ve çevre denetimleri firmaların sorumluluklarını
yerine getirme ve iş körlüğünün önüne geçmesi bakımından çok büyük önem
taşıyor.
3- Üniversitelerin nitelikli teknik eleman yetiştirmeleri,
akademisyenlerin de sahadaki uygulamalardan uzak olmamaları ve pratiğe önem
vermeleri gerekiyor.
4- Önemli bir sorumluluğun da sendikalara ait olduğunu
düşünüyoruz. İşverenler işyerinde çalışanlara mevzuatta belirtilen her türlü
eğitimi vermektedir. Sendikaların da farklı etkinlikler yaparak kendi üyelerini
bilinçlendirmesi gerekmektedir.















