Bloomberg HT’de Zeynep Akyol’un sunduğu “30 Dakika” programına konuk olan Balcıoğlu, küresel gelişmelerin tekstil sektörüne etkilerini değerlendirdi. Savaşların tedarik zincirlerinden lojistik maliyetlere, hammadde fiyatlarından ihracat taleplerine kadar birçok alanı doğrudan etkilediğini ifade etti.
“Sektör gelişmeleri takip ederek pozisyon alabiliyor”
Jeopolitik gerilimlerin piyasalardaki öngörülebilirliği azalttığını dile getiren Balcıoğlu, üreticilerin uzun vadeli planlama yapmakta zorlandığını söyledi.Savaş süreçlerinde alınan kararların kısa sürede değişebildiğine dikkat çeken Balcıoğlu, “Bir gün çatışmaların sona ereceği konuşulurken, ertesi gün yeniden farklı gelişmeler yaşanabiliyor. Bu nedenle sektör olarak süreci tamamen kontrol etmek mümkün değil. Firmalar sadece yaşanan gelişmelere göre pozisyon almaya çalışıyor” ifadelerini kullandı.Tekstilde verimlilik sorunu büyüyor
Belirsizlik ortamının üretim süreçlerinde verim kaybına yol açtığını belirten Balcıoğlu, işletmelerin bir yandan sipariş yoğunluğu diğer yandan talep dalgalanmalarıyla mücadele ettiğini söyledi.Üretimin istikrarlı ilerlememesinin maliyetleri artırdığına işaret eden Balcıoğlu, firmaların stok yönetimi ve nakit akışı arasında hassas bir denge kurmaya çalıştığını kaydetti.Yüksek faiz stok yükünü artırıyor
Finansman maliyetlerinin yükselmesinin stok yönetimini zorlaştırdığını belirten Balcıoğlu, geçmiş yıllarda kısa süreli stoklarla çalışan firmaların bugün daha yüksek stok seviyeleriyle hareket etmek zorunda kaldığını söyledi.Artan faiz oranlarının stok maliyetlerini yükselttiğini ifade eden Balcıoğlu, tedarikçilerle yapılan uzun vadeli anlaşmalarla risklerin azaltılmaya çalışıldığını, ancak ithal hammaddelerdeki maliyet artışlarının ürün fiyatlarına yansıdığını dile getirdi.Avrupa’dan Türk tekstiline talep arttı
Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan sorunların Türkiye tekstil sektörüne yeni fırsatlar oluşturduğunu belirten Balcıoğlu, özellikle Avrupa pazarında Türk üreticilere yönelik ilginin arttığını söyledi.Uzak Doğu merkezli lojistik sıkıntıların Türkiye’nin coğrafi avantajını daha görünür hale getirdiğini ifade eden Balcıoğlu, siparişlerde artış yaşandığını ancak bu yükselişin önemli bölümünün stok güvenliği amacıyla yapılan alımlardan kaynaklandığını belirtti.Talepteki artışın kalıcı olup olmayacağının zaman içinde görüleceğini vurgulayan Balcıoğlu, mevcut stok seviyelerinin yükselmesiyle birlikte siparişlerde yavaşlama yaşanabileceğine dikkat çekti.“Türk tekstilinin geleceği markalaşmadan geçiyor”
Türkiye’nin yalnızca düşük maliyet avantajıyla küresel rekabette ilerlemesinin zorlaştığını belirten Balcıoğlu, sektörün geleceğinin katma değerli üretim ve güçlü markalar oluşturmaktan geçtiğini söyledi.İtalya’nın “Made in Italy” algısıyla dünya çapında güçlü bir marka değeri oluşturduğunu hatırlatan Balcıoğlu, Türkiye’nin de benzer şekilde uluslararası ölçekte güçlü bir üretim kimliği oluşturması gerektiğini ifade etti.Sektörün ortak bir vizyonla hareket etmesi gerektiğini belirten Balcıoğlu, firmaların bireysel çabalarının yanı sıra Türkiye tekstilinin küresel marka değerini artıracak ortak çalışmaların önemine vurgu yaptı.Mısır yatırımlarında beklentiler karşılanmadı
Tekstil sektöründeki Mısır yatırımlarına da değinen Balcıoğlu, düşük işçilik maliyetlerinin tek başına yeterli olmadığını söyledi.Türkiye’de uzun yıllar içinde oluşan üretim kültürü, teknik altyapı ve hizmet kalitesinin önemli bir avantaj olduğunu belirten Balcıoğlu, bazı firmaların beklentilerini karşılayamayan yatırımlar nedeniyle yeniden Türkiye’de üretime yönelmeye başladığını kaydetti.Türkiye iş dünyasını uluslararası platformlarda temsil ediyor
Avrupa Birliği Genç Girişimciler Organizasyonu Başkan Yardımcılığı görevine de değinen Balcıoğlu, uluslararası platformlarda Türkiye iş dünyasının sorunlarını ve üretim gücünü temsil ettiklerini söyledi.Sivil toplum kuruluşlarının sektörlerin ihtiyaçlarını karar vericilere aktarmada önemli bir köprü görevi gördüğünü belirten Balcıoğlu, Türkiye’nin sanayi kapasitesinin uluslararası alanda daha etkin tanıtılması için çalışmalar yürüttüklerini ifade etti.Balcıoğlu, küresel belirsizliklerin devam ettiği dönemde Türk tekstil sektörünün esnek üretim gücüyle ayakta kalmaya çalıştığını belirterek, sürdürülebilir rekabet için markalaşma, katma değerli üretim ve güçlü finansal yapının öncelikli hedefler olması gerektiğini söyledi.