Yardımcıoğlu, "Asgari ücret işçi ve işverenlerin beklentilerine uygun olmalıdır"
Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu, asgari ücret hakkında değerlendirmede bulundu.
BBP İl binasında düzenlenen basın toplantısında konuşan BBP Genel Başkan
Yardımcısı Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu, “İlk toplantısı 4 Aralık 2020 Cuma
günü gerçekleştirilmiştir. İkinci toplantısını Türkiye İşveren Sendikaları
Konfederasyonunun (TİSK) ev sahipliğinde 15 Aralık 2020 tarihinde yapılacaktır.
Üçüncü toplantısını ise Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonunun (Türk-İş) ev
sahipliğinde 22 Aralık'ta gerçekleştirecektir. Asgari ücret 7 milyon kişiyi
ilgilendirmektedir. Bu rakamlarla bir ailenin geçinmesi maalesef ki mümkün
değildir. Vardiya yemeğinden kalan ‘portakalı’ eve çocuğuna götüren babanın ne
hissettiğine ilişkin bir fikri olmayanlar asgari ücreti belirlemesinler lütfen.
Asgari ücreti, yasa gereği işçi, işveren ve hükümetten 5'er temsilci olmak
üzere 15 kişiden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından
belirlenmektedir. Komisyon, yeni asgari ücreti belirleme çalışmaları kapsamında
dört kez toplanır. Bakanlığın belirlediği üyelerden birinin başkanlık ettiği
komisyon, en az 10 üyenin katılımıyla toplanıp, oy çokluğuyla karar verir.
Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu tarafın çoğunluğu sağladığı kabul
edilir” dedi.
ASGARİ ÜCRET NE KADARDIR VE NE KADAR OLMALIDIR?
Asgari ücretin işçi ve işverenlerin beklentilerine uygun şekilde olması
gerekliliğine değinen Yardımcıoğlu, konuşmasının devamında; “2020 yılında
uygulanan brüt 2943,00 liralık asgari ücretin net kısmı ise 2324,00 liradır.
Ayrıca asgari ücretlinin geliri, yılın son aylarında gelir vergisindeki artan
oranlı tarifeden dolayı (Gelir Vergisi Kanunu 103. Madde) daha da azalmaktadır.
Ve burada kamu elini taşın altına koymalı ve asgari ücret üzerinden alınacak
vergi için yüzde 15 üzerinden gelir vergisi dilimi başlatmak yerine yüzde 10
gibi bir rakamdan hareket edilerek sadece asgari ücretliler için 5 puanlık bir
indirim yapılmalıdır. Sudan’ın IMF borcunun bizim devletimiz tarafından
ödenmesinde BBP olarak bir sorun görmüyoruz ama Türk insanının ihtiyaçlarına
biraz daha çok odaklanılsa hiç fena olmaz esasında.
“PULUN KENDİSİ YOK AMA VERGİSİ VAR”
Ayrıca Asgari ücret üzerinden hesap edilen gelir vergisine ek olarak gelir
vergisi üzerinden hesap edilen binde 4,8 oranındaki damga vergisi de hemen bu
2021 senesinden başlamak üzere ivedilikle kaldırılmalıdır. Sosyal devlet
böylesi ekonomik ve sosyal dönemler içindir. 2020 yılında Türkiye asgari
ücrette Avrupa’da sondan 2. sıraya gerilemiştir. Bu duruma sosyal devlet elini
taşın altına koyarak hem işçiye hem de işverene destek olmak durumundadır. 2021
yılı için belirlenecek asgari ücretin işçi ve işverenlerin beklentilerine
uygun, çalışma hayatına olumlu katkı sağlayacak seviyede belirlenmesi esastır.
2020 yılı sonunda oluşacak enflasyon rakamının üzerinde bir zam yapılmalıdır ki
ücret erimemiş ve enflasyon karşısında korunmuş olsun. Dolayısıyla asgari ücret
için belirlenecek rakam işçileri memnun ettiği kadar işverenleri de memnun
etmelidir veya en azından zarar vermemelidir. İşverenin olmadığı yerde işçide
olmayacaktır. Artan maliyetler işletmeleri çalışamaz, istihdam yapmaz hale
getirmemelidir” ifadelerine yer verdi.












