Dünya Kadınlar Günü
kapsamında İsveç Ticaret Odası tarafından düzenlenen “İş Dünyasında Kadın”
temalı etkinlikte kadınların başarılarının önündeki engeller masaya yatırıldı
Dünya Kadınlar Günü kapsamında İsveç Ticaret Odası
tarafından toplumsal cinsiyet eşitliği konusuna dikkat çekmek amacıyla 11 Mart’ta
“İş Dünyasında Kadın” temalı bir etkinlik düzenlendi. Six Senses Kocataş
Mansions’ta gerçekleşen etkinlikte her biri birer rol model olan Türkiye’deki
başarılı kadın yöneticiler ve girişimciler, kadınların yüksek potansiyelinin
altını çizerek başarılarının önündeki engellerin kaldırılması için önerilerde
bulundu. Etkinlik kapsamında Capital Dergisi Yayın Yönetmeni Sedef Seçkin’in
moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Yönetimde Kadın” panelinde; TAV
Havalimanları Holding Başkan Yardımcısı ve CFO’su Burcu Geriş, EBRD Türkiye
Ülke Başkan Vekili Hande Işlak ve Systemair HSK Genel Müdürü Ayça Eroğlu iş
dünyasında kadının önemine vurgu yaptılar. Moderatörlüğünü Bilim Virüsü
Kurucusu ve Kurumsal İletişimciler Derneği Başkanı Şule Yücebıyık’ın üstlendiği
“Start-Up Dünyasında Kadın” panelinde ise Yönetim Danışmanı Lale Saral
Develioğlu, Regin Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Ayşegül Eroğlu ve Glories
Chocolate Kurucusu Özge Yücesoy kadın girişimcilerin sayılarının artması için
gerekli destek ve teşviklere dikkat çektiler. Kadınların birbirlerine daha çok
destek olmaları gerektiğinin vurgulandığı etkinlikte, geleneksel bakış açısıyla
dayatılan anne ve eş rollerinden dolayı kadınların çoğu zaman kariyer
basamaklarını erkeklerden daha uzun sürede çıkabildikleri konuşuldu. Türkiye’nin
dünyanın ilk 10 ekonomisinde yer alabilmesi için cinsiyet ayrımına son
verilmesinin şart olduğuna dikkat çekilen panellerde, fırsat eşitliğinin önemi
üzerinde duruldu. Türkiye’de kadınların iş gücüne katılım oranının OECD
ortalamasına çıkarılmasıyla GSYİH’nin yüzde 20 büyümesinin öngörüldüğünün
anlatıldığı etkinlikte, ülkemizdeki her 100 girişimciden sadece 9’unun kadın
olması gerçeğini değiştirmek için kadın girişimcilere çok daha fazla destek
olunması gerektiğinin altı çizildi.
Türkiye’de faaliyet gösteren İsveçli firmaları aynı çatı
altında toplayan İsveç Ticaret Odası; insanlara, doğaya ve kültürlere saygı
değerlerinden yola çıkarak önemli çalışmalar yürütüyor. 8 Mart Dünya Kadınlar
Günü kapsamında Türkiye’nin önde gelen kadın yöneticileri ve girişimcilerinin
katılımıyla gerçekleştirilen “İş Dünyasında Kadın” etkinliği de bu çalışmalar
kapsamında düzenlendi. İstanbul Sarıyer’de konumlanan Six Senses Kocataş
Mansions’ta 11 Mart Çarşamba günü, toplumsal cinsiyet eşitliği konusuna dikkat
çekmek amacıyla hayata geçirilen etkinlikte, “Yönetimde Kadın” ve “Start-Up
Dünyasında Kadın” konulu iki ayrı panel gerçekleştirildi. Capital Dergisi Yayın
Yönetmeni Sedef Seçkin’in moderatörlüğünü gerçekleştirdiği “Yönetimde Kadın”
panelinde; TAV Havalimanları Holding Başkan Yardımcısı ve CFO’su Burcu Geriş,
EBRD Türkiye Ülke Başkan Vekili Hande Işlak ve Systemair HSK Genel Müdürü Ayça
Eroğlu panelist olarak yer aldı. Moderatörlüğünü Bilim Virüsü Kurucusu ve
Kurumsal İletişimciler Derneği Başkanı Şule Yücebıyık’ın üstlendiği “Start-Up
Dünyasında Kadın” panelinde ise Yönetim Danışmanı Lale Saral Develioğlu, Regin
Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Ayşegül Eroğlu ve Glories Chocolate Kurucusu Özge
Yücesoy panelist olarak görüşlerini paylaştı.
“Türkiye’de cinsiyet
eşitliği konusuna gereken önemin verilmesini amaçlıyoruz”
Etkinliğin açış konuşmasında iş hayatında cinsiyet
eşitliğine vurgu yaparak Türkiye’deki kadın çalışanlarla ilgili açıklamalarda
bulunan İsveç Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Systemair HSK Genel Müdürü
Ayça Eroğlu, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde konuşulması gereken en önemli
konuların başında iş yaşamında cinsiyet eşitliği geliyor. Özellikle İsveç’in bu
konuda büyük atılımları var. Şu anda cinsiyetler arası gelir eşitliğinde dünyada
dördüncü sırada olan İsveç, sadece kendi ülkesinde değil, İsveçli firmaların
yurtdışındaki şirket politikalarında da cinsiyet eşitliği konusunda ciddi
politikalar yürütüyor. Örneğin 2017 yılında Türkiye’de kadınların yönetici
pozisyonlarındaki oranı ortalama yüzde 17,3 iken, İsveçli şirketlerin Türkiye
ofislerinde bu oran yüzde 28,8 olarak gerçekleşti. İsveç Ticaret Odası olarak
düzenlediğimiz "İş Dünyasında Kadın" temalı etkinliğimizin amacı da
cinsiyet eşitliği konusuna Türkiye’de de gereken önemin verilmesini sağlamak
için atılan adımlara katkıda bulunmak. Kadın yöneticiler ve girişimcilerle
beraber gerçekleştiğimiz bu etkinlikle, kadınların ekonomiye katkısının ve iş
yaşamandaki yerinin ne kadar önemli olduğunu anlatmak istiyoruz" dedi.
“Kadınlar olarak en
büyük kötülüğü önce kendimize sonra birbirimize yapıyoruz”
İsveç Konsolosluğu Başkonsolusu Peter Ericson ile İsveç
Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Systemair HSK Genel Müdürü Ayça
Eroğlu’nun açış konuşmalarının ardından etkinlik, Capital Dergisi Yayın
Yönetmeni Sedef Seçkin’in moderatörlüğünde “Yönetimde Kadın” paneli ile devam
etti. Panelde gerçekleştirdiği konuşmasında kadınların kadınlara daha çok
destek olması gerektiğine dikkat çeken TAV Havalimanları Holding Başkan
Yardımcısı ve CFO’su Burcu Geriş, “Biz kadınlar en büyük kötülüğü önce
kendimize sonra da birbirimize yapıyoruz. Nasıl mı? Suçlu hissederek, yetersiz
hissederek, kendimize güvenmeyerek, hakkımızı aramayarak kendimize haksızlık
yapıyoruz. Benim bir anne ve kariyer sahibi bir kadın olarak hayattaki mottom
“suçlu hissetmemek” üzerine kurulu… İşteyken işte, evdeyken evdeyim, o dengeyi
tutturmak ve suçlu hissetmemek bizim elimizde. Kadınlar olarak birbirimize
yaptığımız en büyük haksızlık ise birbirimizi seçimlerimizden dolayı yargılamak
ve erkeklerdeki ağabey-kardeş ilişkisi gibi bir kız kardeşlik desteğine ve
networküne çok rahat sahip olamamak. Biz istersek, sınırlarımızı aşarsak, her
şeyi başarabiliriz” diye konuştu.
“Kız ve erkek
annelerine büyük rol düşüyor”
Hem kız hem de erkek annelerine çok önemli bir rol düştüğüne
dikkat çeken Geriş, “Kızlarımızı kendilerine güvenli ve istedikleri her şeyi
yapabilecekleri düşüncesiyle yetiştirip, oğullarımıza “ağam, paşam” diye ayrım
yapmadan kadınlara nasıl davranmaları gerektiğini, eşitliği, adilliği küçük
yaşta öğretirsek sorunu kökünden çözebiliriz. En önemli konu 0-6 yaş
dönemindeki eğitim ve bunu anne-babalar olarak çocuklarımıza ilk önce evde biz
vermeliyiz. Eşitsizlikleri düzeltmek adına devlet ve şirket politikalarından
eğitime kadar her konuda gerekli değişiklikleri gerçekleştirmek için elimizden
geleni yapmamız lazım. Hep beraber istersek, bir fark yaratabileceğimize
inanıyorum” dedi.
“Kadınlar yetenekli
olsalar bile kariyer basamaklarını erkeklere göre daha uzun sürede çıkıyor”
EBRD Türkiye Ülke Başkan Vekili Hande Işlak, “Yönetimde
Kadın” panelinde gerçekleştirdiği konuşmasında kadınların yetenekli ve çok iyi
eğitim almış olsalar dahi kariyer basamaklarını erkeklere göre daha uzun sürede
çıktıklarını belirterek şu açıklamalarda bulundu; “Özellikle anne ve eş
rollerinin gerektirdiği çocuk bakımı ve ev işleri gibi sorumlulukların
geleneksel bir anlayış çerçevesinde sadece kadının sorumluluğu olarak görülmesi
kadının üzerinde ağır bir yük oluşturarak iş motivasyonunu ve üretkenliğini
doğrudan etkiliyor. Bunun üzerine bir de kurumsal politikaların cinsiyete
duyarlı olmamasından kaynaklı engeller var ise problem iyice derinleşiyor”
dedi.
“49 proje ile
toplumsal cinsiyet eşitliğini ve ekonomik kapsayıcılığı destekledik”
EBRD olarak hem Türkiye ülke stratejilerinde hem de
toplumsal cinsiyet eşitliği stratejilerinde daha fazla kadının ekonomiye
katılması ve iş hayatında liderlik pozisyonlarına gelebilmesini özel sektörle
iş birliği içinde desteklemek üzere hedefler koyduklarını anlatan Işlak, “Bu
çerçevede kadın girişimciliğini hem finansman hem de danışmanlık hizmetleri
sağlayarak destekliyoruz. Şirketlerin IK politikalarını daha kapsayıcı hale
getirmelerine teknik destek vererek daha fazla kadının iş hayatına girmesine ve
liderlik pozisyonları için desteklenmelerine ivme katıyoruz. İş hayatına
katılmak ve kariyer yolunda ilerlemek isteyen genç kadınların, şirketlerin
ihtiyacı olan beceri ve mesleki yeterlilikleri edinebilmesi için özel sektörle
iş birliği yapıyoruz. EBRD’nin 2009’da Türkiye’de faaliyete başlamasından bu
yana yaptığı 12 milyar Euro’nun üzerinde yatırımın dörtte birine karşılık gelen
3.2 milyar Euro’nun aktarıldığı toplam 49 proje ile toplumsal cinsiyet
eşitliğini ve ekonomik kapsayıcılığı destekledik” şeklinde konuştu.
“Kadınların iş
hayatında erkeklerle eşit haklara sahip olduğu ülkelerin başında İsveç geliyor”
“Yönetimde Kadın” paneli kapsamında kadınların çalışma
hayatında daha aktif rol alabilmesi için yapılması gerekenlere dikkat çeken
Systemair HSK Genel Müdürü Ayça Eroğlu, “Kariyer hayatının şekillenmesinde, kız
veya erkek her çocuk için eğitim alınan kurumlar haricinde; nasıl bir ortamda
dünyaya geldiğinin, anne ve babanın üretkenliklerinin, çekirdek aile
kodlarının, değerlerin, bunların çocuğa aktarımının, kısaca aile içi gelişim
sürecinin çok etkili olduğunu düşünüyorum. Ülkemizde yakın çevremde de
gözlemlediğim en büyük problem; iyi eğitim almış, kendisine ciddi yatırımlar
yapılmış ve birçok önemli kurumun imkanlarından yararlanarak önemli konumlara
gelen kadınların evlenip çocuk sahibi olduktan sonra bu kazanımları pratiğe ve
üretkenliğe yansıtamamaları. Bu noktadaki kaybımızın ciddi boyutlarda olması
nedeniyle önce anne ve babanın, sonraki süreçte de eşlerin ülkemizin yetişmiş
ve potansiyel sahibi kadınlarına destek olması gerekiyor” dedi.
“Türkiye’nin dünyanın
ilk 10 ekonomisinde yer alması için cinsiyet ayrımına son vermek şart”
Her insanın, kadın erkek ayrımı yapmadan, kendini
gerçekleştirme hikayesi olması gerektiğini vurgulayan Ayça Eroğlu,
“Ebeveynlerin çocuklarına verecekleri en önemli miras budur. Bu hikayenin
içerisinde kadınların iş hayatı ve sivil toplum örgütlerinde sağlayacağı fayda,
taşıyacağı sorumluluk kritik bir öneme sahip. Eğer bu bakış açısı ile büyüyen,
kendine güvenen, katma değer yaratan çocuklar yetiştirebilirsek bizden sonraki
nesil de kendisine yapılan yatırımı üretime dönüştürecek ve ülkemizin kalkınma
planlarına katkı sağlayacaktır. 1926 yılında Mustafa Kemal Atatürk tarafından
hayata geçirilen Türk Medeni Kanunu ile kadının sosyal hayattaki varlığının
temeli atılmış, “Cumhuriyet Kadını”nın önemi ve ülke gelişimindeki etkisi
vurgulanmıştır. Bizlerin görevi de gelecek nesillere örnek olup, Türkiye’nin
dünyanın ilk 10 ekonomisi arasında yer alabilmesi için cinsiyet ayrımı
yapmaksızın tüm bireylerin potansiyelini ortaya çıkarabilmesini sağlamak, var
gücümüzle çalışmak, üretmek ve çocuklarımızı da yine aynı anlayışla
yetiştirmektir” diye konuştu.
“Kadının iş gücüne
katılımını OECD ortalamasına çıkarırsak Türkiye’de GSYİH yüzde 20 büyür”
“İş Dünyasında Kadın” temalı etkinlik kapsamında
gerçekleştirilen ve moderatörlüğünü Bilim Virüsü Kurucusu ve Kurumsal
İletişimciler Derneği Başkanı Şule Yücebıyık’ın üstlendiği “Start-Up Dünyasında
Kadın” panelinde konuşan Yönetim Danışmanı Lale Saral Develioğlu, Türkiye’de
kadınların iş gücüne katılımının önemine dikkat çekerek şu açıklamalarda
bulundu; “Dünyada büyümeyi tetikleyebilecek üç konu olduğu biliniyor:
Şehirleşme, kadınların ekonomiye katılımı ve inovasyon. Ülkemize bakıldığında,
şehirleşme oranımız belki de gereğinden bile fazla. Demek ki kadın istihdamı ve
inovasyondan başka çaremiz yok. Türkiye’de kadının iş gücüne katılımını OECD
ortalamasına çıkarırsak GSYİH’nın yüzde 20 büyüyeceği öngörülüyor. Dolayısıyla,
kadın istihdamı sadece ahlaki ve sosyal bir konu değil, aynı zamanda ekonomik
zorunluluk. Kadın girişimciliğini teşvik ederek ise her iki amaca birden hizmet
etme fırsatımız var. İş dünyası yöneticiye “hazır mı” diye bakar; yatırımcı
girişimciye “hevesli mi” diye bakar. Araştırmalar erkeklerin yeni sorumluluklar
yüklenme noktasında hazır olmayı beklemeden kendilerini ortaya koyduklarını,
yeni fikirler ve girişimler söz konusu olduğunda daha hevesli göründüklerini,
buna karşılık kadınların daha temkinli davrandığını ve tam hazır hissetmeden
yeni sorumluluklara atılmadığını tespit ediyor. Bu da kadınların erkeklere
kıyasla daha az girişken ve başarı için daha az istekli oldukları algısını
yaratıyor. Kadınlarımızı bu konuda her fırsatta cesaretlendirmemiz şart.”
“Türkiye’de her 100
girişimciden sadece 9’u kadın”
İş hayatında uzun yıllar profesyonel olarak çalışmanın ve
son dönemde danışmanlık ve öğretim üyeliği yapmanın yanı sıra, aynı zamanda
Bireysel Katılım Yatırımcısı lisanslı bir melek yatırımcı olduğunu belirten
Develioğlu, “Yatırım yaptığım şirketleri seçerken farklı alanlara hitap eden
çözümlerden bir portföy oluşturmaya çalışıyorum ve iki potansiyele bakıyorum.
İlk olarak fikrin potansiyeline ve girişimcinin bunu hayata geçirme
potansiyeline, ikinci olarak ise girişimcinin bu işe maddi-manevi ne derece
gönül koyduğuna, işi zaman içinde dönüştürebilme esnekliğine ve yetkinliğine
bakıyorum. Yatırım yaptığım beş şirketten sadece birinin girişimcisi kadın.
Türkiye’ye baktığımızda da her 100 girişimciden sadece 9’u kadın. Kadınlarımızı
daha girişimci olmaya teşvik etmeli, bunun için uygun eğitim şartlarını ve
gelişim ortamlarını yaratmalıyız" şeklinde konuştu.
“Girişimci kadınların
ana problemi finansmana erişim”
Regin Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Ayşegül Eroğlu, “Start-Up
Dünyasında Kadın” paneli kapsamında Türkiye'de girişimcilik anlayışı ve
ekosisteminin özellikle son 10 yıldır çok büyük bir ivme ile ilerlediğinin
altını çizerek şu bilgileri paylaştı; “2018/2019 Global Girişimcilik İzleme
Raporu’na göre Türkiye, 48 ülke içerisinde 15. sırada yer alıyor. Ne yazık ki,
bu girişimleri cinsiyetlerine göre ayırdığımızda kadın girişimci oranında son
zamanda artış gözlemlense de bu artış hala istenilen seviyeye ulaşmış değil.
Profesyonel yaşamın yüzde 33’ünü kadınlar oluştururken bu oran, girişimlere
bakıldığında yüzde 10 seviyelerine kadar düşüyor. KAGİDER tarafından 2019
yılında yayınlanan Türkiye Kadın Girişimcilik Endeksi, girişimci kadınlarımızın
ana problemlerinden birinin finansmana erişim olduğunu ortaya koyuyor. Yani
kadınlarımız, uygun koşullardaki kredileri bulmakta zorlanıyor, bulduklarında
ise kullanmakta imtina ediyorlar. Dolayısıyla bu sorunun ortadan kalkması adına
yeni kuluçka merkezlerinin açılmasının, erken yatırım ve hibelerin artmasının
oldukça faydalı olacağına inanıyorum.
“Pozitif ayrımcılığı
değil fırsat eşitliğini desteklemek gerekiyor”
Pozitif ayrımcılıktan ziyade, fırsat eşitliğini
desteklemenin daha faydalı olacağını ifade eden Ayşegül Eroğlu, kadın
istihdamını teşvik etmek için KAGİDER önderliğinde Dünya Bankası teknik desteği
ve PwC ve Ernst&Young iş birliği ile oluşturulan FEM (Fırsat Eşitliği
Modeli) sertifika programının bu kapsamda örnek projelerden biri olduğunu
belirtti. Evdeki sorumlulukların paylaşılmasında fırsat eşitliği oluşturulması
anlayışının, özellikle aile içi eğitime dayanmasından dolayı Türk aile
yapısında ve kültüründe gelişmesinin zaman alacağını ifade eden Ayşegül Eroğlu,
“Dolayısıyla kadının, kendisine çocuk yetiştirmede addedilen sorumluluklarını
paylaşacağı kurumların ve merkezlerin varlığı elzemdir. Kısacası; vizyonu,
adanmışlığı, sorumluluk bilinci olan ve kendi ayaklarının üzerinde
durabileceğine güvenen her kadının, yukarıda saydığım ekosistemler ile
desteklendiği takdirde her türlü başarıya koşacağına ve ülkemizi
kalkındıracağına sonuna kadar inanıyorum” dedi.
“İş dünyasında hak ve
emek kavramlarının savunulması gerekiyor”
Glories Chocolate Kurucusu Özge Yücesoy, “Start-Up
Dünyasında Kadın” panelinde gerçekleştirdiği konuşmasında kadın istihdamının
önemine dikkat çekerek markanın çalışanlarının yüzde 80’inin kadınlardan
oluştuğunu belirtti. İş dünyasında pozitif ayrımcılığın değil, hak ve emek
kavramlarının savunulması gerektiğini ifade eden Yücesoy, “Şirketimizde
kadınlar ve erkekler arasında pozitif ayrımcılık yapmıyoruz, hak eden
pozisyonlara emek harcayan ve o pozisyon için uygun olan kişileri getiriyoruz,
ancak genelde bu başarıyı sağlayanlar kadınlar oluyor. Elbette her işletmede
durum farklı olabilir, ancak bizim şirketimizde kadın çalışanlarımızın yoğun
olduğu çalışma ortamında iş sorumluluğu ve disiplinin, işi sahiplenmenin daha
yüksek olduğunu gözlemliyoruz. Daha önce çocuklarına baktıkları için
çalışamamış olan kadınlara da fırsat veriyoruz ve iş hayatında çok başarılı
olduklarını görüyoruz. Ekip çalışmasına büyük önem veren ve her bir
çalışanımızın ekibin gerçek bir parçası olmasını sağlayabilen bir markayız. Çok
çalışmanın yanı sıra işimize özen gösteren ve değer veren bir ekip olarak,
Türkiye menşeili bir marka olmamıza rağmen raflarda global markaların yanında
yer almayı başarıyoruz. Bu başarımızı özverili ekibimiz, yüksek kalitemiz ve
inovatif ruhumuzdan alıyoruz” şeklinde konuştu














