Plastik torbalar son dönemde çevre tartışmalarının tam
merkezinde yer alıyor. Yeni yıl ile birlikte ücretli hale getirilen plastik
torbaların kullanımını azaltarak çevrenin korunması hedefleniyor. Peki plastik
torbaların Türkiye’deki çöpün sadece binde 4’ünü oluşturduğunu biliyor
muydunuz? Üstelik plastik poşetlerin alternatifi olarak gösterilen bez torbalar
dikkatli kullanılmaması durumunda sağlık açısından ciddi riskler barındırıyor.PAGEV Başkanı Yavuz Eroğlu, “ağaca bakarken orman görülmüyor” diyerek çevreyi
korumak istiyorsak yasaklar ve ek vergiler getirmek yerine güçlü bir atık
yönetimi sistemi ve geri dönüşüm kültürü oluşturmak gerektiğinin altını
çiziyor.
Plastik poşetlerin buz dağının görünen kısmı olduğunu
belirten Yavuz Eroğlu, konu ile ilgili dikkat çekici başlıkları paylaştı.
1-Plastik Torbalar Türkiye’deki çöpün sadece binde 4’ünü
oluşturuyor. Türkiye’nin toplam çöpünün bir belediye otobüsü büyüklüğünde
olduğunu varsayarsak plastik poşetler çocukların kullandığı akülü arabadan bile
daha az yer kaplıyor.
2-Yüzde 100 geri dönüştürülebilen plastik torbalar, tamamen
Türkiye’de üretiliyor. Yurtdışından ithal edilmediği için döviz kaybına da
sebep olmayan plastik torbalar bu özelliği ile de ön plana çıkıyor.
3-Türk halkı market poşetlerini doğaya atmıyor, büyük
çoğunluk çöp poşeti olarak kullanıyordu. Böylece birden fazla kez kullanılmış
oluyordu. Ücretli poşet uygulaması doğaya poşet bırakan azınlık kesim yerine
toptancı bir yaklaşımla poşetini doğaya bırakmayanları da cezalandırmış oluyor.
4-Geri dönüşüme kazandırılan plastik poşetler çocuk oyun
alanları, inşaat malzemeleri ve yeni plastik torba üretiminde kullanılmaktadır.
Bu noktada önemli olan tüketiciyi poşetleri bilinçli kullanmaya ve geri
dönüşüme kazandırmaya teşvik etmektir.
5-Dünyanın en büyük 6. Avrupa’nın en büyük 2. plastik
üreticisi konumunda bulunan plastik sektörümüzün önemli oranda geri
dönüştürülmüş hammaddeye ihtiyacı var. 150’den fazla ülkeye ihracat
gerçekleştiriyoruz. Bu ülkeler Türk plastik ürünlerini kaliteli ve sağlıklı olduğu
için tercih ediyor. Üstelik ihracat yaptığımız ülkeler geri dönüştürülmüş
plastik talep ediyorlar. Marketlere konulacak plastik poşet iade kutuları bir
çözüm önerisi olarak ele alınmalıdır. Böylece iade edilen poşetler
dönüştürülürken tüketiciler de eskiden olduğu gibi satın aldığı ürünleri
güvenli ve ekonomik bir yöntemle taşımaya devam edebilecektir.
6- Plastik poşetlerin alternatifi olarak önerilen kağıt
torbaların tüketimindeki artış daha çok ağaç kesilmesi demek. Bu da
ormanlarımızın azalmasına sebep olarak çevreye ciddi zarar verilmesi anlamına
geliyor.
7- “Plastik poşetler neden hayatımıza girdi” sorusunun
yanıtını çabuk unuttuk. Bu tartışmalar sırasında hijyen ve sağlık boyutunu
gözden kaçırıyoruz. Plastik poşetlere alternatif olarak önerilen bez torbalar
ise belli bir kullanımdan sonra mikrop yuvasına dönerek sağlığı ciddi oranda
tehdit edebiliyor. Örneğin; San Francisco’da plastik alışveriş poşetleri 2007
yılında yasaklamıştı. Ancak yasaktan 2 sene sonra yapılan araştırmalar
(Jonathan Klick ve Joshua Wright) gıda kaynaklı hastalıklarda yüzde 46 artış
olduğunu ortaya koydu. Bu artışın ana sebebi ise insanların defalarca
kullanılan torbalarının içinden mikrop kapmasıydı. Yine Arizona
Üniversitesi’nde yapılan bir diğer araştırma defalarca kullanılan bez
torbaların yüzde 50’sinde gıda kaynaklı salmonella ve yüzde 12’sinde koli
basiline (E.Koli) rastlandığını ortaya çıkarmıştır.
8-Eskiden deterjanlarla gıdaları ayrı ayrı torbalara koyan
tüketici şimdi aynı torbaya hepsine sıkıştırmak zorunda kalarak ayrı bir sağlık
riskini de almış oluyor.
9- En az 121 kez kullanılmayan bez torbanın çevreye ve geri
dönüşüme katkısı olmuyor ki çoğunlukla 121 kez kullanılmadan atılıyor.
10- Poşet buz dağının görünen kısmını oluşturuyor. Esasen
odaklanması gereken konuyu atık yönetim sistemi ve geri dönüşüm oluşturuyor. Şu
an Türkiye geri dönüşüm konusunda çok başarılı bir ülke ve dikkat çekici olan
da geri dönüşüme en çok katkıyı sokak toplayıcıları yapıyor. Resmi geri dönüşüm
rakamlarına girmeyen “Vahşi Toplama” oldukça yüksek çünkü bu atıklar değerli.
Bazıları şov yaparken gerçek çevreciliği onlar yapıyor. Sokak toplayıcıların
sisteme dâhil edilip sosyal haklarının verilmesi ve geri dönüşümün daha
kaliteli bir noktaya gelmesi sağlanabilir. Eğitim ve bilinçlendirme yine olmazsa
olmaz.














