Şanlıurfa-Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eski bir öğrenci tarafından gerçekleştirilen ve eğitim camiasını derinden sarsan silahlı saldırı, Türkiye genelinde büyük bir tepkiye yol açtı. Eğitim-Bir-Sen, artan şiddet olaylarına ve eğitim çalışanlarının can güvenliği endişesine dikkat çekmek amacıyla 81 ilde iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Yapılan açıklamada, eğitimcinin itibarsızlaştırılmasının toplumsal bir çöküşe işaret ettiği vurgulanırken, okulların güvenli alanlar olması için acil önlemler alınması istendi.
Siverek’te bir okulda yaşanan ve polisten öğretmene, öğrenciden vatandaşa kadar herkesi hedef alan menfur saldırı, bardağı taşıran son damla oldu. İstanbul ve Ankara’da yaşanan benzer şiddet olaylarının ardından, eğitim çalışanları bugün Türkiye’nin dört bir yanında seslerini yükseltti. Eğitim-Bir-Sen öncülüğünde bir araya gelen binlerce eğitimci, "Öğretmene uzanan el, geleceğe uzanmıştır" diyerek iş bıraktı. Yapılan basın açıklamalarında, şiddetin münferit bir olay olmaktan çıkıp bir iş güvenliği sorununa dönüştüğü belirtildi. Özellikle sanal medya üzerinden yapılan tehditlerin takibi ve okul güvenliği konularında devletin acil sorumluluk alması gerektiği vurgulandı. İşte eğitim camiasını sokağa döken o haklı tepkinin ve çözüm önerilerinin tüm detayları…
SİVEREK’TEKİ SALDIRI BARDAĞI TAŞIRDI: 81 İLDE İŞ BIRAKMA
Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eski bir öğrencinin gerçekleştirdiği silahlı baskın, eğitimciler arasındaki güvenlik endişesini zirveye taşıdı. Eğitim-Bir-Sen, yaşanan bu vahim tablo karşısında 81 ilde kitlesel eylem ve bir günlük iş bırakma kararı aldı. Yapılan açıklamada, ABD'deki okul baskınlarına benzer görüntülerin Türkiye'de yaşanmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi. Eğitimciler, sadece kendileri için değil, öğrencilerin ve toplumun geleceğini korumak adına bu tepkiyi gösterdiklerini dile getirdi.
EĞİTİMDE ŞİDDETİ ÖNLEMEK İÇİN "ACİL EYLEM PLANI" ÇAĞRISI
Eğitim-Bir-Sen tarafından yapılan açıklamada, şiddet sarmalından kurtulmak için somut çözüm önerileri sıralandı:
Sanal Medya Takibi: Tehditlerin zamanında tespit edilmesi için dijital mecraların sıkı denetlenmesi istendi.
Okul Polisi ve Disiplin: Güvenliğin tesisi için "Okul Polisi" uygulamasının hayata geçirilmesi ve yeni bir öğrenci disiplin yönetmeliği çıkarılması talep edildi.
Rehberlik Hizmetleri: Her okula rehber öğretmen normu verilerek, akran zorbalığı ve dijital istismara karşı mücadelenin güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Adli İhtisaslaşma: Bilişim ve çocuk suçlarında adli süreçlerin hızlandırılması için ihtisaslaşma sağlanması önerildi.
VELİLERE SESLENİŞ: "ÖĞRETMENLER ÇOCUKLARINIZ İÇİN BURADA"
Açıklamada velilere de özel bir parantez açıldı. Öğretmenlerin çocuklara hizmet etmek için büyük fedakarlıklarla çalıştığı hatırlatılırken, asılsız şikayetlerin ve hedef göstermelerin eğitim iklimine zarar verdiği belirtildi. "Öğretmeni değersizleştiren anlayış, en büyük zararı çocuklara ve ailelerine vermektedir" denilerek, okul-aile iş birliğinin saygı temelinde yeniden inşa edilmesi gerektiği kaydedildi.
BU BİR UYARIDIR: "SABRIMIZ KALMADI!"
Eğitimciler, devletin en temel yükümlülüğünün can güvenliğini sağlamak olduğunu hatırlatarak, gerekli adımlar atılmadığı takdirde mücadeleyi her platformda büyüteceklerini ilan etti. Şiddeti normalleştiren her türlü yaklaşıma karşı duracaklarını belirten sendika temsilcileri, saldırıya uğrayan tüm eğitim çalışanlarına ve öğrencilere acil şifalar diledi.












