Sindirimsisteminin yaşamsal faaliyetlerini güçlendiren ve devam ettiren en önemli
etkenlerinden biri; orada yaşayan yararlı bakteriler olduğunu belirten Anadolu
Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Bu yararlı bakterilerin
(probiyotik) yaşaması ve çoğalması için gereken lifi, besinler en fazla tam
tahıllar, kuru baklagiller, pırasa, karnabahar, sarımsak, soğan, yeşil yapraklısebzeler, muz, avokado gibi meyveler, turşu, boza, şıra, sirke ve tarhana gibi
fermente ürünler ve kefir, yoğurt gibi fermente süt ürünleridir. Özellikle
karnabahar yemeği ‘mide dostu’ bir yemek olarak örnek verilebilir. Karnabahar
mide asitlerini dengeler” dedi.
Mideye iyi gelen besinler kişiden kişiye değişebilir
Mideye iyi gelen besinlerin bazen kişiden kişiye farklılık
gösterebildiğini söyleyen Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Patates suyunun
mideye yararı ile ilgili yapılan çalışmalar olumlu, fakat herkes için iyi gelir
demek için yeterli değildir. Ancak mide-bağırsak hastalıklarını önlemek için
bitki çayları en doğal etkiye sahip. Rezene çayı, papatya çayı, meyan kökü ve
tıbbi nane çayı en önemlileri. Nane çayı reflüsü olanlar için uygun değil”
şeklinde konuştu.
Aşırı sıcak, kafeinli ve aşırı baharatlı yiyecekler mide ve
bağırsak için zararlı
Sağlıklı beslenme alışkanlığının çocuklukta, hatta bebeklikte,
ailede başladığını vurgulayan Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Örnek, “Katkı
maddeli hazır yiyecekler, aşırı baharatlı-soslu-kremalı yiyecekler,
kızartmalar, aşırı soğuk-aşırı sıcak yiyecekler, asit oranı yüksek içecekler,
aşırı şekerli yiyecekler, aşırı kafeinli içecekler mide ve bağırsak sağlığına
zarar veren yiyeceklerdir” şeklinde konuştu.
Sadece sağlıklı beslenme ile mide kanseri riski en aza
indirilebiliyor
Yapılan çalışmalara göre mide kanserini önleyici olarak tek bir
besinin kesin olarak bağdaştırılamadığını söyleyen Tuba Örnek, “Çalışmalar şunu
gösteriyor ki; mide kanseri veya diğer kanserlerden korunmak sağlıklı ve
dengeli beslenmekten geçiyor. Sadece sindirim sistemini olumsuz etkileyen
yiyeceklerden uzak durduğumuz zaman bile kanser riskini en aza indirgemiş
oluyoruz” dedi.















