Türkiye’de sigara içme oranlarının kadınlarda yüzde 24,
erkeklerde ise yüzde 63 olduğunu belirten Acıbadem Adana Hastanesi Göğüs
Hastalıkları Uzmanı Dr. Gamze Uçar, gerekli önlemler şimdiden alınmazsa,
toplumun büyük kısmını kapsayan yüksek sigara tüketimi nedeniyle çok yakın
gelecekte bir akciğer kanseri salgını ile karşı karşıya olacağımız uyarısında
bulundu.
“Kadınlarda sigara kullanımı artıyor”
Yirminci yüzyılın başlarında nadir görülen bir hastalık iken
sigara içme alışkanlığındaki artışa paralel olarak sıklığı artan ve dünyada en
fazla görülen kanser türü haline gelen akciğer kanseri, mevcut kanser
olgularının yaklaşık yüzde 13’ünü oluşturuyor. Erkeklerde sigara ve tütün
ürünleri kullanımının ve dolayısıyla akciğer kanserine yakalanma riskinin her
zaman yüksek seyrettiğini belirten Dr. Gamze Uçar, sigara kullanımının son
yıllarda kadınlar arasında da ciddi ölçüde artıyor olduğuna dikkat çekiyor. Dr.
Uçar, kadınlarda sigara kullanımı alışkanlığındaki artış
nedeniyle Doğu Avrupa ülkeleri ve ülkemizde akciğer kanseri sıklığının giderek
arttığını belirtiyor.
“Sigaraya başlama yaşı riski artırıyor”
Önlenebilir bir hastalık olan ve yüzde 94’ünden sigaranın
sorumlu olduğu akciğer kanserinin görülme riski; sigaraya başlama yaşı, içilen
sigara sayısı ve sigara tipi (filtreli, filtresiz, puro, düşük katran ve
nikotin içeriği vb.) ile doğru orantılı olarak artıyor. Sigara içenlerde
akciğer kanseri riski içmeyenlerden 24-36 kat daha fazla. Üstelik akciğer
kanseri yalnızca doğrudan içenleri değil pasif içicileri de tehdit ediyor.
Pasif sigara içicisi olanlarda akciğer kanserine yakalanma riski yüzde 3,5
oranında artıyor. Sigara dışında kalan ve hastalığın gelişiminde payı olduğu
belirtilen yaş, ırk, cinsiyet, meslek, hava kirliliği, radyasyon, geçirilmiş
akciğer hastalığı sekeli, diyet, viral enfeksiyonlar, genetik ve immünolojik
faktörlerin hepsinin toplamı ise yalnızca yüzde 6 oranında etkili.
“En çok 60-70 yaş arasında görülüyor”
Yaşla birlikte artan akciğer kanseri vakalarının en sık
olarak 60-70 yaş arasında görüldüğünü vurgulayan Dr. Gamze Uçar, hastalığa
‘genç erişkin’ kabul edilen 50 yaş altında bile yüzde 5 ila 10 arasında
rastlanıyor olduğunun altını çiziyor. Genç erişkinlerde genellikle ailede
kanser öyküsü olması dolayısıyla ve adenokanser tipinde akciğer kanseri
görülüyor. Ancak Türkiye’de en sık
izlenen akciğer kanseri tipi; ‘skuamöz hücreli (epidermoid) kanser’.
Bu maddeler de riski artırıyor
Asbest, kadmiyum, nikel, krom gibi maddeler ve ayrıca
radyasyon, sigara kadar olmasa da akciğer kanseri riskini artıran diğer
unsurlar arasında. Asbest maddesine maruz kalanlarda akciğer kanseri görülme
riski 5 kat yükselirken hem asbeste maruz kalan hem de sigara içenlerde bu
riskin 100 kata kadar artabildiğine dikkat çeken Dr. Uçar, mesleği gereği
bulunduğu ortamlarda ya da ev içinde radon maddesini soluyanlarda akciğer
kanserine rastlanma riskinin de 20 kat fazla olduğunun altını çiziyor. Tıpkı
asbestte olduğu gibi radon maruziyetinde de risk, sigara kullanımıyla birlikte
katlanıyor. Genellikle iyi havalandırılmayan zemin kat evlerde ortaya çıkan ev
içi radon maruziyetinin de akciğer kanserlerinin önemli bir nedeni olduğu
düşünülüyor. Bunlara ek olarak tüberküloz, bronşektazi,
pnömoni, abse, pulmoner emboli, interstisyel akciğer hastalığı gibi akciğerde
yara izi / dokusu bırakan hastalıklarda, bu dokunun kanser gelişimine zemin
oluşturduğuna ve akciğer tüberkülozu geçiren kişilerde akciğer kanseri gelişme riskinin
8 kat fazla olduğuna da dikkat çekiliyor.
Beslenme yüzde 5 oranında etkili
Akciğer kanserine neden olan faktörler arasında yeme içme
diyetinin de yüzde 5 oranında etkili olduğu düşünülüyor. Örneğin Vitamin A ve
beta-karotenden fakir bir diyet akciğer kanseri riskini artırıyor. Yüksek yağlı
diyetle beslenen sigara tiryakilerinde de aynı şekilde risk yüksek. Vitamin E
ve selenyum ise antioksidan etkileriyle kanser riskini azaltıyor. Dengeli
biçimde çay, özellikle yeşil çay tüketimi de koruyucu etki gösteren bir
alışkanlık.
Hasta yakınları da risk altında
Kanserli hastaların birinci derece yakınlarında akciğer
kanseri riski genetik faktörler nedeniyle 2,4 kat artıyor. Suçlanan genetik
faktörlerden biri olan P-450 enzim sisteminde yer alan aril hidrokarbon
hidroksilaz enziminin artmış aktivitesi akciğer kanseri riskini 8 kat
artırıyor.
Bir numaralı şart sigarayı bırakmak
Akciğer kanserinin önlenebilir bir hastalık olduğunu
söyleyen Dr. Uçar, sigara kullanımının bırakılması başta olmak üzere bilinen risk
faktörleri ortadan kaldırıldığında hastalığın gelişiminin yüzde 85 ila 100
oranında engellenebileceğinin öngörüldüğünün altını çiziyor.















