Babalarımız komşuydu.
Hocam o dönemin hepsi bir elin
parmakları sayısı kadar
bile olmayan Ekiönözü'nün ilk
okuyanlarından biriydi. Kendileri sağlık memuru idiler. O yıllarda ben
Elbistan Ortaokulunda okuyordum. Aradan yıllar
geçti. 1986-1987 öğretim
yılında Kahramanmaraş
Merkez'e öğretmen olarak atandım. O zaman kahramanmaraş Belediyesi Basın Yayın Müdürü olan Sayın Osman Sayın sanki tanışmıyormuşuz
gibi, aldı beni Bahaettin Hoca'ya
getirdi. KARAKOÇ Bu
hemşerimize sahip çıkalım. Bu Maraşımız'ın yeteneklerinden biri olmalı
dedi. Hocam ise önce duymamazlıktan geldi. Az
sonra, o bizim
müdâyimlerimizden dedi. Osman Sayın da sağ ol âbi diyerek oradan
ayrıldı. O zamanlar Türkiye'nin her bölgesinden ve belirli
vilayetlerinden Hocamdan istifade etmek amaçlı
gelen ünlü şairler
vardı. Hatta 'Yağmur' şiirinin
söz yazarı Nurullah Genç ile 'Türkiyem'
Mavi Boncuk Takışına
Ölürüm, şiirinin söz yazarı
Dilaver Cebeci de
orada yanımızdaydılar. Hepsi ile
de ayrı ayrı, teke tek tanışıyorduk istifade ediyorduk. Gördük ki hiç
kimse kalemi eline
alır almaz bugünkü konumlarına gelmemiş.
Kahramanmaraşımızın, bu güzel kentimizin değerli yazarları ve seçkin
insanlarından olan şair kardeşlerim. Görünen o ki herkes hep bir mengeneden bir
zorluktan geçmiş. Ve olan zorlukları yene yene başarı basamakları
çıkılmış. Hocamı tanıyanların
tamamı da ona hizmet
yolunda yol almışlardı.
Sanıyorum o günlerde Kahramanmaraşımızda ve Türkiye genelinde edebiyat
hizmetlerine Maraş'ta hocanın
yanıbaşında devamlılık sağlayan otuzun üzerinde
bir şair kitlesi
vardı. Dolunay Şiir Şölenlerine de
o yıllarsa aralıksız
devam ediyordu.
Yıllar yılları kovalıyordu. Bir gün Hocamı bir
ziyaretim esnasında.. Hocamın
eşi Hatice ablamız, hocama kendi
evlerinde şöyle hitapta bulundular: Karakoç dedi..ünlü şairlerinin pek çoğu
senin, senin elinden çıkma… Bu Sıddık da senin hemşerindir. Bunun üzerinde de
durmanı bunu da yetiştirmeni istiyorum.. olur mu dedi. Bunun üzerine
Hocam da neden
olmasın ki; Hatice tabirleriyle
rıza gösterdiler. O günden bu güne benimle yeteri kadar ilgilenmeye başladı. O
günden itibaren ben sandım ki.. sanki çok farklı bir üniversitede
farklı bir şekilde
doktora çalışmalarımı sürdürüyorum. Kendi kendime say ki Sıddık,
yeni bir dönemine
girdin, diyerek çalışmalarımı
daha üst seviyelerde yapıyordum. Bana ne verdiyse onu aldım. Çalışmalarımı hep
yepyeni şiirlere döktüm. Böylece bu günlerde basına sunulacak olan 'AYNA'
isimli yeni bir eserim ortaya çıktı. Okuyucularımın beğenilerine sunmayı Hz.
Eyüp'ün sabrı ile
bekler oldum. Özverili emeklerini
ve pratik bilgilerini benden esirgemeyen
Hocam'a minnettarım. Rabbim'in sınırsız cömertliği
ile nurlar içerisinde
yatsın. ALLAH O'ndan razı
olsun. Peygamberimize komşu eylesin.
Cennetlerini ve Cemâlini esirgemesin İNŞALLAH!
Görüyorsunuz ve biliyorsunuz ki insan, birçok farklı
badirelerden ve çok daha da fazlası sağlam eğitim çarklarından geçerek; ancak
belirli yerlere gelebiliyor. Başarıyı yakalamanın ne kadar zor olduğunu insanın
hayat tecrübeleri ortaya koyuyor. Başarmak;
güzel günleri yakalamak, pek de kolay olmuyor. Bu konuya
günümüzde farklı bir cihetten daha bakarsak; zirvelerdeki insanların etrafını
maalesef aç kurtlar çepeçevre kuşatmışlar.
Çünkü onlar alanlarında
samimi insanların san'atta çok
ciddi bir yerlere varmalarından oldukça
tedirgin oluyorlar. Bu türler kendilerine fazla bir güveni
olmayan, hep kolaya yönelerek.. öne çıkma arayışı içinde olan basiretsiz; eçhel
insanların önden gidenleridir.
Uzun sözün kısası, ne hazin ki.. bir san'at dehâsıyla otuz
sekiz yıllık beraberliğimizden sonra O'nu
kaybettik. San'at dünyasını
yasa boğdu. Ölüm dünya için mugadder ama gel de bize sor.. Dualarımızdan
gayrı bir sermayemiz kalmadı.
O'nunla anılarımızı.. Hamdık, piştik, yandık.. tabirleri ile
taçlandıralım. Edebiyat dünyasının başı sağ olsun diyorum: Topraklar
incitmesin. ALLAH gani gani
rahmet eylesin. Ailesine..
sevenlerine sabır ve metanet diliyorum.
Ayrıca bu güzel sunumumuzu ve onunla olan anekdotlarımızı
Alkış Dergisi'nde yayınlayan.. Kahramanmaraşımız'ın medarı
iftiharlarından şairimiz ve ünlü yazarlarımız Dr. Sayın Oğuz PAKÖZ
üstadımızdan ALLAH razı olsun diyor yazımı noktalıyorum.














