Tiroit nodülleri tiroit bezinde oluşuyor ve kansere neden olabiliyor. Diğer kanserlere nispeten
daha iyi huylu olan ve tedaviyle yok edilebilen tiroit kanseri, kadınlarda daha
fazla görülüyor.
Uygulanacak tedavi, tiroit kanserinin tipi ve yayılımına
göre farklılık gösteriyor. Memorial Etiler Tıp Merkezi Genel Cerrahi
Bölümü’nden Prof. Dr. Gürsel Remzi Soybir, tiroit kanseri ve tedavi süreci
hakkında bilgi verdi.
Tiroit bezi hastalıkları arasında en sık görülenlerden biri
tiroit nodülleridir, bunlar her zaman kansere işaret etmeyebilir. Tiroidinde
nodül olan bir hastanın kanser riski, bu nodülün yapısına göre
belirlenebilmektedir. Bu kanserinin farklı türleri bulunmaktadır. Papiller ve
foliküler tipleri en sık rastlanılanlardır.
Nodülle birlikte ses
kısıklığı varsa dikkat!
Tiroit kanseri bazen bir belirti vermeyebilir. Tiroit
bezinden kaynaklanan hastalıkların doğru teşhisinde belirtilerin yanı sıra,
kişisel risk faktörlerinin ve aile öyküsünün de değerlendirilmesi önemlidir.
Tiroit kanserinin belirtileri arasında nodül oluşumu önemli bir yer
tutmaktadır. Tabi her nodül kanser demek değildir.
Tiroit kanseri belirtileri arasında;
· Tiroit nodülüyle birlikte ses kısıklığı ya da
çatallaşma,
· Boyunda dolgunluk, şişkinlik ve ağrı,
· Nefes almada ya da yutmada güçlük,
· Nodülle birlikte boyunda lenf bezleri varsa,
Hasta yaşamının daha önceki evrelerinde boynuna veya
boynunun çevresine herhangi bir şekilde radyasyon almışsa, bu nodüllerin
kanserle ilişkili olma olasılığı çok daha fazladır.
Böyle hastalarda nodülle karşılaşıldığı zaman, çok küçük,
masum görünüşlü olsa bile, daha ileri incelemelerin yapılması gerekir. Kesin
tanının konmasında kullanılan, ultrason ve iğne biyopsisi son derece güvenli
yöntemlerdir. Ayrıca, fonksiyonel olarak değerlendirilen ve sintigrafide aktif
olarak görülen nodüller sıcak, aktif olmayanlar ise soğuk nodül olarak
sınıflandırılır. Kanser açısından soğuk nodüller çok daha fazla risk içerir.
Nodüllerin görüntüsü
ve yapısı önemlidir
Nodülün ultrasondaki görünüşünün yanı sıra boyutu da önemlidir.
Genellikle 1 cm’nin üzerindeki bir nodül, ultrasondaki görünüşü nasıl olursa
olsun yine de bir risk içermektedir. Böyle bir nodülde iğne biyopsisi yapılarak
tanıya gidilmektedir. Nodül 1 cm’den küçük olsa bile, ultrasonda riskli
görülüyorsa veya kanserle ilişkili bir belirti gözleniyorsa, o zaman bu
nodüllere de iğne biyopsisi yapılmaktadır. Nodüllerin iyi huylu olup olmadığı
biyopsi ile belirlenmektedir. Biyopsi yapıldıktan sonra, sonuca göre hastanın
tedavisine devam edilmektedir.
Nodüle tanı
konulamazsa riskli sınıfa giriyor
Bazen, alınan biyopsi materyalinin yetersiz olduğu ve
yeniden biyopsinin yapılması gerektiği durumlar olabiliyor. Bazen de, biyopsi
materyali yeterli olmasına rağmen bir tanı konamayabilir. Böyle bir durumda tanı
konamayan nodüller yine riskli sınıfına sokulur ve ona göre cerrahi işlem
yapılır. Sonucu iyi gelen nodüller için bir sıkıntı yoktur, kanser teşhisi
konulan nodüller içinse tedaviye devam edilmektedir.
Kanserin tipi ve
yayılımına göre cerrahi yapılıyor
Tiroit nodüllerine bir kanser tanısı konmuşsa çoğu zaman
cerrahi işlemle alınması gerekmektedir. Saptanmış olan kanserin tipine göre ve
tiroit dokusundaki yaygınlığına göre tiroit dokusunun bir kısmı ya da tamamı
alınmaktadır. Tiroit dokusunun tamamının alındığı vakalarda, hastanın, tiroit
bezinin fonksiyonlarını yerine getiren ilaçları ömür boyu kullanması
gerekmektedir. Kanser büyük boyutlara ulaşmışsa, kanserli hücreler tiroit
nodüllerinin dışına taşmışsa veya çevresindeki diğer dokuları tutmuşsa o zaman
bu hastalara yapılan cerrahi yeterli olmayacaktır. Bunlara ilaveten radyoaktif
iyot tedavisi denilen tedavinin de yapılması gerekli olmaktadır. Bu tedaviler
tamamlandıktan sonra hastalar takip altında tutulmaktadır.















