• Künye
  • İletişim
  • Kişisel Verilerin Korunması
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Dünya
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Sağlık
  • Kültür-Sanat
  • Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Asayiş Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
15:24
Kahramanmaraş'ta bir haftadır kayıptı cansız bedeni bulundu!
15:03
Pusula Maraş’tan Bilimin Kalbine Yolculuk!
15:01
Büyükşehir, Menderes Mahallesi’nde Sıcak Asfalt Serimine Başladı!
14:57
Büyükşehir’den Çağlayancerit Kırsalına 3 Bin Metrekarelik Kilit Parke!
14:57
KASKİ, Mayıs Ayında 2,83 Milyon Metreküp Atıksuyu Arıttı
12:58
Elektrik faciası! 3 işçi hayatını kaybetti
12:56
Kazancını Türkiye'ye getirene 20 yıl vergi yok!
12:55
TOKİ’den 64 İlde Dev Konut Hamlesi: 20 Bin Yeni Konut Satışa Çıkıyor
12:33
KASKİ 102 Bin 947 Çağrıyı Yanıtladı!
12:01
Kahramanmaraş’ta Nadir Keşif: Tehlike Altındaki Bitki Türü Yavşan Yaylası’nda Bulundu
11:37
Anayasa Mahkemesi süresiz nafakayı iptal etti!
10:05
Kahramanmaraş’ta İş Arayanlara Müjde! Belediye 7 Beden İşçisi Alımı Yapıyor
09:31
Kahramanmaraş’ta Güvenlik Korucusu Kanser Mücadelesini Kaybetti!
08:59
Kahramanmaraş İçin Sağanak ve Dolu Uyarısı! Bazı Bölgelerde Risk Daha da Yüksek Olacak!
08:57
Kahramanmaraş’ı inceleyen TBMM Komisyonu’ndan Korkutan Rapor: Türkiye’de Her 5 Çocuktan 1’i Siber Zorbalık Mağduru!
08:26
Başkan Görgel, “Elbistan’a 500 Milyon TL’lik Yol Yatırımı Kazandırıyoruz”
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Kültür-Sanat
  3. Serdar Yakar Kaleme Aldı : BİR "ÂBİDE ŞAHSİYET" MEVLÂNÂ CELÂLEDDİNİ RÛMÎ
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 22 Şubat 2020 - 16:09

Serdar Yakar Kaleme Aldı : BİR "ÂBİDE ŞAHSİYET" MEVLÂNÂ CELÂLEDDİNİ RÛMÎ

Kültür-Sanat
22 Şubat 2020 - 16:09
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Serdar Yakar Kaleme Aldı : BİR “ÂBİDE ŞAHSİYET” MEVLÂNÂ CELÂLEDDİNİ RÛMÎ

Türk yazın tarihinin güçlü kalemlerinden biri olan Sâmiha Ayverdi “Âbide Şahsiyetler(1) adlı eserine  Mevlânâ  ile  başlar.  Onüçüncü  asır Anadolu'sunda Tasavvuf  ve  Hazreti  Mevlânâ başlıklı  yazının  ilk  cümlesi  bu  yazının  da yazılma gayesidir.

“Hazreti  Mevlânâ,  her  cephesi  bir  başka görünüş, bir başka renk ve câzibe arzeden o menşûra benzer ki, bu hikmetler, bu bilgiler, bu aşklar,  bu  san'at  ve  zerafetler  hevenginden, isteyen istediğini çekip alabilir.”

Böyle olduğu içindir ki fikir ve düşünceleri onun  vefatından  sonra  sistematikleştirilmiş, ülke sınırlarını aşarak dünyaya mal olmuştur. O'nun  vefatından  yedi  asır  sonrası  olan günümüzde dünyanın dört bir yanında onun fikir ve  düşüncelerini  inceleyen  akademiler kurulmuş,  çeşitli  dillerde  yüzlerce  eser yayınlanmıştır.  Mevlânâ  kendi  fikir  ve düşüncelerini dillendirirken bir ayağını şeriata sıkıca bağlarken öteki ayağı ile yetmişiki milleti kucaklar.

Mevlânâ Celâleddini Rûmî'nin yaşadığı asır olan  onüçüncü  asır  Sâmiha Ayverdi'nin  de belirttiği  gibi;  “Selçuklu  devletinin,  siyâsi, ictimâi ve iktisâdî buhranların bitmez tükenmez tazyiki  altında  can  çekiştiği  istikrarsız  ve huzursuz bir devridir.” Bu huzursuzluklardan bıkan halk sığınılacak bir liman arar. Bu arada şüpheli bazı müesseseler de Anadolu'da yaygın bir  nüfuza  erişmiş,  kitleleri  yanlış  noktalara çekmektedir. Anadolu birliği dağılmıştır. Orta Asya'dan gelen Ahmed Yesevî'nin fikirleri ile donanımlı erler, erenler, ahiler ve dahi abdallar büyük oranda etkilerini kaybetmişlerdir.

İşte  tam  da  bu  noktada Anadolu'ya  bir kurtarıcı, yol açıcı yetişiverir.

“Mevlânâ Celâleddini Rûmî'nin, saf imanın hür ve samimi temsilcisi olarak gelip Konya'ya yerleşmesi,  iktisâdi  buhran  ve  ictimâi huzursuzlukları bir çamur gibi yoğurup, bundan tefekkür  sistemleri  lehine  tehlikeli  binalar kurmak isteyen Bâtınî kuvvetlere karşı protesto mahiyeti  göstermiş  ve  müthiş  zehirlerinin panzehiri olmuşdu.”(2)

Bu kurtarıcıyı pişirip olgunlaştıran, ruhuna bir ışık gibi dolan ise Şems idi. Şems bir bakıma “ezel  elçisiydi.”  Gelmiş,  görevini  yerine getirmiş ve gitmişti. Artık tam bir gönül eri, âbide şahsiyet olan Mevlânâ Celâleddini Rûmî bir taraftan Mesnevi ile insanoğluna yol yordam gösteriyor, “kulağını büküyor”, bir yandan da vahdet  inanışını,  iman  heyecanını, Allah sevgisini gönüllere nakşediyordu. Gazelleri ve rubâileri  ise  aşk  ve  san'at  dalgaları  olarak Konya'yı çoktan aşmıştı.

Sâmiha Ayverdi  Mevlânâ  Celâleddini Rûmî'nin vahdetçi bir görüşle sevgi saygı ve şefkatle  bağlı  olduğu  insanları  hayvani dürtülerin esaretinden kurtararak yüce bir ruha, bir vicdan hürriyetine kavuşturmak istediğini dile getirir. “Bunun için de kütlenin bir şevk ve imân potasında birleşip bir bütün haline girmesi ve  sonra  da  bu  şevk  ve  imanın  o  bütünün müşterek enerji kaynağı haline gelmesi lâzımdı” der.

“İşte rehber ve mürebbî Mevlânâ, bu gaye uğrunda nesi var nesi yoksa insanların önüne döküp, onları bulundukları seviyeden bir adım ileri götürmek için san'atını, imânını, ahlâkını şevk ve aşkını kütle emrinde seferber eden örnek terbiyecidir.”(3)

“Hudutsuz bir aşk, başı sonu olmayan bir sevgi  ummânı  halinde  gönüllere  dalga  dalga çarpan  Mevlânâ'nın,  insanoğluna  en  büyük armağanı, onu kendi ayıplarından utandıracak kadar müsamahalı ve anlayışlı bir muhabbet ve şefkate gark etmiş olmasıdır.”(4)

“O,  hudutsuz  samimiyeti,  bilgisi,  sevgisi, vecdi imânı ve sanatı ile insan topluluklarının nabzını elinde tutan, onlara âhenk nizam ve şifa sunan bir alıcı-verici cihazdı.”(5)

Bu âbide şahsiyete, şair olarak, mütefekkir olarak,  mutasavvıf  ve  san'atkâr  olarak  bütün dünyanın  hayran  olduğunu  belirten  Sâmiha Ayverdi,  biz  Türklerin  ise  bu  insana  târih kaderimiz yönünden ayrı bir minnet ve şükran duymamız gerektiğini dile getirir. Bu kanıya nasıl ulaşıldığını ise şu cümlelerle dillendirir: “Zira onüçüncü asır Anadolusu'nun bir tarafta çeşitli mezhep ve inanışlarla bulanmış havası, bir taraftan Moğol istilâ ordularının baskısı ile karışmış nizamı içinde Mevlânâ'yı, mücâhid ve kahraman  ruhuyla,  yılmadan,  usanmadan Müslüman-Türk  imân  ve  tefekkürü  adına faaliyette  görürüz.  Öyle  ki,  mâlik  olduğu değerlerle  hâlin  olduğu  kadar  istikbâlin  de hamurunu  mayalayan  her  büyük  insan  gibi, kütleye kemâlin ve müteâlin tohumlarını saçan Mevlânâ  Celâleddini  Rûmî, Anadolu Türklüğünün  siyâsi  kaderiyle  işbirliği  yapan ictimâi  târihinin  fonunu  çizmiş  üstâd  bir kudrettir.”(6)

Onüçüncü  yüzyılda  Selçuklu  devletini askeri, siyâsi, iktisâdî ve ictimâî buhrana iten iki ayrı  sebep  vardı.  Bunların  ilki  vahşi  Moğol saldırıları, ikincisi ise daha tehlikeli olan Şiâ idi. Bozulan  devlet  düzeni  içerisinde  bir  bakıma ajanlık yapan Kızılbaş meşrep şair ve ozanlar sazı ve sözüyle toplumda geniş bir taraftar kitlesi de bulmuştu. Bu ozanlar şeriat kurallarına dudak büküyor, harama helal diyor, imansızlığı imân haline getirerek Şiiliği Anadolu'ya, Anadolu'yu da Şia istila politikasına hazırlıyordu. Devletin sahip  çıkamadığı  kalabalıklar  batınî  ve haricilere uyarak Babâî olmuş, Kalenderî olmuş, Haydarî olmuş, Edhemî olmuştu.

Mevlânâ  Celâleddini  Rûmî,  huzursuz Anadolu arazisini “bir tarla sürer gibi kazmış, bellemiş, ekmiş” bozuk ve çürümüş malzemeyle yepyeni,  taze  ve  sağlam  bir  terkip  meydana getirmişti. İşte bu nedenledir ki Mevlânâ'ya sade bir mütefekkir, terbiyeci, bir san'atkâr gözü ile bakmak  yeterli  değildir.  Sâmiha Ayverdi'nin ifadesi  ile  “O,  aynı  zamanda  bir  medeniyet kurucusudur. Öyle ki topsuz, tüfeksiz, kansız, kılıçsız  giriştiği  irfan  savaşı  ile  gelecek zamanları fethederek, kurduğu medeniyeti bu gökkubbe  altında  âbideleştirmiş  büyük dehâdır.”(7)  Sâmiha Ayverdi;  “Şu  bir  târihi hakikattır ki” diyerek bir gerçeğe de işaret eder:

“Şu  bir  târihi  hakikattır  ki  XIII.  asır Anadolu'sunun  kanlı  ve  buhranlı  coğrafyası üstünde Mevlânâ Celâleddini Rûmî ve Yunus Emre  gibi  rehber  ve  önden  gidici  insanlar olmasaydı, belki de dünyaya parmak ısırtan bir Osmanlı  medeniyet  ve  hâkimiyeti  de olmazdı.”(8)

İnsanlık  tarihi  boyunca  toplumların imanlarını ve ahlaklarını kaybettikleri dalâlet dönemlerinde peygamberler veya veliler gibi büyük  kurtarıcıların  da  varolduklarına, gönderildiklerine değinen Sâmiha Ayverdi; “XIII. asır Anadolu'nun türlü buhranlarla kana ve  ateşe  bulanmış  coğrafyası  üstünde  de Mevlânâ, işte insanlık tarihine böyle bir devâ olarak geldi” der.

Sâmiha Ayverdi  “Âbide  Şahsiyetler”de Mevlânâ'yı, Yunus Emre'yi, eserlerini, etki ve tesirlerini ve tabii ki bu arada tasavvuf konusunu ayrıntıları ile ele alır ve okuyanını aydınlatır.

Yüreğine sağlık…

# serdar yakar kaleme aldı : bİr “Âbİde Şahsİyet” mevlÂn celÂleddİnİ rÛmÎ# serdar yakar# haber# haberler
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş'a Göçmen Kuş akını!
Kahramanmaraş'a Göçmen Kuş akını!
Elbistan’da Şiir Coşkusu! Ödül Töreni İçin Geri Sayım Başladı
Elbistan’da Şiir Coşkusu! Ödül Töreni İçin Geri Sayım Başladı
Andırın'da Geleneksel Tirşik Festivali düzenlendi
Andırın'da Geleneksel Tirşik Festivali düzenlendi
Pazarcık’ta 3. Geleneksel Birlik ve Dayanışma Konseri düzenlenecek!
Pazarcık’ta 3. Geleneksel Birlik ve Dayanışma Konseri düzenlenecek!
Son Haberler
Kahramanmaraş'ta bir haftadır kayıptı cansız bedeni bulundu!
Kahramanmaraş'ta bir haftadır kayıptı cansız bedeni bulundu!
Pusula Maraş’tan Bilimin Kalbine Yolculuk!
Pusula Maraş’tan Bilimin Kalbine Yolculuk!
Büyükşehir, Menderes Mahallesi’nde Sıcak Asfalt Serimine Başladı!
Büyükşehir, Menderes Mahallesi’nde Sıcak Asfalt Serimine Başladı!
Büyükşehir’den Çağlayancerit Kırsalına 3 Bin Metrekarelik Kilit Parke!
Büyükşehir’den Çağlayancerit Kırsalına 3 Bin Metrekarelik Kilit...
KASKİ, Mayıs Ayında 2,83 Milyon Metreküp Atıksuyu Arıttı
KASKİ, Mayıs Ayında 2,83 Milyon Metreküp Atıksuyu Arıttı
Çok Okunan Haberler
Deprem uzmanları Naci Görür ve Osman Bektaş'tan Kahramanmaraş açıklaması!
Deprem uzmanları Naci Görür ve Osman Bektaş'tan Kahramanmaraş açıklaması!
14 yaşındaki çocuğa cinsel saldırıda bulunup silahla başından vurdu!
14 yaşındaki çocuğa cinsel saldırıda bulunup silahla başından...
Kahramanmaraş’ta Terzi Sokakta Ölü Bulundu! Ölüm Nedeni Otopsiyle Netleşecek
Kahramanmaraş’ta Terzi Sokakta Ölü Bulundu! Ölüm Nedeni Otopsiyle...
Son Yorumlananlar
Kahramanmaraşlı gurbetçi Belçika'da Hayatını Kaybetti!
Kahramanmaraşlı gurbetçi Belçika'da Hayatını Kaybetti!
Onikişubat Belediyesi, ikinci Kır Düğün Salonu’nu Önsen’e kazandırıyor!
Onikişubat Belediyesi, ikinci Kır Düğün Salonu’nu Önsen’e kazandırıyor!
BAAE Başkanı Yardımcıoğlu ile özel röportaj: Dünya Yeni Bir Çağ Kuruyor, Türkiye Hâlâ Gündem Tüketiyor
BAAE Başkanı Yardımcıoğlu ile özel röportaj: Dünya Yeni Bir Çağ...
İhsan Yücel Kaleme Aldı : KOŞUŞTURMA, TELAŞ VE HIZ
İhsan Yücel Kaleme Aldı : KOŞUŞTURMA, TELAŞ VE HIZ

Ana Sayfa
Gündem
Dünya
Siyaset
Ekonomi
Magazin
Spor
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Eğitim
Yerel
Asayiş
Genel
Çevre
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Kişisel Verilerin Korunması
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı, video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Safransoft