Vakfiyeye göre bu yapılar için Yenice, Til ve Özik köylerindeki değirmenler ile “İshak Yeri” adı verilen tarıma elverişli arazi vakfedilmişti. Caminin, XV. yüzyılın sonlarına doğru Ali Bey tarafından inşa ettirildiği anlaşılıyor. Ancak bugün yapıdan hiçbir iz kalmamış durumda.
1527 tarihli tahrir defterinde, caminin bir kısmının yandığı, kimsenin kullanımında olmadığı ve gelirinin Pınarbaşı Zaviyesi şeyhlerine aktarıldığı bilgisi yer alıyor. Bu kayıtlar, yapının inşasından kısa bir süre sonra tahrip olduğunu gösteriyor. Kaynaklarda caminin Kablanlı adıyla bilinen mahallede bulunduğu, onarıldıktan sonra ise “Cami-i Cedid” adıyla kayıtlara geçtiği düşünülüyor.
1525 yılında Pınarbaşı Yenice Köyü’nden 960 akçe, 1527’de 770 akçe, 1563’te ise 950 akçe gelir elde edildiği kaydedilmişti. Daha sonraki dönemlere ait belgelerde de caminin varlığına dair bilgiler bulunuyor. 1707, 1800, 1801 ve 1860 tarihli arşiv belgeleri, camide görev yapan imamların kayıtlarını içeriyor. Evkaf Nezareti’nin 1909 tarihli bütçesinde ise caminin gelir getiren taşınmazlarının dışında yıllık 1502 kuruşluk bir geliri olduğu belirtilmişti. Ancak bu kayıtlara göre cami bu tarihlerde artık mevcut değildi, yalnızca vakıf gelirleri devam ediyordu.
Ne zaman tamamen yıkıldığı kesin olarak bilinmese de, Şehsuvaroğlu Ali Bey Camii bölgedeki vakıf kültürünün ve dini hayatın en önemli örneklerinden biri olarak tarihe geçti.












