Aile ve toplumu tehdit eden, toplumun huzurunu
dinamitleyen “sürekli nafaka” uygulamasına “neşter” çalışmalarında
sona yaklaşıldı. Sürekli Nafaka’ya 1-5 yıl süre kısıtlaması getirilecek ve
“Nafaka Fonu” oluşturulacak.
Bakan Gül, ayrıntı vermekten kaçında ama “Adalet Bakanlığı” kaynaklarından gelen bilgiler, çerçevenin ana hatlarını ortaya koyuyor.
“Arabulucu hukukçuların” katılımıyla gerçekleştirilen nafaka Çalıştayı’nda bir uzlaşma sağlanamadı ama ulaşan bilgiler, Nafaka’ya 1 ile 5 yıl arasında süre sınırlaması getirilmesinin kesinlik kazandığı yönünde Başta KADEM olmak üzere, iktidar üzerinde etkili olan sivil toplum örgütlerinden bazıları “kazanılmış hak” kavramı ile süre sınırlamasına karşı çıkarken, Adalet Bakanlığı nafakaya süre sınırlaması konulmaması halinde, hem kadını, hem erkeği, hem de aile ve dolayısıyla bütün ülkeyi etkileyen mağduriyetlerin devam edeceğini savunuyor.
Nafaka çeşitleri
Hukukçular, mevzuatta üç tür nafakanın olduğunu ifade ediyorlar:
1-Tedbir nafakası, 2- İştirak Nafakası, 3- Yoksulluk nafakası.
Bu nafaka çeşitlerinden üzerinde en çok tartışılanı yoksulluk nafakası. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı Eylem Plânı’nda “adil bir sisteme kavuşturulacağı” ifade edilen “nafaka” uygulamasının adil bir hale getirilmesinin önünde “aşırı sol femifaşist-gezici” yapılarla, bunların etki alanından kurtulamayan “bazı muhafazakâr yapıların” engel olarak durduğu ifade ediliyor.
“Batı” dayatması İstanbul Sözleşmesi’ne yaslanan 6284 Sayılı yasanın mutlaka değiştirilmesi gerektiğini savunan “aile yapımızın korunması” konusunda hassas sivil toplum önderleri ise, süresiz nafaka, muğlak gerekçelerle evden uzaklaştırma gibi “yaptırımların” arkasındaki “büyük tezgâh”a dikkat çekiyorlar.
BİA Platformu'ndan açıklama
Boşanmış İnsanlar ve Aile Platformu (BİA) İlknur Büyükakça, konu hakkındaki gelişmeleri anlattı.
MHP kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan’ın yaptığı çalışmalara dikkat çeken Büyükakça, süresiz nafakayı süreli hale getirirken kimsenin mağdur edilmesinin esas olduğunu belirtti.
Sefer Aycan’ın “ 2018 yılında 150 bin çift boşanmış. Bu boşanmalar yalnızca 300 bin kişinin problemi değil aynı zamanda boşanan 300 bin kişinin ailelerinin de problemidir. 'Eşin ödemek zorunda olduğu bir miktar para var. Peki işi olmayan biri bu parayı nasıl ödeyecek? İşi olmadığı ve ödeyemediği her nafaka için 3 ay hapis yatıyor insanlar. Hapisteyken ödeyemezse bir de oradan hapis cezası geliyor. Bu iş nereye kadar devam edebilir ki?” şeklindeki değerlendirmelerine dikkat çeken Büyükakça şöyle devam etti:
“Biz BİA Platformu olarak, Sıfır ile 5 yıl arasındaki nafakayı teklif ettik.
Bir de nafaka fonu var, bu da önemli.
Evlenecekleri zaman, kişilerden asgari ücretin yüzde onu kadar mesela, bir bedel alınması düşünülüyor, buradan da nafaka fonunun oluşturulması.
Bu da bir yaklaşım.
Sıfır ile 5 yıl arası “nafaka” olabilir, bunun için, çocuk durumu, yaş, sağlık, eğitim durumu gibi kriterler sözkonusu.
Burada çok büyük bir sıkıntı var. “Yoksulluk nafakası”ndaki süresiz ibaresinin kaldırılması sözkonusu. Bir ile beş yıl arasındaki bir sınırlandırma ağırlık kazanıyor. Tasarının kanunlaşması durumunda, yoksulluk nafakasının hangi süreyle verileceği, evliliğin süresi, eşin yaşı, çocuk olup olmadığı, gelir ve kusur durumu gibi kriterler değerlendirilecek..” (yeniakit)















