Çocukların sosyal
medya kullanımının mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar,
özellikle video paylaşım platformu YouTube’daki risklere dikkat çekiyor.
Uzmanlar, ebeveynler tarafından kazanç elde etme amaçlı
olarak yönetilen hesapların, çocukların kimlik gelişimi, mahremiyet ve özel
yaşamı için tehdit oluşturduğuna dikkat çekiyor.
Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Yeni Medya ve
Gazetecilik bölümünden Dr. Öğretim Üyesi Gül Esra Atalay, 12 farklı ülkeden 24
yazarla beraber kaleme alınan “Critical Global Semiotics: Understanding
Sustainable Transformational Citzenship” (Eleştirel Küresel Göstergebilim:
Sürdürülebilir Dönüştürücü Vatandaşlığı Anlamak) isimli kitapta YouTube’un
çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
Dr. Öğretim Üyesi Gül Esra Atalay, kaleme aldığı “New Age
Child Labor in Turkey: Child Influencers on YouTube” (Türkiye’de Yeni Nesil
Çocuk İşçiliği: YouTube’da Çocuk Influencerlar) başlıklı bölümde ilginç
tespitlerde bulundu.
Sosyal medya mecralarının kontrolünün geleneksel medyaya
oranla çok daha sınırsız olduğuna dikkat çeken Atalay, bu durumun çocukları çok
fazla etkilediğini belirterek “Sosyal medya kullanıcıların ürettikleri içeriklere
dayalı platformlar ve buralarda paylaşılan içeriklerin kontrolü geleneksel
medyaya göre çok daha sınırlı. İnternete ve gerekli teknolojilere ulaşabilen
herkes bir sosyal medya hesabı sahibi olabiliyor.Ne yazık ki buna çocuklar da
dâhil” dedi.
Çocuk kullanıcı
sayısı hızla artıyor
Sosyal medya platformlarının belirlediği kullanıcı yaşı alt
sınırının birçok ülkede olduğu gibi Türkiye için de 13 olduğunu kaydeden Dr.
Öğretim Üyesi Gül Esra Atalay, “Fakat çok daha küçük yaşlarda çocukların sosyal
medyada aktif olduğu görülmektedir. Özellikle videoya dayalı bir platform olan
YouTube sosyal medya platformunda çocukların kullanıldığı kanalların sayısı hem
dünyada hem de Türkiye’de gittikçe artmaktadır” dedi.
Çocuklar kazanç
kapısı olarak görülüyor
Dr. Öğretim Üyesi Gül Esra Atalay, “Ebeveynler tarafından
kazanç elde etme amaçlı olarak yönetilen çocuk YouTuber hesapları çocukların
kimlik gelişimi, mahremiyet ve özel yaşamı için tehdit oluşturuyor.
Takipçilerin ilgisini canlı tutma amacıyla günde iki- üç video çekme baskısıyla
karşı karşıya kalan çocuklar oyun ve eğitim için harcamaları gereken değerli
vakitlerinden mahrum kalıyor. Problemin bir diğer kısmı bu aktivitelerde
çocukların hem izlenme oranlarına bağlı olarak reklam geliri elde etmeleri hem de
çeşitli marka ve ürünlerin tanıtımı için influencer olarak kullanılmaları.
YouTube’da üzerinde neredeyse hiç konuşulmayan bir çocuk işçiliği ve
dolayısıyla da emek sömürüsü oluşmuş durumda” uyarısında bulundu.
Önlem alınmalı
Geçtiğimiz Eylül ayında Amerika Birleşik Devletleri Federal
Ticaret Komisyonu’nun YouTube’a çocukların gizliliğini ihlal etmek suçundan 170
milyon dolar ceza kestiğini hatırlatan Dr. Öğretim Üyesi Gül Esra Atalay, “Bu
gelişmenin ardından birkaç hafta önce YouTube 2020 yılından itibaren çocuklara
yönelik YouTube kanallarının Amerikan Coppa yani Çocukların Çevrimiçi
Gizliliğini Koruma Yasası’na tabi tutulacağını açıkladı. Buna göre çocuklara
yönelik kanallarda artık izleyicilere kişiselleştirilmiş reklam
gösterilmeyecek. İzleyiciler çocuk kanallarına yorum da yapamayacak. Bu
gelişmeler olumlu olmakla beraber YouTube kanallarında kullanılan çocukların
korunması için yeterli görünmüyor” diye konuştu.
Ebeveynlerin bilinç
kazanması gerekiyor
Dr. Öğretim Üyesi Gül Esra Atalay, çocukların bu kontrolsüz mecralarda içerik üreticisi olmalarının, ürün tanıtma para kazanma sorumlulukları üstlenmelerinin, bir takipçi kitlesi tarafından izlenmelerinin kişilik gelişimleri açısından da sorunlara gebe olduğunu belirterek “Sadece YouTube gibi platformların atacağı adımlarla çözüme ulaşmak zor görünüyor. Ebeveynlerin bu konuda bilinç kazanması, çocuklara okullarda bu konuda uyarılar yapılması ve bu tür faaliyetlerde çocukları kullanan kişilere de cezai yaptırımlar uygulanması gerekiyor” diye konuştu.















