BBP İl Kadın Kolları Başkanı Sait, açıklamasında şunları dile getirdi: “Bugün kadınlarımızı anma gününde Kadın Haklarından, toplumun kadına bakışından ve kadına yönelik şiddetten bahsedeceğiz.
8 Mart Dünya Kadınlar Gününün belirlenmesinde en önemli olay 1857 de ABD’nin New York kentinde bir tekstil fabrikasında 40 bin dokuma işçisinin daha iyi çalışma koşulları istemesiyle grev yapan işçilere polisin saldırması, işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasında çıkan yangında, kurulan barikatlardan geçemeyen 120 kadın işçinin hayatını kaybetme olayıdır.
1917 de Sovyet Rusya’da kadınlar oy hakkı kazandıktan sonra 8 Mart Ulusal Bayram olmuş, 1975’te de Birleşmiş Milletler tarafından kutlanmıştır.
Türkiye’de ilk 1921 yılında Emekçi Kadınlar Günü olarak kutlanmaya başlansada1984 yılından itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından kutlanmaya devam edilmektedir. Kadın kuruluşlarının yanı sıra âdeta resmî bayram gibi devlet yetkilileri ve kurumları tarafından da kutlanmaya hatta bazı şirketleri de reklam ve pazarlama faaliyetleriyle buna katılmışlardır.
Siyasi Olgunluk her ülkede farklılık gösterse de Türkiye’de 18 yaş olarak belirlenmiştir. Kadınların siyasi hayatta geçmesi seçme ve seçilme hakkını elde etmesi 5 Aralık 1934 yılında Anayasa Ve Seçim Kanununda yapılan yasal değişikliklerle kabul edilmiştir.
İslam!.. Anneyi ve anneliği sahiplenmiş, cenneti annelerin ayaklarının (rızasının) altında göstererek kadınların hak ettiği yeri belirlemiştir.
Her devlet gücünün esası kadın ve erkektir. Koruyucu yasal düzenlemelerle çalışmaya başlayan kadın, annelik statüsü ve rolünün dışında toplumda ekonomik özgürlüğün başını çektiği sosyal ve siyasal tüm alanlarda statü kazanmıştır. Bu kazanımlarla, ticaret erbâbı, bir sanatçı, politikacı, bilim kadını, yönetici, eğitimci olmuştur. Değişimler kadını şefkat, merhamet, zarafet dışında disiplin ve rekabet gücüne sahip olabilmeye de itmiştir.
Siyasetten edebiyata, spordan tiyatroya ve akademisyenliğe kadar pek çok alanda kadınlarımız boy gösteriyor. Bu nedenle kültürel, sosyal ve ekonomik iyileşmeler bir an önce yapılmalı yürüdüğü yoldaki dikenler temizlenmelidir. Hayatlarının her alanında şiddete maruz kalabilmektedir. Evli ya da bekâr, eğitimli- eğitimsiz, genç- yaşlı maalesef bu durumu değiştirmemektedir.
En temel hakları olan yaşam haklarının ellerinden alındığı kadınlarımızın eğitim, sağlık ve çalışma hakları kısıtlanmaktadır.
Kadınlar, annelik pozisyonuyla toplumun yapılanmasında çocuklarımızın en iyi şekilde birer birey olarak eğitimlerinde büyük rol oynamaktadır.
Bu nedenle kadınlarımıza yönelik şiddetin ortadan kalkması için devletimizin ilgili kurumlarının yasal çalışmaları hızlandırması, şiddet karşısında sahip çıkılıp, yasal haklarının korunmasını resmî kuruluşlarla faaliyete geçirilerek incelenmeye alınmalıdır.
Sivil Toplum Kuruluşlarının bu konuda özverili çalışmalarını takdirle karşılıyor duygu ve düşüncelerimi, birlikten güç doğacağına inanarak sonlandırıyorum!.. Saygı ve selamlarla.
Bir kadın tanıyorum.
Sabiha Gökçen; İlk Kadın Pilot ve dünyada ilk kadın savaş uçağı pilotu.
Aysima Altınok; Türkiye’de ilk kadın beyin cerrahı.
Fatma Aliye; Türkiye’de roman yazan ilk kadın.
Bedia Muvahhit ; 1923 Ataştan Gömlek filmiyle sinemaya ilk adım atan kadın.
Cahide Sonku; İlk kadın yönetmen.
Müfide İlhan; İlk kadın Mersin Belediye başkanı.
Semiha Es; İlk kadın savaş muhabiri.
Sümeyye Ağaoğlu; İlk kadın hukuk fakültesi mezunu.
Satı Kadın; 1935 te ilk kadın milletvekili.
Şerife Feriha Sanerk ; İlk kadın emniyet müdürü.
Nene Hatun; 1857 – 1955 Erzurum 93 harbinde Aziziye( Ruslara karşı) saldırısına katılmıştır. Halk direnişinin simgesidir.















