Dönemin Kahramanmaraş İstihbarat Şube Müdürlüğü'nde görevli olan şüpheli İsmail Kaya'nın ifadeleri, merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekileri taşıyan helikopterin enkazına ulaşılmasını engelleyen sabotaj ağını gözler önüne serdi.
"Kesin Lokasyon Belirlendi Ama Ekipler Gönderilmedi"
İsmail Kaya'nın savcılık ve emniyet tutanaklarına geçen ifadesine göre, kazanın gerçekleştiği gün istihbarat personeli İlyas Uçar, baz istasyonu sinyallerini analiz ederek enkazın yerini 1.5 kilometrelik oldukça dar ve doğru bir hat üzerinde tespit etmeyi başardı. Ancak bu net bilgiye rağmen arama kurtarma birlikleri hedef bölgeye sevk edilmedi. Ekiplerin kasıtlı olarak yanlış yönlendirildiğini gören İlyas Uçar'ın, şube içerisinde duruma sitem ederek, "Israrla benim bulduğum adrese gitmiyorlar" dediği aktarıldı. Enkaza ise bu koordinat gizlemesi sebebiyle ancak üç gün sonra ulaşılabildi.
Sahte "Hastaneye Götürülüyor" Notunu İtiraf Etti
Arama kurtarma çalışmalarını tamamen felç eden ve kamuoyunda uzun süre tartışılan "Yazıcıoğlu'nun ayağı kırık, Göksun Devlet Hastanesine götürülüyor" şeklindeki asılsız bilgi notunun kaynağı da netleşti. Şüpheli İsmail Kaya, arama faaliyetlerinin yönünü değiştiren ve kurtarma çalışmalarının durmasına neden olan bu sahte veri akışını bizzat kendisinin gerçekleştirdiğini kabul etti. Kaya, bu kritik sahte notu dönemin İstihbarat Amiri Dursun Özmen’in doğrudan verdiği emir doğrultusunda hazırlayıp ilgili kurumlara ve basına servis ettiğini itiraf etti.
Şüphelilerin Karanlık FETÖ Bağlantıları Deşifre Oldu
Soruşturma dosyasında, kazanın ardından enkaz üzerinde manipülasyon yapan sivil ve askeri şahısların FETÖ ile olan yoğun irtibatları da tüm detaylarıyla yer aldı:
Parça Söken Sivil Kenan Köksal: Yetkisi olmadığı halde kaza kırım ekibine dahil olarak enkaza giden ve helikopterden hayati parçaları söken Kenan Köksal’ın, 15 Temmuz darbe girişiminin Bolu-Düzce Sıkıyönetim Komutanı olarak belirlenen Tuğgeneral İsmail Güneser ile 2 kez, örgütün 9 farklı mahrem imamıyla ise onlarca kez iletişim kurduğu belirlendi.
Pilot Ali Armağan ve Adil Öksüz İrtibatı: Olay esnasında bölgede uçuş gerçekleştiren F-4 uçağının pilotu Ali Armağan’ın (FETÖ'den tutuklu), örgütün sözde TSK imamı firari Adil Öksüz ile 2012-2014 yılları arasında tam 152 kez iletişim kurduğu saptandı. Ayrıca Öksüz'ün ikametinde ele geçirilen Fetullah Gülen'e ait bir kitabın üzerinde Ali Armağan’ın eşinin parmak izi tespit edildi.
"Sonik Patlama" İddiasına Pilotlardan Red
Helikopterin, bölgedeki savaş uçaklarının yarattığı "sonik patlama" etkisiyle düşürüldüğü yönündeki iddialar ise soruşturma kapsamında ifadesi alınan pilotlar Ahmet Turan, Nihat Biçer, Tezcan Kaymaz ve Sedat Kılıçarslan tarafından reddedildi. Askeri pilotlar, sonik patlama yoluyla bir helikopterin düşürülmesinin teknik ve bilimsel açıdan olanaksız olduğunu savundu.
Türkiye Gazetesi'nin ulaştığı belgelere göre, Kaza Kırım Heyeti'nde yer alan emekli Astsubay Bekir Çerikçi de olayın kasıtlı bir müdahale değil, tamamen ağır hava muhalefetinden kaynaklandığını ileri sürdü. Çerikçi, "O hava şartlarında 100 uçuş yapılsa en az 99’unda benzer kaza yaşanması olasıdır" diyerek dönemin hava koşullarının uçuşa tamamen elverişsiz olduğunu iddia etti. Soruşturma derinleşerek devam ediyor.













