• Künye
  • İletişim
  • Kişisel Verilerin Korunması
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Dünya
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Sağlık
  • Kültür-Sanat
  • Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Asayiş Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
08:51
Kahramanmaraş'a Göçmen Kuş akını!
08:28
KMTSO Başkanı Buluntu: “Kahramanmaraş Üretmeye Devam Ediyor”
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Kültür-Sanat
  3. Şaban Sözbilici Kaleme Aldı : Sorumluluğu Yüreğinde Doğan Arık
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 14 Şubat 2020 - 15:00

Şaban Sözbilici Kaleme Aldı : Sorumluluğu Yüreğinde Doğan Arık

Kültür-Sanat
14 Şubat 2020 - 15:00
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
Şaban Sözbilici Kaleme Aldı : Sorumluluğu Yüreğinde Doğan Arık

Yayınlanmayan anı kitabında “Ben gayet sakin birisiydim. Doğam sakinliğe yatkındı. Bu huyumun çok zaman işime yaradığını biliyorum.”(Göremediklerimiz,  yayınlanmamış,  s.60) diyen Doğan Arık'ta tanıyanlar sakinliğin devam ettiğini gözlemler.

“Şehrin  doğusunda,  merkeze  çok  yakın  bir mahallesinde doğdum.” (Arık, Alkış, 2009, S. 46, s.20)  dediği  Kahramanmaraş'ın  Şekerli Mahallesi'nde  1956  yılında  dünyaya  gelir  Doğan Arık.  Erken  yaş  dediğimiz  çocukluk  günlerini “Çocukluğum, Ahoolu Ahmet Usta'nın belki hâlâ evlerin  bir  köşesini  süsleyen  yüzlerce  sandığı cilalarken,  onu  hayran  hayran  seyretmekle geçti.”(Arık, Alkış, 2009, S. 46, s.20) diye söyler.

Doğan Arık'ı çocukluğundan beri tanıyan, bilen Oğuz  Paköz,  Doğan  çocukluğunda  çok  yaramaz biriydi, abisi yaşıtımız sayılır, kendisi bizden küçük olmasına rağmen, birlikteliğimiz yetmişli yıllardan beri sürüyor, derken Doğan'la ilgili hiç unutamadığı bir  noktayı,  çocukluğunda  yaramazlığından  mı, kızgınlığından mı, bana göre yaramazlığından, eline aldığı taşları bize fırlatır, sonra da kaçar, gözden kaybolurdu, diye belirtir.

Eğitim öğretim hayatına 1962 yılında Kurtuluş İlkokulunda  başlar,  1970  yılında  kahramanmaraş Ortaokulunu  ve  1975  yılında  Kahramanmaraş Ticaret Lisesini bitirir. Kendisi ortaokul öğrencisi iken amcası Mustafa Arık, Oğuz Paköz, Biber Ali üniversitede öğrencidirler. Yaz tatiline geldiklerinde, aynı  mahalleli  gençlere,  Fransızca  ve  diğer derslerden soru sorar, okumalarını teşvik için ders çalıştırırlarmış. Biber Ali, kabadayı görünümlü, bir siyasi  hareketin  önünde  gelenlerden  olduğundan, gençler hem sever, hem imrenir, hem de kendinden korkarlarmış. Bir gün Doğan Arık, onunla karşılaşır, Doğan'a durmasını ister. Hangi okulda okuduğunu sorar,  okuyun,  adam  olacaksınız,  aferin,  ülkeye faydalı olacaksınız, ülkeye siz sahip çıkacaksınız, der Biber Ali. Doğan Arık'ın unutamadığı bir hatırası ise Oğuz Paköz'ün abisinin, kendinin öğrenci iken velisi olması. Okula gider, öğretmenlerden notlarını, sorar, takip edermiş Doğan Arık'ı.

Adana  İktisadi  ve  Ticari  İlimler  Akademisi İşletme  Bölümünü  kazanır,  anarşi  ve  terör olaylarından  dolayı  devam  edemeyince  vatani vazifesini yapmaya karar verir. Askerden 11 Kasım 1977'de terhis olur.

Kendine  planlı  yaşama  alışkanlığı  kazandıran bankacılık sınavına 1978 yılında girer ve aynı yıl T.C. Ziraat  Bankası  Kahramanmaraş  Şubesinde memuriyet hayatı başlar. İlerleyen günlerde kendine başarı  ve  korkuyu  yaşatan  bankacılık  günlerinde gayretli, müşteriyle çözüm odaklı, verilen görevleri zamanında yapan Arık, aynı banka şubesinde şef olur.

Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesini 1989 yılında bitirince Arık'ın önü açılır artık. Üniversite mezunu olması ve bankadaki başarılı çalışmasından dolayı T.C. Ziraat Bankası Mersin Çeşmeli Şubesine 1990 yılında Muhasebeci olarak atanır. İhtiyaçtan ötürü  1992-1993  yıllarında  Gaziantep  Nizip Şubesinde 8 ay, ardından Adana Ceyhan Şubesinde 1994-1995 yıllarında 14 ay yine Muhasebeci olarak çalışır.

İlk  göreve  başladığı  T.C.  Ziraat  Bankası Kahramanmaraş  Şubesine  1995  yılında  Müdür Yardımcısı unvanıyla döner, 1998 yılına kadar 3,5 yıl bu şubede hizmetini sürdürür.

Yazı hayatında da iz bırakan daha kısa geçici görevleri  de  var.  T.C.  Ziraat  Bankası  Şırnak Şubesinde  (Şubat 1994) ve Bingöl Genç Şubesinde (1997) birer ay müdürlüğe vekâlet eder.

Görevde  yükselme  yoluyla  1998  yılında Kahramanmaraş'ın  Afşin  Şubesine  Müdür  olarak atanır.

Türkiye,  2002  yılında,  finans  krizinden  aldığı yaraları sararken devlet bankalarını bir çatı altında toplayıp yeniden yapılandırdı ve birçok özel banka kapatıldı. Yapılanma gereği çalışanlar özel statüye geçirildiler.  Özel  statüde  çalışmak  istemeyenlerse başka kurumlara aktarıldı. Doğan Arık, yirmi beş yılını geçirdiği, “nerdeyse evim olan banka” dediği bankacılığı  Afşin  Ziraat  Bankası  Müdürü  iken bırakıp kurum değişikliği yaparak 15 Mayıs 2002'de Kahramanmaraş  Sütçü  İmam  Üniversitesine Araştırmacı  olarak  geçer.  Halen  bu  üniversitenin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde Tedviren Şube Müdürü olarak görevini sürdürmektedir.

Bankacılık  gönlerinin  bitişi  ve  yeni  kuruma geçişini kendisi şöyle açıklar: “Bankada dolu dolu yirmi beş yıl çalıştım. Hayatımın en güzel, en zorlu yirmi beş yılıdır o günler. 2002 yılında Türkiye finans krizine girdiğinde, bankaları yapılandırırken Afşin Ziraat  Bankası  Müdürü  olduğum  sırada  kendi isteğimle  Kahramanmaraş  Sütçü  İmam Üniversitesine geçtim.”(Özel Görüşme Ş.S.)

Faaliyetleri

Askerlik  görevinden  hemen  sonra,  bankada çalıştığı  günlerde  Dr.  Oğuz  Paköz  ve  Kimya Mühendisi  Hacı  Ali  Özturan'ın  da  aralarında bulunduğu yirmi, yirmi beş kişilik arkadaş grubuyla oturup kalkmaya başlar. Bu grup doktor, mühendis, muhasebeci,  müteahhit  gibi  her  meslekten  genç arkadaşlardır. Yaş ortalamaları birbirine yakın olan bu grupta, Doğan Arık, onların çoğundan beş altı yaş küçük olmasına rağmen yadırganmaz, yıllar içinde bu birliktelik çeşitli etkinliklere zemin hazırlar ve sosyal faaliyetlerin içinde doğan arık da bulunur. Oğuz Paköz, Sigorta Hastanesinde doktor iken aynı zamanda  özel  muayenehanesi  de  var.  Akşamları bazen  bu  muayenehanede,  çoğunlukla  ise Kayabaşı'ndaki Çamlık Çay Bahçesinde bir araya gelir, sohbetlerinde çok az siyaset olmak üzere genel kültür konuları yer alır.

Belli bir ad koymadan bir araya gelen bu gruptan spora ilgili Oğuz Paköz, Hacı Ali Özturan, Mustafa Aslantürk,  Doğan  Arık  ve  arkadaşları, Kahramanmaraş  Güreş  Halter  İhtisas  Kulübü Yönetiminde  görev  alırlar.  Dostozan  mahlasıyla şiirler  yazmayla  yetinmeyen  ve  Kahramanmaraş Turizm Derneği Başkanlığı da yapan,   gençliğinde mahalle arası güreşlerde iyi bir pehlivan olarak adını duyuran Ziraat Mühendisi M.Hanifi Sarıyıldız, güreş sevgisini 1976 yılında Güreş-Halter İhtisas Kulübü Başkanlığına seçilmesiyle sürdürür. Doğan Arık'ın ifadesine göre genç, cesur, gözü kara Oğuz Paköz, Güreş-Halter  İhtisas  Kulübü  yönetimine  baskıda bulunarak, hiç parası yokken, zarar etmesi halinde zararı  kendisinin  karşılayacağını  taahhüt  ederek, Karakucak  Güreş  Festivalleri  kararını  aldırır. Bölgede Karakucak Güreş Festivalleri 1978 yılında başlar. Dostozan'ın şiirleri eşliğinde er meydanında davullar çalar, güreşler onun şiirleri ile başlar. Bu kulübün  Kahramanmaraş'taki  en  başarılı  yönü, güreşçilerin  organize  olmasıdır.  Kulüpleşen güreşçiler, yıllarca Milli Takıma güreşçi yetiştirir. Festivaller  televizyondan  yayınlanır  ve Kahramanmaraş'ın tanıtımında büyük katkısı olur.

Karakucak Festivali için 1980 yılının başında, kış bitmeye  yakın  valilikten  onay  alırlar,  hazırlık çalışmalarına başlarlar. Festival afişlerinin basıldığı ve peyder pey asıldığı günlerde 12 Eylül Askeri darbe olur, bütün faaliyetler durdurulur. Birkaç gün sonra Doğan Arık'ı çalıştığı bankadan emniyet görevlileri alarak Sıkıyönetim Merkezine götürürler. Hacı Ali Özturan da getirilmiş. Matbaa görevlileri, afişlerin asılması  talimatını  bu  ikisinin  verdiğini söylediklerinden sorguya çağrıldıklarını öğrenirler. İhtilalden önce asılması konusunu matbaadakilere söylediklerini,  onlarında  ona  göre  astıklarını belirtirler,  sıkıyönetim  komutanlığı  gerekli araştırmalardan sonra bu festivalin yapılmasına izin verir.  Açılış  konuşmasını  kimse  yüklenmeyince, harcamalardan ve gelirden sorumlu Doğan Arık'ı, başkan Hanifi Sarıyıldız arayarak, açılış konuşmasını yapmasını  ister.  Doğan  Arık,  güreş,  yiğitlik, milliyetçilik ve hamaset dolu yarım sayfalık metin hazırlar,  Atatürk  Meydanında,  kürsüye  çıkarak karşısındaki mülki erkâna ve halka bu metni okur. Kürsüden  indiğinde  Osman  İçen  Doğan  Arık'ın kulağına eğilerek “Ortasına kadar çok iyiydin.” der. Arık da onun kulağına “Aşağıya inebildim ya!” der. Aynı günü hikâyeci Hacı Ali Özturan, “Başkanımız Hanefi  Sarıyıldız'la  yardımcıları  Oğuz  Paköz, Mustafa  Aslantürk,  Mehmet  Kocaman,  Enver Dalkıran  hakem  heyetinin  yanına  oturmuşlardı.” (Özturan,  Dolunay  dergisi,  1984)  dediği Kahramanmaraş  Karakucak  Güreşleri  Tertip Komitesinde muhasip üye ve genel sekreter olarak görev alan Doğan Arık'ın güreş festivali gününde hesap  işlerine  baktığını  söyler.  Hikâyenin  gerçek kahramanlarından  olan  Hacı  Ali  Özturan,  Kasap Kara Ali hikâyesinde o günü şöyle anlatır:

“Kahramanmaraş Karakucak Güreşleri Tertip Komitesi'ne  ayrılan  masalardan  birinde  Doğan Arık'la  festivalin  harcamalarını  liste  yapmaya çalıştığımızdan,  kafamızı  kaldırıp  kimin  kimi  tuş ettiğine bakamadık. Tribünlerden kopan o müthiş uğultu  yüzünden  arkadaşım  bana  bağırarak konuşmak durumunda kalmıştı:

“Yüz beş lira da, davulculara kebap parası!”

“Yüz  beş!”  diye  bağırdım  yanlış  anlaşılma olmasın  diye.  Öteki  rakamların  altına  ekledim. Doğan Bey:

“Yirmi lira da, Kara Ali'yi getirmeye gidenlere taksi parası,” diye bağırıyordu.

Tribünlerden kopan uğultu azalınca arkadaşım da sesini alçalttı:

“Taksi parası diye yazdın mı?” “Yazdım Doğan Bey!”

Doğan Arık'la güreş festivalinin harcamalarını kayıt  altına  alırken,  bir  yandan  da  az  önce sonuçlanan  güreşin  izleyicilerde  nasıl  bir  etki yaptığını,  kopan  uğultunun  hangi  semtlerden duyulabileceğini,  duyulduğunda  nasıl  bir  yorum yapılacağını  düşünüyor  ve  böyle  bir  komitede bulunduğumdan dolayı mutlu oluyordum.” (Özturan, Dolunay dergisi, 1984)

Doğan Arık, iş ve aile sorumlulukları artması ve Oğuz  Paköz'ün  uzmanlık  eğitimi  için  Adana'ya gitmesinden  sonra  bir  süreliğine  sosyal etkinliklerden uzak kalır.

Uzmanlığını tamamlayıp Kahramanmaraş'a 1984 yılında dönen ve Özel Tıbbi Tahlil Laboratuvarı açan Oğuz Paköz'ün iş yeri aynı zamanda eski arkadaşların toplanma  ve  sanat  merkezi  olur.  Oğuz  Paköz'ün toparlayıcılığı ve Tabipler Odası Başkanı olmasıyla edebiyat,  doğa  gezisi  ve  diğer  sosyal  etkinlikler yeniden canlanır. Doğan Arık da bunların arasında yer alır. Oğuz Paköz bir dönem de siyasete atılır. Bu sıralar Doğan Arık'a sorumluluk yüklenir ve Turizm Tanıtma Derneği Başkanlığı (1995-1998) yapar.

Adı sanı konmayan ve edebiyat, musiki, kültür, sanat ve spora ilgi duyan bu grup, Kahramanmaraş edebiyat dünyasında hikâyeci olarak tanınan, Doğan Arık'ın “Hem biz hem Maraşlılar çok seviyordu, ondan  çok  etkilendik.”  dediği  Şevket  Bulut  için, ölümünün  birinci  yıl  dönümünde,  17  Eylül  1997 tarihinde  Tabipler  Odasında  anma  programı düzenlenir. Bu durumu Doğan Arık Şevket Bulut hakkında yazdığı bir yazıda “İlk ölüm yıl dönümü yaklaşırken, Oğuz Paköz'ün bürosunda bir sohbet sırasında, arkadaşları olarak ona bir anma günü düzenlemeye karar verdik. Paköz o sırada Tabipler Odası  Başkanı  idi.  Tabipler  Odası  bahçesinde, 1997'nin Eylül ayında, yakın dostları ve ailesinin katıldığı mütevazı bir anma töreni yapıldı.” (Arık, Alkış, 2007, S.33, s.18) der. O gün bu anmanın her yıl yapılması  için  karar  alınır.  Rahmetli  Sıddık Elbistanlı,  Hacı  Ali  Özturan  ve  Doğan  Arık'tan oluşan  üç  kişilik  komisyon  oluşturulur.  Birkaç toplantı yaparlar. Sıddık Elbistanlı'nın teferruatçılığı yüzünden karar alınamaz ve bu çalışma başarısızlıkla sonlandırılır. Alkış dergisi çatısı altında 2016 yılında, Şevket Bulut ve Tanyal Sümbül'ün beraberce anıldığı bir program gerçekleştirilir. Bu yıldan sonra anma programları  Alkış  dergisi  toplantılarında  başka şahsiyetler için de sürdürülür.

Yazı hayatı

Kahramanmaraş  ufkunda  iz  bırakma  gayreti, zaman  zaman  bir  araya  gelen  ve  henüz  adı konamayan  gruptan  bazı  arkadaşları  yazmaya yönlendirir. Yetmişli yılların sonuna doğru Doğuş gazetesinde Yazı İşleri Müdürü Eshabil Karademir'in Karaozan mahlasıyla şiirleri yayınlanır, kendisi saz da çalan halk şairidir. Gazetede Şevket Bulut, Yalçın Özalp, Oğuz Paköz ve Hacı Ali Özturan'ın yazıları yayınlanırken Oğuz Paköz'ün teşvikiyle Doğan Arık, ekonomi ve kültürel konularda köşe yazıları yazmaya başlar. Bu yazılarda o günün gündemi olan banka, Kastelli,  enflasyon,  faiz  konularına  ve  ekonomi terimlerine  açıklık  getirmeye  çalışır.  Memur olduğundan siyaset dışı kalır. Bankacılıkla beraber yazarlık onu zorlasa da “Çok güzel ve ciddi yazılar yazıldı.”(Özel Görüşme Ş. S.) dediği ve yazılarıyla desteklediği Doğuş gazetesini Sıkıyönetim sıkıştırır, birkaç yazar soruşturma geçirir. Günlük olarak çıkan gazete,  sahibi  Doğan  Yozgatlı'nın  genç  yaşta vefatıyla  kapanır.  Yazma  işini  ilerideki  yıllarda, Yılmaz Akçakale'nin çıkardığı Aksu ve daha sonra da Yorum diye değişen gazetesinde devam ettirir.

Seksenli yıllarda Şevket Yücel, Şevket Bulut, Bahaettin  Karakoç'u  tanıyan  Doğan,  kendi gruplarında yazmaya eğimli olan Oğuz Paköz, Hacı Ali  Özturan  ve  Eshabil  Karademir'le  görüşmeyi sürdürür.

Gazete yazılarıyla yetinmeyen Doğan Arık, sanat ve edebiyata yönelişini doksan sonrasına bağlıyor. Doksanlı yılların sonunda İstanbul'dan gelen şair ve yazar  Nihat  Yücel'le  tanışır.  Kahramanmaraş'a yerleşen  Yücel'le  samimiyeti  sıkılaştırır.  Arık, geçmişi tanımlarken “Onunla hâlâ devam eden çok güzel  beraberliğimiz  var.  O  yıllarda  bizler  de güncellikten  çıkıyor,  sanat  ve  edebiyata  doğru yöneliyorduk.”(Özel Görüşme Ş. S.) demeyi ihmal etmez.

Doğan  Arık'ı  yazmaya  yönlendiren,  yazarlar arasında  kılan,  kültür  alışverişini  önemsemesi, insanlar arasında diyalog kurma ve bildiğini bildirme ilkesidir. Kitap ve dergi okumalarıyla yetinmeyip yazmaya yönelir. Bu yazma merakı, bir aylık geçici Şırnak görevini yazıya döktürür. Bu anı kitabına; görevlendirilme  şeklini,  yolculuğunu,  Şırnak'ta gördüklerini, duyduklarını, hissettiklerini, bankada ve  ilçedeki  diğer  memurların  ve  idarecilerin tutumlarını,  dönüş  yolunu,  terör  günlerinin  insan hayatındaki  izlerini  velhasıl  bir  aylık  günlerini psikolojik  tahlillerle  yorumlama,  irdeleme  ile yazarken duygularını, kızgınlıklarını, sevinçlerini de cümlelerinin  içine  yerleştirir.  (Göremediklerimiz, yayınlanmamış)

Hikâyeciliği ve hikâyeleri

Kendi hikâyeleri ve hikâye geleceği için “Ben de öykülerimde, gerçekler arasında düş ve hayalleri dolaştırmasını seviyorum. Ne kadar istemesem de içine  duygusallık  da  giriyor.  Ben  daha  yolun başındayım. Belki olduğu yerde bırakabilirim de. Çünkü çok zor. Ciddi eser yazmak çok emek istiyor. Ayrıca çevre ve imkânlar yetersiz geliyor. Rastgele yazmaksa  yarar  yerine  zarar  bana  göre.  Haktan hayırlısı demek şimdilik en doğrusu.”(Özel Görüşme Ş.S.)  diyen  Arık,  hikâyelerinde  Kahramanmaraş'ı esas  alıp  yaşadığı  günlerden  izlenimler, dinlediklerini  yorumlama  yoluna  gider.  Aslında hikâyeleri, çocukluğudur, gençliğidir. Yaşanılmışlık bariz bir şekilde kendini gösterir hikâyelerinde. Ahır Dağı'nda Bir Yaz Tatili hikâyesinde, on iki on üç yaşlarında  yüzmeyi  öğrenme  serüvenini  anlatır. (Arık, Alkış, 2016, S. 87, s. 11-12)

Hikâyelerinde  tasvirlere  ağırlık  veren  Arık, “Bankadan  ayrıldıktan  sonra  sudan  çıkmış  balık gibiydim. Bankacılığın hızlı temposuyla dış dünyaya kapattığımız  gözümüzü  tekrar  açtığımızda,  her şeyden çok geri kaldığımı gördüm. Biraz da kurum değiştirmenin yarattığı olumsuz psikolojiyle kendimi okumaya  verdim.  Okumanın  sonu  yok.  Hala okuyorum.”  (Özel  Görüşme  Ş.S.)  deme  erdemini gösterir.  Arık'ın  hikâyeleri  Alkış  ve  Usare dergilerinde yayınlanır.

“Öykü  ve  roman  türünün  Türkiye'de gelişmediğini, bunun da sebebinin ülkeye geç girmesi yanında Türk insanının öyküsel ve romansı bir hayat yaşamının  olmadığını  ileri  sürenler  var.”(Özel Görüşme Ş.S.) diyen Arık, buna rağmen Türkiye'de roman  ve  öykü  üzerine  ciddi  eserler  verildiği kanaatindedir.  O  “Ben  olaya,  yazma  veya  hayat zenginliği olarak değil de, Doğu'nun daha doğrusu Şark  dediğimiz  genellemenin  kendi  karakteristiği diyorum. Şark insanının olaylara bakışı ve düşünce sistemi biraz duygusal, biraz da düşsel bakmasıdır. Somuta karşı soyutu seçmesi hayal ve macera gücünü zenginleştirdiğini düşünüyorum. Masal ve mitler bu yüzden önemli bir yer tutar doğuda.”(Özel Görüşme Ş.S.) şeklinde düşüncesini açıklar.

 

# Şaban sözbilici kaleme aldı : sorumluluğu yüreğinde doğan arık# Şaban sözbilici# doğan arık# maraş# kahramanmaraş# maraş haber# kahramanmaraş haber# maraş haberleri# kahramanmaraş haberleri
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş'a Göçmen Kuş akını!
Kahramanmaraş'a Göçmen Kuş akını!
Elbistan’da Şiir Coşkusu! Ödül Töreni İçin Geri Sayım Başladı
Elbistan’da Şiir Coşkusu! Ödül Töreni İçin Geri Sayım Başladı
Andırın'da Geleneksel Tirşik Festivali düzenlendi
Andırın'da Geleneksel Tirşik Festivali düzenlendi
Pazarcık’ta 3. Geleneksel Birlik ve Dayanışma Konseri düzenlenecek!
Pazarcık’ta 3. Geleneksel Birlik ve Dayanışma Konseri düzenlenecek!
Son Haberler
Kahramanmaraş'a Göçmen Kuş akını!
Kahramanmaraş'a Göçmen Kuş akını!
KMTSO Başkanı Buluntu: “Kahramanmaraş Üretmeye Devam Ediyor”
KMTSO Başkanı Buluntu: “Kahramanmaraş Üretmeye Devam Ediyor”
Kahramanmaraş'ta silahlı saldırı! 2 yaralı…
Kahramanmaraş'ta silahlı saldırı! 2 yaralı…
KİÜ Rektörü Bakan Gastronomi Öğrencileriyle Cağ Kebabı kesti!
KİÜ Rektörü Bakan Gastronomi Öğrencileriyle Cağ Kebabı kesti!
Kahramanmaraş’ta Depremde Yıkılan Cami yeniden inşa edilecek!
Kahramanmaraş’ta Depremde Yıkılan Cami yeniden inşa edilecek!
Çok Okunan Haberler
Kahramanmaraş’ta 115 kişinin öldüğü Penta Park davasında müteahhide tahliye!
Kahramanmaraş’ta 115 kişinin öldüğü Penta Park davasında müteahhide...
Banka ölüm belgesi istedi, kardeşini mezardan çıkartıp bankaya götürdü!
Banka ölüm belgesi istedi, kardeşini mezardan çıkartıp bankaya götürdü!
Başkan Görgel TBB Başkanlığına aday gösterildi!
Başkan Görgel TBB Başkanlığına aday gösterildi!
Son Yorumlananlar
Prof. Yardımcıoğlu’ndan Okul Saldırıları İçin Dikkat Çeken açıklama: “Algoritma Terörü ile Yetiştiriliyorlar”
Prof. Yardımcıoğlu’ndan Okul Saldırıları İçin Dikkat Çeken...
Kahramanmaraş’ta ilçelerin ardından İl merkezi Kurbanlık Fiyatları açıklandı!
Kahramanmaraş’ta ilçelerin ardından İl merkezi Kurbanlık Fiyatları...
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan Depremzede İşletmelere Yeni Destek Programı!
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan Depremzede İşletmelere Yeni...
Gülşah Dilbirliği’ın Kaleminden Bayramlaşalım Şiiri
Gülşah Dilbirliği’ın Kaleminden Bayramlaşalım Şiiri

Ana Sayfa
Gündem
Dünya
Siyaset
Ekonomi
Magazin
Spor
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Eğitim
Yerel
Asayiş
Genel
Çevre
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Sitemap
  • Künye
  • İletişim
  • Kişisel Verilerin Korunması
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı, video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Safransoft