Festivalin
konuşmacıları arasında yer alan Üsküdar Üniversitesi Rektörü Psikiyatrist Prof.
Dr. Nevzat Tarhan, "İnsan 5.0" başlıklı sunumunda pozitif psikoloji, mutluluk bilimi, sosyal izolasyon ve aşkın kimyası konularına değindi. Prof.Dr.
Nevzat Tarhan, günümüzün en önemli sorunlarından birinin yalnızlaşma ve
mutsuzluk olduğunu söyledi.
“Mutluluğu yeniden yazmak gerekiyor”
Gelişen teknolojilerin insan psikolojisi üzerindeki etkilerinden
söz eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Teknolojinin insana ödettiği refah ile
birlikte bir bedel var. Böyle bir durumda mutluluğu yeniden yazmalıyız. Hayat
senaryoları değişti; aktörlere göre yeni senaryolar oluşturmak gerekiyor” dedi.
“Dünyaya insan olmak için geldik”
Mutluluğun, beyindeki kimya laboratuvarının yönetimi olduğunu
ifade eden Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Biz dünyaya insan olmak için geldik.
Doğuştan insan değiliz; insan olmaya adayız. Biz nasıl insan olabiliriz onu
düşünmemiz gerekiyor. Bu, beynin ön frontal bölgesinin yönetimi demektir.
2018’de İngiltere’de ‘Yalnızlıktan Sorumlu Bakanlık’ kuruldu. Yapılan
araştırmalarda 16-24 yaş arasındaki gençlerde de bir yalnızlık durumu olduğu
tespit edildi. Bu yalnızlık, kalabalık içindeki yalnızlık. Sosyal ve psikolojik
izolasyon var” şeklinde konuştu.
“Aşk sebep değil, sonuçtur”
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, güven duygusunun en temel duygu
olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sevgi fazla olduğu zaman güven
ortaya çıkıyor ve korku azalıyor. Sevginin sürdürülebilir olmasının formülü iyi
iş birliği kurmaktır. İyi iş birliği kurduğunuzda güven oluşuyor. Güven olunca
aşk oluşuyor. Aşk, evlilikte sebep gibi anlatılır. Hâlbuki aşk, sebep değil,
sonuçtur. Birini seviyor ve iyi ilişki kuruyorsanız, ömür boyu aşk oluşuyor.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın ardından, Prof. Dr. Uğur Batı ve oyuncu
Murat Aygen, “Senkron / İnteraktif Gösteri” paneli ile katılımcılarla bir araya
geldi.
“Hayatın ritminin farkına vararak yaşamak gerekiyor”
Murat Aygen, Prof. Dr. Uğur Batı ile birlikte
gerçekleştirdikleri “Senkron: ‘Biz Olmanın Kusursuz Uyumu” isimli interaktif
gösteride, şunları paylaştı: “Hayatımıza giren her hangi bir şey; bir kişi, bir
durum ya da yolda giderken yuvarlanıp yere düşmemiz, kafamızı çarpmamız
sonrasında kalktığımız andaki biz, bir önceki andaki biz olmuyoruz. O yüzden
hayatın bu ritminin farkına vararak yaşamak gerektiğini düşünüyorum.”
Kalp beyne “Aşk” sinyali gönderiyor
Aşktan bahsederken sürekli kalbin referans gösterildiğini
belirten Prof. Dr. Uğur Batı, “Edebiyat, sanat, gündelik söylemler aslında hep
bu şekilde ilerliyor. Kuvvetli ihtimalle beyin ile aşık oluyoruz gibi duruyor.
Kuvvetli ihtimal diyorum, çünkü henüz bilimin tam çözebildiği bir alan değil.
Fakat yapılan son çalışmalarda kalbin beyne sinyal gönderdiği gözlendi. Yani
yüksek ihtimalle kalp ile aşık oluyoruz” dedi.
“Birliktelik, uyum, takım çalışması, bütünlük ve sosyalleşme”yi
buluşturan özel bir deneyim çalışması olan senkron seminerinde; karar bilimi,
sinirbilim, ve iletişim disiplini ile vücut perküsyonu ve ritim tekniği bir
arada kullanıldı.















