İnsan Hakları
Bağlamında 28 Şubat süreci, Üsküdar Üniversitesi’nde düzenlenen panelde her
yönüyle ele alındı.
27. TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın da katıldığı programda
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Prof. Dr. Nevzat Tarhan, bir ülkedeki bir
yapıda darbe yapma imkân ve kabiliyeti varsa niyetin bir gecede
değişebileceğini kaydederek “O nedenle darbe yoktur diye düşünmek, korona
virüsü yoktur demek gibidir. Bu nedenle böyle bir tehlike var ama
tedbirlerimizi alalım” uyarısında bulundu.
Üsküdar Üniversitesi Merkez Yerleşkesi Nermin Tarhan
Konferans Salonu’nda düzenlenen “İnsan Hakları Bağlamında 28 Şubat” başlıklı
panelde 28 Şubat süreci insan hakları bağlamında ele alındı.
Prof. Dr. Nevzat
Tarhan, Hocalı katliamını unutmadı
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Adaleti Savunanlar
Derneği (ASDER) Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, açılış konuşmasına Hocalı
katliamını anarak başladı.
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, “Bugün 28 Şubat’ı anmak için bir
araya geldik ama bugün başka bir önemli olay, 26 Şubat 1992 yani Hocalı
Katliamının olduğu yıl. Azerbaycan Karabağ’da oldu bu katliam, onun yıldönümü
bugün. Oradaki şehitleri de rahmetle anmak istiyorum. Bu soykırım çoğu ülkede
kabul edildi ve o zaman kaybedilen haklar da alınamadı, oradaki mağduriyetler
devam ediyor. Bunu da bizim dertlerimizden biri olarak görüp bu tarz şeylere
karşı tavır göstermemiz yeni olayların olmasını engelleyebilir. Bunlara karşı
Türk milleti olarak tavırlı olmamız lazım, onaylamamamız çok kıymetli diye
düşünüyorum" dedi.
Prof. Dr. Nevzat
Tarhan: “İnsan haklarının yüksek bir değer olarak yaşatılması gerekir”
Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Adaleti Savunanlar
Derneği (ASDER) Başkanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 28 Şubat sürecinde yaşanan
insan hakları ihlallerinin bir daha benzerlerinin yaşanmasının önüne geçmek
için unutulmaması gerektiğini söyledi. İnsan haklarının yüksek bir değer olarak
yaşatılması gerektiğini vurgulayan Tarhan, bu nedenle bu paneli
düzenlediklerini ifade etti.
İnsanın insan olmaktan kaynaklanan haklarının korunmasının
önemine dikkat çeken Tarhan, “İnsan hakları kapsamında yaşama hakkı, özgürlük
hakkı, güvenlik hakkı, mülkiye, seyahat hakkı gibi birçok hakkı var. Ve bu
hakların şu anda bizim nörobilim çalışmalarında, psikiyatri çalışmalarında
ciddi bir temeli olduğu da anlaşıldı. İnsanlık tarihine baktığımız zaman hep
bir hak mücadelesi ile geçmiş” dedi.
Prof. Dr. Nevzat
Tarhan: “İnsanda dört önemli duygu var”
İnsanda özgürlük, adalet arzusu, onurlu yaşama hakkı ve
güven ihtiyacı olmak üzere dört önemli duygunun olduğunu vurgulayan Tarhan,
“Bunlardan birisi özgürlük, insandaki özgürlükle ilgili genetik bir algoritma
olduğuyla ilgili, şu anda araştırılıyor. Çünkü insanın özgürlük arzusu,
beklentisi ve ihtiyacı var ve bakıyorsunuz insanlık tarihinde savaşların çoğu
özgürlük arzusu, beklentisi ve ihtiyacı karşılanmadığı için yapılıyor. İkincisi
insanda adalet arzusu, beklentisi ve ihtiyacı vardır. Adalet arzusu, hakkaniyet
arzusu beklentisi ihtiyacı da insanın zulümden rahatsız olmasına sebep oluyor.
Üçüncüsü de insanın onurlu yaşama hakkı. İnsanın sosyal olaylarının çoğunun
arkasında onurlu yaşama hakkından doğan sebepler var. Kişi kuralsız ortamdan
nefret ediyor. Evde, ailede kuralsız ortam varsa orada huzur olmuyor. Annenin
evet dediğine baba hayır, babanın evet dediğine anne hayır diyorsa muhakkak
orada bir huzursuzluk, kavga, geçimsizlik oluyor. Burada kişi kendini güvende
hissedemiyor onurlu yaşama kuralı olmadığı için. Dördüncü madde ise insanın
güven ihtiyacı vardır. Bir insanın kendini bir kimliğe ait hissetmesi
gerekiyor, böylelikle kendini güvende hissediyor. Etnik kimlik, dini kimliklere
zarar veren davranışlar çatışmaya sebep oluyor. Bunun için bu özellikteki
insanların sosyal güven ve düzen ihtiyaçları var” diye konuştu.
Prof. Dr. Nevzat
Tarhan: “Darbe yoktur diye düşünmek, korona virüsü yoktur demeye benziyor”
28 Şubat sürecinde yaşanan ihlaller nedeniyle çok sayıda
kişinin mağdur olduğunu kaydeden Tarhan, “1650’nin üzerinde subay, astsubay
silahlı kuvvetlerden yaş kararıyla emekli edildi. 28 Şubat; yargı, medya ve
askerin ortaklaşa oluşturduğu bir darbe hareketiydi. 17-25 Aralık, yargı polis
ve medya operasyonuydu. 15 Temmuz’da da Atlantikçi bir damar vardı” dedi.
“Bir ülkede bir yapıda darbe yapma imkan ve kabiliyeti varsa
niyet bir gecede değişebilir” diyen Tarhan, “Bir gecede ‘Şartlar değişti, kaos
var ben darbe yaptım’ diyebilir. Bu nedenle Avrupa’nın zalimleri meşhur,
Asya’nın da münafıkları meşhur. Bu coğrafya çok münafık yetiştirmiştir. O
nedenle darbe yoktur diye düşünmek, korona virüsü yoktur demek gibidir. Bu
nedenle böyle bir tehlike var ama tedbirlerimizi alalım” uyarısında bulundu.
İsmail Kahraman: “28
Şubat sonucu alınmış bir kalkışmadır”
27. TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın da açılış konuşması
yaptığı programda Kahraman, tarihimize kara bir leke olarak geçen 28 Şubat’ın
önemli ve unutulmaması gereken bir dönem olduğunu belirterek “28 Şubat sonucu
alınmış bir kalkışmadır. Adalet yerine gelmemiştir. Darbecilerin reçetesi x
düşman icat et, karala, gözden düşür ve pasifize et hatta yok et. Maalesef
Türkiye’miz, darbeler ülkeleri arasına katıldı” dedi.
İsmail Kahraman, 15 Temmuz’un da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip
Erdoğan sayesinde gerçekleştirilemeyen bir darbe olduğunu belirterek “Ama bir
adam geldi, o adam inancıyla imanıyla, korkusuzluğuyla orduyu kışlaya tekrar
koydu. Adı Recep Tayyip Erdoğan” dedi.
İsmail Kahraman:
“Darbelerle kaybeden Türkiye oluyor”
“Bir ülkenin gelişmesi için huzur lazım” diyen İsmail
Kahraman, “Düşünceye karışamazsınız. Düşündüğünü yaşamaya karışamazsınız. İnanç
hürriyeti. Yaşadığını ifadeye karışamazsınız. Buna hürriyet derler. Buna zulüm
ederseniz çok yanlış olur. Bir söz var, fikir ve kanaatler zulüm ve istikrar karşısında
kahırlaşmış birer keçeye benzerler. Vurdukça sertleşirler. Sertleşiyorlar ve
cevabını alıyorlar. Ama kaybeden Türkiye oluyor. Tarihe ve kalkınma hamlelerine
bakın o tarihlere rastlar. Tarihte tam gelişiyorsunuz, grafik yükseliyor, bir
darbe oluyor ve pat birden düşüyorsunuz. 27 Mayıs böyledir. 12 Mart böyledir.
12 Eylül böyledir. 27 Nisan böyledir. 28 Şubat böyledir” dedi. İsmail Kahraman,
“Biz, bize yapılan yanlışları unutmamalıyız. Tarihten ibret almalıyız.
Hatırlatmalıyız” dedi.
Prof. Dr. Mehmet
Zelka, darbelerin ekonomik etkilerini değerlendirdi
Üsküdar Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Mehmet Zelka da
açılış konuşmasında Türkiye’de yaşanan darbe ve darbe girişimlerinin ekonomik
ve sosyal etkilerine değindi.
E. Tuğgeneral Adnan
Tanrıverdi: “Darbenin üç faktörü var”
Açılış konuşmalarının ardından “İnsan Hakları Bağlamında 28
Şubat” paneline geçildi. Hak ve Adalet Derneği (HAKDER) Başkanı Av. Bülent
Demir’in moderatörlüğünü yürüttüğü panelde ASDER Onursal Başkanı E. Tuğgeneral
Adnan Tanrıverdi, darbelerde üç ana faktör olduğunu dile getirerek
"Birincisi darbeleri destekleyen mevzuat, ikincisi milletin manevi
değerlerine zıt ideolojik kadrolaşma, üçüncüsü koalisyona ihtiyaç gösteren
istikrarsız dönemler. Bu üçü bir araya geldiği zaman darbe olmuştur." diye
konuştu.
Başkanlık sisteminin başlı başına istikrarı koruyan,
muhafaza eden bir yönetim sistemi olarak devletin anayasasına girdiğini
kaydeden Tanrıverdi, başkanlık sistemi olmazsa mutlaka koalisyonlar dönemleri
olacağını ifade ederek “Yani parlamenter sistemde koalisyon dönemleri olur,
koalisyonlar da istikrarsızlığa sebep verir. İstikrarsız durumda da
darbecilerin darbe damarları kabarır. O bakımdan Başkanlık sistemi başlı başına
istikrar sağlaması bakımından darbenin o üç temel sebebinden istikrarsızlık
dönem olmayacağından çok önemli bir tedbir olarak bugün devlet yönetimimize
girmiş durumdadır. Bunun kurumsallaşıp sağlam bir şeye oturması için hem
yöneticilere hem de milletimize gerçekten büyük görev düşmektedir” dedi.
Av. Şeyma Döğücü :
“Biz mağdur değil, mağrur olduk”
Panelistler arasında olan Sancaktepe Belediye Başkanı Av.
Şeyma Döğücü de 28 Şubat’ta özellikle kadınların büyük mağduriyetler yaşadığını
belirterek “Ancak tüm bu yaşananlara rağmen biz mağdur olmadık, hep mağrur
olduk diyorum. Biz bu mücadelemizin arkasında dimdik durduk. Biz bu sayede
parmakla gösterilen bir ülke olduk. Vazgeçmeyen kızlarımız sayesinde bugünlere
geldik” dedi.
Av. Süleyman Arslan:
“28 Şubat’ta kahramanca duruş sergilendi”
Panelistlerden Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu
(TİHEK) Başkanı Av. Süleyman Arslan ise 28 Şubat’ta bir kesimin çok kahramanca
bir duruş sergilediğini belirterek benzer girişimlerde de o duruşun mutlaka
sergilenmesi gerektiğini söyledi. Süleyman Arslan, kurum olarak insan hakları
konusunda ortak çalışmalar yürütmek amacıyla Üsküdar Üniversitesi ile kurum
olarak bir iş birliği anlaşması yapacaklarını da söyledi.
Üsküdar Üniversitesi Televizyonu’nda (ÜÜTV) canlı olarak
yayınlanan panel, katılımcıların hatıra fotoğrafı çektirmesi ile sona erdi.













