Donald Trump’ın İran ile yürütülen nükleer müzakerelere ilişkin sert açıklamaları ve ardından gelen askeri gelişmeler, enerji piyasalarında dalgalanmayı hızlandırdı.
Nükleer Müzakerelerde Gerilim
26 Şubat’ta başlatılan temaslara değinen Trump, İran’ın görüşmelerde “iyi niyetli” bir tutum sergilemediğini savundu. Washington yönetimi, Tahran’ın nükleer faaliyetlerini tamamen durdurmasını isterken; İran tarafı yaptırımların kaldırılması karşılığında sınırlı bir program yürütmeyi talep ediyor. Taraflar arasındaki en büyük anlaşmazlık da bu noktada düğümleniyor.
Trump, daha önce yaptığı açıklamalarda diplomatik çözümü tercih ettiğini ancak İran’ın nükleer silah edinmesine izin vermeyeceklerini vurgulamıştı.
İsrail ve ABD’den İran’a Saldırı
Görüşmeler sürerken İsrail’in İran’a yönelik “önleyici saldırı” başlattığı bildirildi. İsrail genelinde alarm sirenleri çalarken, operasyonun ABD ile koordineli gerçekleştirildiği iddia edildi. Trump da “İran’a yönelik büyük bir operasyon başlattık” sözleriyle saldırıyı doğruladı.
Bölgede karşılıklı hamleler devam ederken ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını artırdığı, açık kaynak raporlarına göre 330’dan fazla savaş uçağının konuşlandırıldığı belirtiliyor.
Petrol Fiyatları Zirveye Yaklaştı
Jeopolitik risk algısındaki artış enerji piyasalarını doğrudan etkiledi. Brent petrol, şubat ayının son işlem gününü yaklaşık yüzde 3 yükselişle 73,12 dolardan kapatarak Haziran 2025’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. WTI ham petrol ise yüzde 2,7 artışla 67,22 dolar seviyelerinde işlem gördü.
Uzmanlar, gerilimin tırmanması halinde petrol fiyatlarında kısa vadede yüzde 10’a varan ek artış görülebileceğini belirtiyor. Bu durumun Türkiye’de benzin ve motorin fiyatlarına zam olarak yansıması bekleniyor.
Hürmüz Boğazı Senaryosu Kritik
Uluslararası veri şirketi Primary Vision Network Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi, fiyat artışlarının saldırının kapsamına bağlı olduğunu ifade etti. Rizvi’ye göre enerji altyapısının hedef alınması halinde yükseliş daha sert olabilir.
En kritik risk ise Hürmüz Boğazı’nın kapanması. Bu senaryoda petrolün varil fiyatının 150 dolara kadar çıkabileceği, küresel büyümenin yüzde 1,5 oranında baskı altında kalabileceği ve altının 6.500 dolar seviyesini aşabileceği öngörülüyor.
Gelişmekte Olan Ülkeler İçin Risk Artıyor
Uzmanlar, uzun süreli bir çatışmanın en fazla enerji ithalatına bağımlı gelişmekte olan ülkeleri etkileyeceğini vurguluyor. Enerji maliyetlerindeki artışın gıda enflasyonu ve yaşam maliyeti krizini derinleştirebileceği belirtiliyor.
Orta Doğu’daki son gelişmeler yalnızca bölge ülkelerini değil, küresel ekonomiyi de yakından ilgilendiriyor. Petrol fiyatlarındaki yükselişin sürmesi halinde Türkiye’de akaryakıt pompa fiyatlarına önümüzdeki günlerde yeni zamların gelmesi bekleniyor.














