Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırılara dikkat çekilen açıklamada, eğitim sistemine yönelik sert eleştiriler yer aldı.
KESK’e bağlı Eğitim-Sen tarafından yapılan açıklamada, kısa süre arayla meydana gelen olaylarda öğrenciler ve öğretmenlerin hayatını kaybetmesinin büyük bir toplumsal travmaya dönüştüğü vurgulandı. Yaşanan acıların yalnızca güvenlik zafiyeti olarak değerlendirilemeyeceği ifade edildi.
Sendika temsilcileri, şiddetin eğitimden ekonomiye, sosyal politikadan kültürel yapıya kadar birçok alanda biriken sorunların sonucu olduğunu belirterek, mevcut düzenin gençleri geleceksizliğe sürüklediğini savundu.
Açıklamada ayrıca, ekonomik kriz, işsizlik ve yoksulluğun derinleşmesiyle birlikte gençlerin farklı risk alanlarına itildiği, şiddet ve suç örgütlenmelerinin bu boşluklardan güç kazandığı görüşü dile getirildi.
Eğitim-Sen, mevcut eğitim politikalarının toplumsal sorunları derinleştirdiğini iddia ederek, Milli Eğitim Bakanı’na yönelik eleştirilerde bulundu ve yaşanan kayıplara rağmen görevde kalmasının kabul edilemez olduğunu savundu.
Sendika açıklamasında, eğitim ortamlarının şiddetten arındırılması gerektiği vurgulanarak, okulların “güvenlik sorunu” değil “yaşam ve umut alanı” olması gerektiği ifade edildi.
KESK’e bağlı sendikaların iş bırakma eylemine de değinilen açıklamada, bu adımın yalnızca bugüne değil geleceğe sahip çıkma mücadelesi olduğu belirtildi. Veliler ve tüm eğitim emekçileri dayanışmaya davet edildi.
Açıklama, “mücadele ve dayanışma ile şiddetin önlenebileceği” mesajıyla sona erdi.













