ÖNDER İmam Hatipliler
Derneği, 57. Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Genel başkan, yönetim, denetleme
ve disiplin kurullarının seçildiği kurultayda ÖNDER’in yeni başkanı Kamber Çal
oldu.
Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi’nde yapılan genel kurul,
Mustafa Karahüseyinoğlu’nun Kuran’ı Kerim tilavetiyle başladı. Genel Kurul’a
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem
Kasapoğlu, AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş, AK Parti Genel Başkan
Yardımcısı Mahir Ünal, AK Parti İstanbul milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı,
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, İlim Yayma Cemiyeti
Başkanvekili Bilal Erdoğan, TİMAV Başkanı Abdullah Ecevit Öksüz, dernek yönetim
kurulu üyeleri ve imam hatipliler iştirak etti. İstiklal Marşı’nın okunması ve
divan teşekkülünün ardından protokol konuşmalarına geçildi. Seçimlerin
yapılmasıyla tamamlanan genel kurulun ardından ise ÖNDER yeni Genel Merkez
binasının açılışı gerçekleştirildi.
İmam hatipler, kuşatıcı insan yetiştirme yeri
ÖNDER İmam Hatipliler Derneği çatısı altında görev ve
sorumluluk üstlenmenin başlı başına bir paye olduğunu belirten Cumhurbaşkanı
Recep Tayyip Erdoğan, Genel Kurul'da görevi devredecek Halit Bekiroğlu'na
hizmetleri için teşekkür ederken görevi devralacak Kamber Çal'a da çalışmalarında
başarı diledi. Derneğin, hizmete girecek yeni binasının da hayırlı olmasını
dileyen Erdoğan, şöyle devam etti: "Kardeşlerim, Rabb'imizin hikmetlerini
nebiler vahiy yoluyla, diğer insanlar ise okuma ve yazma vasıtasıyla, yani
eğitim öğretimle keşfederler. Eğitim öğretimin amacı işte bu çerçevede ideal
insan yetiştirmektir. Bizim medeniyetimizde ise eğitim öğretimin ulvi gayesi,
salih insan yetiştirmektir. Milletimizin inancına, değerlerine, tarihine,
kültürüne uygun bir eğitim sistemi inşa etmeden hiçbir hedefe ulaşamayız. Biz
yıllarca milletimizin ihtiyacı olan işte bu eğitim öğretim modelinin en ideal
yerinin imam hatip okulları olması için çalıştık.” Erdoğan, tek tipçi
dayatmalarına karşı imam hatiplilerin, milletin kendi öz değerlerine uygun ve
gerçek anlamda kuşatıcı insan yetiştirmek için öne çıktığını ve bunu da
başardığını söyledi.
Çocuklar arasında ayrım yapamam
İmam hatiplerin asıl misyonunu, Allah'ın insanlara verdiği
okuyarak ve yazarak hikmetlerini arama görevini bihakkın yerine getirmek olarak
gördüğünü vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: "Elbette herkes eğitim
öğretim yoluyla bilginin peşinde koşacaktır ama bu en çok da imam hatiplerin
görevidir. İşte bu bilinçle imam hatiplerde görev yapan öğretmenlerimiz ve bu
davaya gönül vermiş büyüklerimiz salih insan yetiştirme mücadelesini sadece
sınıflarla sınırlı olmayan bir şekilde yürütmüştür. Sonuçta ortaya bir imam
hatip markası çıkmıştır. Yani bunu söylerken imam hatip okullarını bir kenara,
fen liselerini, diğer meslek liselerini bir kenara, böyle bir ayrım yapmak için
söylemiyorum. Bunu sadece ve sadece nasıl bir Galatasaray Lisesinden mezun
olan, bir Galatasaray Lisesinin marka olarak önemini ortaya koymaya
çalışıyorsa, Kabataş'tan mezun olan ortaya koymaya çalışıyorsa ben de tabii ki
bir imam hatipli olarak bunu ortaya koymaya çalışıyorum. Olay bu. Zaten
bulunduğum makam, mevki böyle bir ayrımı yapmaya beni asla tecviz edemez, böyle
bir ayrımı yapamam. Benim için imam hatipte okuyan da evladımdır, Galatasaray
Lisesinde okuyan da evladımdır, Kabataş'ta okuyan da evladımdır, tüm Anadolu
Fen Lisesinde okuyan evladımdır."
Sizlerden beklenen hakikat arayıcısı olmanızdır
İmam hatip markasının, öğrencilerin ailelerinden başlayıp
ders aralarına, ders sonrası faaliyetlere, yatılı kısımdaki sohbetlere kadar
hayatın her anında gece gündüz çalışan dava adamlarının eseri olduğunu aktaran
Erdoğan, "Tabii imam hatibi yatılı olarak okumuş öğrenci olarak da bunun
farkındayım. Türkiye tek parti devrinin milletimizi topyekun mankurtlaşmayı
hedef alan hastalıklı zihniyetinden kısmen de olsa eğer kurtulabilmişse imam
hatipler etrafında yürütülen mücadele sayesindedir. Mensuplarını çatısı altında
buluşturan bu kurumun misyonunu ne kadar iyi anlarsak sorumluluğumuzu o derece
iyi idrak edebiliriz. Sizlerden beklenen sadece bu milletin değil, tüm ümmetin
ve daha da ötesinde tüm insanlığın önünde bir ışık, bir rehber, bir hakikat
arayıcısı olmanızdır" dedi. Bu kutlu dava yolunda verilen mücadelenin ve
yapılan fedakarlıkların değerini asla unutmayacaklarını aktaran Erdoğan,
"Kendi öz evlatları veya onlardan ayrı tutmadığı gençler imam hatiplerde
okuyabilsin diye hayatlarını bu davaya adamış nice ak sakallı büyüğümüzün
hatıraları gözlerimizin önündedir. İmam hatip okullarından ayrılmayı
reddettikleri için eğitim hayatları zorlaşan hatta biten nice gencimizin,
onların ailelerinin fedakarlıkları halen hafızalarımızda dipdiri durmaktadır.
Hepsinin ötesinde şahsen kendi hayatımız ortadadır" şeklinde konuştu.
Pınarhisar'dan gönderilen mektup
Erdoğan, Pınarhisar Cezaevi'nde bulunduğu için mezuniyet
törenine katılamadığı oğlu Bilal Erdoğan ile arkadaşlarına yazdığı mektubu
okudu. Erdoğan'ın okuduğu mektupta, şu ifadeler yer aldı: "Sevgili
gençler, sizin için bugünün ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Bu bilinçle
hepinizi gönülden, yürekten selamlıyorum. Bu onurlu gününüzde yanınızda
olduğumu özellikle bilmenizi istiyorum. Yanınızdayım, çünkü ben de sizden
birisiyim, imam hatipliyim. Bu sıfatı hep onurla taşıdım. Bundan sonra da
nerede hangi şartlarda olursam olayım onurla taşımaya devam edeceğim.
Yanınızdayım çünkü oğlum, sizin aranızda, sizden biri. Bu sevinçli ama biraz da
hüzünlü gününüzü bir kez daha kutluyorum. Hüznünüz, imam hatipli olmanız
dolayısıyla size reva görülen muameleden dolayıdır. Bu benim de bedenimde ta
derinlerde depreşen bir acıdır. Şu anda cezaevinde bulunuyor olmaktan daha
derin bir acıdır bu ama inanıyorum ki buraya kadar dayanan sevgili oğullarım,
kızlarım, siz daha zor olanına da dayanacak yapıdasınız. Değil mi ki yaprak
dökümü gibi arkadaşlarınızın her biri bir yere savrulurken siz buradaydınız,
imam hatip lisesindeydiniz. Öyleyse üzülmeyin. Yarına ilişkin umutsuzluğa
düşmeyin. Kardeşliğinize güveni çoğaltın. Sizler birer meşalesiniz bu karanlık
günlerimize. Değerinizi bilin ve koruyun. Sevgili oğlum, oğullarım, sevgili
kızlarım, sevgili gençler, sizi gerçekten çok seviyorum. Tek tek her birinizin
ellerinizin sıcaklığını ellerimde hissediyorum. Saçlarınızın kokusunu yüreğime
çekiyor ve hepinizi kucaklıyorum. Bir kez daha gününüz, mezuniyetiniz hayırlı
olsun derken geleceğinizin aydınlık olmasını diliyorum."
Ağacı yok etmenin en etkili yolu köklerini kurutmaktır
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de imam hatip okulları
meselesinin hep basit bir okul, eğitim sistemi tartışmasının çok ötesinde bir
anlama sahip olduğunu söyledi. Milletin inancı, değerleri, tarihi ve kültürüyle
kavgalı olanların ilk önce imam hatipleri hedef almasının gerisindeki sebebi
çok iyi bildiklerini vurgulayan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bir
ağacı ne kadar budarsanız budayın kökleri sağlam kaldığı sürece gelişmeye,
büyümeye, yeşermeye devam eder. Ağacı yok etmenin en etkili yolu köklerini
kurutmaktır. İmam hatiplere saldıranlar milletimizin köklerini kurutmak
istiyordu. Çünkü bu okullar tüm eksiklerine, sıkıntılarına, aldığı tüm yaralara
rağmen milletimizin kökleriyle gövdesi arasındaki bağı temsil ediyordu."
Milletimizin gönlündeki ateşi söndüremediler
Cumhurbaşkanı Erdoğan, imam hatiplerdeki öğrenci sayısının
bir dönem 600 bine çıktığını ancak bunun budana budana 60 bine kadar
indirildiğini dile getirerek, şu anda bu sayının 1 milyon 300 bin civarına
ulaştığını kaydetti.
Erdoğan, 28 Şubat döneminde imam hatiplerin orta
bölümlerinin tamamen kapatıldığını, lise bölümlerini de adeta üniversiteye
geçişi imkansız hale getirerek öldürmeye çalışanların niyetinin bu kökü
kurutmak olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuşmasına
şöyle devam etti: "Hep bu çileleri bize yaşattılar. Yani bize bunlar
sürekli bu engellerle hendekler atlattılar ama biz hepsini aştık ve bugünlere
geldik. Belki imam hatip binalarının kapılarına kilit vurdular ama milletimizin
gönlündeki ateşi söndüremediler. Bugün bin yıl sürecek denilen 28 Şubat
zihniyetinden geriye pek bir şey kalmadı. Ama köklerini kurutmaya çalıştıkları
medeniyet ağacımız çok daha gür şekilde yaşamaya devam ediyor. Çünkü onlar şunu
bilmiyorlardı, güç bizde zannediyorlardı. Halbuki galip olan sadece Allah'tır.
Bunu bilseydiler bunu söylemezlerdi. Hamdolsun öyle de oldu. 2002'de seçimi
kazanıp göreve geldiğimizde imam hatiplerin orta bölümleri zaten yoktu.
Liselerin sayısı 536'ya, buralardaki öğrenci sayısı 64 bin 500'e düşmüştü.
Bugün yaklaşık hamdolsun 1 milyon 300 bin öğrencisiyle, 3 bin 444 okuluyla
artık ortada farklı bir yapı söz konusu."
İmam hatipli olmak dava adamı olmaktır
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, imam hatipli olmanın
aynı zamanda dava adamı olmak veya buna talip olmak anlamına geldiğini
belirterek, şunları kaydetti: "Dava adamı önce davasının ne olduğunu
bilecek. Öğrendiklerinden hareketle kendi nefsinden başlayarak, ailesine,
arkadaş çevresine, şehrine, ülkesine ve nihayet tüm aleme uzanan bir silsile
içinde nerede durduğunun da farkında olacak. Bunun yanında davasını hayatında
da yaşayacak. En ufak bir savrulmada merkezi bırakıp başka yerlere
kaçmayacak." Herkesin önce kendi nefsinde davayı yaşayarak çevresine örnek
olması gerektiğini belirten Erdoğan, “Hem okuma ve öğrenme hem de
okuduklarımızla amel etme konusunda çok daha sıkı bir uygulamanın içine
girmemiz gerekiyor. Bu konuda diğer sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte
Önder'e de çok önemli görevler düşüyor. Sizlere güveniyorum, inşallah el
birliğiyle medeniyet davamızı imam hatiplilerin öncülüğünde hep birlikte
zirveye ulaştıracağız" diye konuştu.
Cansuyu olmaya devam edecek
Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu da genel
kurulda yaptığı konuşmada, “İmam hatip okulları benim de mensubu olduğum ve
iftihar ettiğim bu milletin değerleri için toprağa atılan bir tohum ve cansuyu
olmuş ve olmaya da devam edecektir” dedi. Kasapoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın
öncülüğünde gençlere her türlü imkanı vermeye çalışacaklarını ve onların
özgüvenli gençler olarak yetişmeleri için her tür ortamı sağlayacaklarını
aktardı.
İmam hatip en önemli projemiz
Genel kurulda bir konuşma yapan AK Parti Genel Başkanvekili
Numan Kurtulmuş da, Türkiye’de imam hatip okullarının Türkiye’nin son iki
asırda koparılmak istenen kökleriyle yeniden buluşmasının temin edildiği eğitim
kurumları olduğunu söyledi. İmam hatip okullarının bir eğitim kurumu olmayan
ötesinde geçmişle irtibatının yeniden sağlamlaşmasını sağlayan Türkiye’de
cumhuriyet tarihinin en önemli müşterek projelerinden biri olduğunu aktaran
Kurtulmuş, “Biz bu kurumları Türkiye’nin kendi kökleriyle bütünleşmesi
çabasının önemli bir aracı olarak görmekteyiz. Bu kararlı tavrı ortaya koyan
herkesi minnetle ve şükranla yadediyoruz. Zorluk zamanlarında kendi
varlıklarını ortaya koyarak büyük ihsanları sağlayan geçmişlerimizi rahmetle ve
şükranla hatırlıyoruz. Allah onlardan razı olsun” diye konuştu.
Geldiğimiz yolu hatırlamakta fayda var
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal da, imam
hatip mezunu olmayıp imam hatipli bilindiğine dikkat çekerek, bundan memnuniyet
duyduğunu söyledi. Bugün gelinen noktayı bugüne kadar mücadele edenlere borçlu
olduklarını belirten Uysal, “Geldiğimiz yolu, mücadele azmimizi, yolumuzu da
zaman zaman hatırlatmakta fayda var. Bu genel kurullar bunu hatırlatmakla
etkili. İmam hatip mezunları derneği ÖNDER’e büyük görevler düşüyor. İnşallah
bu görevleri hepimiz yaparız. ÖNDER genel kurulu bize örnek olmalı, kendimizi
değerlendirme adına bir fırsat olmalı” ifadelerini kullandı.
İmam hatip ortak paydamız
ÖNDER Genel Başkanı Halit Bekiroğlu ise, 2015’te görevi
devraldığında gücümün yettiğince taşıyıp daha ileriye ulaştırma sözü verdiğini
belirterek, “Hamdolsun birkaç adım ileriye götürme fırsatımız oldu” dedi.
İkinci sözünün ise bütün çalışmalarda kuşatıcı olacakları ve kardeşliği esas
alacakları üzerine olduğunu kaydeden Bekiroğlu, “Bu konuda da önemli mesafeler
katettiğimizi düşünüyorum. İmam hatip medya algısı raporumuzda da gördüğümüz
gibi imam hatipler bu ülkenin ortak paydaya en uygun meselesi. Kendi ürettiği
en uygun en mutedil modeli, yurtdışına da, İslam dünyasına da sunacağımız en
kıymetli modellerden biri. İmam hatip medya algı raporunda imam hatip
meselesinin daha çok eğitim meselesinde konuşulması, daha az siyaset düzleminde
konuşulması gerektiğine belgeleriyle vakıf olduk. Bu kuşatıcı dille bunu da
gerçekleştirdiğimizi düşünüyorum” diye konuştu.
Gençlerimiz öncü ve önderler olacak
Genel kurulda yapılan seçimle ÖNDER Genel Başkanlığına gelen
Kamber Çal ise bir teşekkür konuşması yaptı. Görevi devraldığı Halit
Bekiroğlu’na teşekkür eden Çal, tüm ekip olarak yeni dönemde imam hatip
davasını daha iyi temsil etme ve yapılan güzel işlere katkı sağlamak için
çalışacaklarını söyledi. Üstlendiği görevde kendisine ve ekibine imam hatip
camiasının destek olacağından kuşku duymadığını belirten Çal, “Kuşku duymadığım
bir başka hakikat de İslam medeniyetinin ve davasının öncelikli olarak imam
hatip okullarında okuyan ve her biri birer cevher olan öğrencilerimiz ile bu
okullardan mezun olan mensuplarımızın omuzlarında yükselecek olmasıdır. Yeni
bin yılın tohumları olan gençlerimiz mübarek yürüyüşümüzün öncü ve önderleri
olacaklar. Tıpkı geçen yüzyılda toprağa düşen ve tüm zorluklara rağmen kök
salan ve bu salonda gözlerinin içine baktığımız önder nesilde olduğu gibi”
ifadelerini kullandı.













