Ekonomi Politikaları Uzmanı Dr. Aziz Murat Hatipağaoğlu,
yaşadığımız büyük depremlerin ekonomik sonuçlarıile ilgili yaptığı
değerlendirmede, “17 Ağustos 1999 sonrasında depremlerin beşeri, toplumsal
ve fizikî sonuçları üzerinde epeyce duruldu ve belirli süre bu konular sürekli
gündemde oldu ama maalesef her şey gibi zaman içinde unutuldu, ta ki bir başka
büyük depreme ve özellikle büyük şehirlerde yaşanan büyük çaplı depremlere
kadar. Ancak uzun bir süredir unuttuğumuz bir konu var, depremlerin ekonomimiz
üzerindeki etkileri. Bu konu akademik düzeyde belirli ölçüde araştırıldı ama
maalesef dikkat eçkici şekilde gündeme gelmedi. Özellikle sürekli gündemde olan
olası ve büyük Marmara depremi ile yine olası büyük İzmir depremi, doğal afet
olarak gündeme taşıdığımız bu sorunun ekonomik boyutu maalesef görmezden
geliniyor” dedi.
“Olası depremlerin ekonomimiz üzerindeki etkilerinin ne olabileceğine geçmeden belirtmek istediğim bazı olgular var” diye belirten Hatipağaoğlu, bu olguları şöyle sıraladı:
1. AFAD verilerine göre 2005’ten bu yana gerçekleşen deprem sayısı giderek artmış durumda. 2005 yılında 9481 olan bu rakam 2020 itibarıyla 28136 düzeyine ulaşmıştır.
2. İllerimiz beş deprem bölgesine bölünmüş durumda. 32 ilimiz birinci derecede deprem bölgesindedir.
3. İstanbul, İzmir, Kocaeli, Bursa, Manisa, Denizli, Sakarya, Balıkesir, Kahramanmaraş, Çanakkale, Yalova, Malatya ve Bilecik (Bozöyük) birinci derece deprem riski olan iller arasındadır.
4. Gelir İdaresi Başkanlığı verilerine göre yukarıda yer alan illerin [İstanbul (%44,76), İzmir (%11,21), Kocaeli (%9,37), Bursa (%2,84), Manisa (%0,74), Denizli (%0,62), Sakarya (%0,44), Balıkesir (%0,44),Kahramanmaraş (%0,33), Çanakkale (%0,26), Yalova (%0,19), Malatya (%0,18), Bilecik-Bozöyük (%0,05)] 2019 yılı itibarıyla toplam bütçe vergi gelirleri içindeki payı %71,43.
5. Ülkemizin tamamında toplanan vergilerin 2/3’ünden fazlası sadece bu 13 ilimizden gelmektedir.
6. GSYH (Gayri safi yurt içi hasıla) açısından
baktığımızda ise durum daha da önem arz ediyor. Bu illerin [İstanbul (%31,01),
İzmir (%6,3), Kocaeli (%4,03), Bursa (%4,17), Manisa (%1,7), Denizli (%1,2),
Sakarya (%1,17), Balıkesir (%1,22), Kahramanmaraş (%0,83), Çanakkale (%0,66),
Yalova (%0,36), Malatya (%0,54), Bilecik-Bozöyük (%0,3)] 2019 yılında ülkemizde
üretilen toplam GSYH içindeki payı %53,5’tir.
7. 2019 yılında üretilen GSYH’nın yarısından fazlası bu 13 ilde üretilmektedir.
8. Bu illerimiz aynı zamanda doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının neredeyse tamamının realize edildiği illerdir.
9. 13 ilimizin içinde doğalgaz ve petrol boru hatları ile rafineri tesislerinin de kurulu olduğu illerimizin olması hem deprem sonrası tehlikenin artmasına hem de sanayi tesislerimizin ihtiyacı olan enerji arzı güvenliği açısından riskin yükselmesine neden olacaktır.
10. Olası depremler aynı zamanda ihracat gelirlerimizin de ciddi oranda azalmasına neden olabilecektir. 2019 yılı itibarıyla bu illerimizin [İstanbul (%49,12), İzmir (%6,72), Kocaeli (%5,5), Bursa (%6,02), Manisa (%1,35), Denizli (%1,6), Sakarya (%3), Balıkesir (%0,32), Kahramanmaraş (%0,83),Çanakkale (%0,66), Yalova (%0,24), Malatya (%0,54), Bilecik-Bozöyük (%0,049)] toplam ihracatımız içindeki payı %76 oranındadır ve değeri de 137,3 milyar dolardır. Bu illerimizde karşılacağımız büyük bir deprem ihracat gelirimizi ¾ oranında azaltacaktır.
posta-kaynak















