Yayını Devam Eden
Dergilerden Bâzıları:
Â'mak-ı Efkâr, Acemi
Kalemler, Adı Yok, Âfak,
Âhenk, Apartman, Arka
Kapı, Aşkar, Ayasofya, Ayna
ve İnsan, Barbar,
Bavul, Bireylikler, Çevrim, Çıngı,
Dehliz, Duvar, Edebiyat Kıraathânesi,
Edebiyat Ufku, Edep, Farkındalık, Göze, Ihlamur, İnsanca,
İktibas, İlham, İlkel, İmge, İskele, Karahindiba, İzdiham, Kadem, Kafa, Kalem-Kahve-Klavye, Karakedi, Karatahta,
Kayıp Rıhtım, Keçi, Kitap Şeyleri,
Kopya, Kritik, Mahalle Mektebi, Mâhur
Beste, Mağara, Mağaradakiler,
Masa, Mühür, Notlar, Ortak Zemin, Ortanca, Ot, Özgün İrâde, Plüton, Sancı,
Sarmal, Sâye, Seyyar Edebiyat,
Söylenti, Şiir Vakti, Taneler, Temmuz, Tuhaf, Türük, Uçurtma, Vapur, Yâren, Yarın, Yeniden
Sanat, Yüz Akı.
Yukarıda adı geçen dergilerin bir kısmı 'fanzin' denilen
türdendir. Fanzin, İngilizce FANATİC ve MAGAZINE kelimelerinin
kısaltılmasıyla oluşturulan, finans kaynaklarından ve herhangi bir
makamdan, mevkiden veya
kurumdan destek alınmaksızın
meydana getirilen bir basılı üründür. Farklı
yöntemlerle çoğaltılan örnekleri
olmakla beraber genellikle fotokopi
aracılığı ile çoğaltılarak, satış
maksadı güdülmeden dağıtılan yayınlardır.
***
169 yaşındaki dergiciliğimiz, (öz Türkçeciler 'bitkisel'
diyorlar) nebâtî hayata mahkûm edilmiştir.
Buna rağmen hayli kaliteli dergiler çıkmaktadır.
Bâzıları büyük kuruluşların
desteğiyle, bâzıları kültürümüze
hizmet aşkıyla yanıp tutuşan amatör hizmet
neferlerinin cep harçlıklarıyla hayata tutunmaya çalışmaktadırlar.
Okur-yazar
olduğu bilinen insanlarımıza: 'Hâlen yayında
olan veya kapanan
dergilerden kaçının isimlerini biliyorsunuz?' diye sorulsa, acaba kaç
derginin ismini söyleyebilir?
Devlet, radyo ve televizyonlarda, 'kamu spotu'
açıklaması ile duyurular
yayınlatıyor. Her bir radyoda ve televizyon kanalında,
dergilerle alakalı günün belli saatlerinde beşer-onar dakikalık tanıtım
yayınları yapılabilir. 1950'li, 60'lı yıllarda Ankara Radyosu'nda 'Dergiler
Arasında' programı yayınlanırdı.
Günümüzde bu tür programlara daha fazla ihtiyacımız var.
Belediyelere ait raylı
veya tekerlekli yolcu taşıma
vâsıtalarında, dergilerle alakalı
ücretsiz olarak 0,25 metrekarelik
afiş konulması pekalâ mümkündür.
Dergi göndermesi için
faydalanılan PTT hizmeti, gazetelere
göre fâhiş ölçüde
yüksektir. Dergi yayıncılarının, bu haksızlığın giderilmesini isteyecek kuruluşları,
temsilcileri yok. Dergi yayıncılarının teşkilatlanmaları
gerekiyor.
Dergicilik Ve Teşkilatsızlık:
Türkiye'de yayın organı ile alakalı teşkilatlanma
faaliyetlerinin ilki, İkinci
Meşrutiyet'in ilân edilişinin
hemen ertesi günü, 24 Temmuz 1908 târihinde görüldü. 'Matbuatı-ı Osmâniye
Cemiyeti' adı verilen teşkilatın
tüzüğü hazırlandı. Fakat kongre toplanamadığından cemiyet ölü
doğdu.
Gazeteciler ikinci defa, ancak 1917'de bir araya
gelebildiler. Bu hareket, bir mecburiyetin neticesi idi: Osmanlı
Devleti'nin dostu Almanya, Gazeteciler Cemiyeti'nin
temsilcilerini Almanya'ya dâvet etti. Gazeteciler, bu dâvete icâbet edebilmek
için hemen, 'Osmanlı Matbuat Cemiyeti' adı ile bir dernek kurdular.
Zamanın en yaşlı
gazetecisi olduğu için Mahmut Sâdık Bey, başkan seçildi. Yunus Nâdi ve
Ahmet Emin (Yalman) yönetimde idi. Cemiyet ilk genel kurul toplantısını 15
Şubat 1917'de yaptı. Tüzük okundu ve kabul edildikten sonra seçim yapıldı.
Hüseyin Câhit Yalçın, başkan oldu.
1920 yılında cemiyetin
adı önce; 'Türk Matbuat
Cemiyeti', 1924'te 'Matbuat
Cemiyeti', 1930'da ise 'İstanbul Matbuat Cemiyeti', 1935'te ise 'Basın
Kurumu' olarak değiştirildi.
1930 yılında Ankara'da
'Türk Gazeteciler Birliği' kuruldu
ise de 1935'te
dağıldı. 1939'da 'Basın Birliği'
kuruldu. Birlik; İstanbul, Ankara, İzmir ve Trabzon bölgelerinin her birindeki
'Basın Dernekleri'nin çatı kuruluşu
idi. Bunun üzerine İstanbul'daki 'Basın Kurumu'
feshedildi, 'İstanbul Basın Birliği' kuruldu. Başkanlığına Hakkı Târık Us
getirildi. İstanbul Basın Birliği, l946 yılında kabul edilen bir kanunla
feshedildi. Fesihten hemen sonra 'Türk Gazeteciler Cemiyeti' kuruldu. Sedat
Simavi Başkan seçildi. Bir yıl sonra Sedat Simavi, başkanlıktan istifa
edince yerine Burhan
Felek geldi. Felek, 3 yıl başkanlık yaptı. 1952'de Cevat Fehmi Başkut
başkan oldu. 1959'da anlaşmazlıklar sebebiyle Felek, yeniden başkanlığa
getirildi. 1952 yılında Nezih Demirkent
başkan seçildi. O'nun başkanlığı 10
yıl devam etti.
1992'de Necmi Tanyolaç başkanlığa
getirildi.
1993'te Bakanlar Kurulu kararıyla, Gazeteciler
Cemiyeti'nin adı, 'Türkiye
Gazeteciler Cemiyeti' oldu. Başkanlığa
Nail Güreli seçildi.
2001'de vazifeyi Orhan Erinç
devraldı. Cemiyetin günümüzdeki
başkanı: Turgay Olcayto'dur.
Gazetecilerin 'Cemiyet' dışında; 'Basın Birliği Derneği',
'Ankara Gazeteciler Cemiyeti', 'İstanbul Gazeteciler Sendikası',
'Türkiye Gazeteciler Sendikası' 'Türkiye
Gazete Sâhipleri Sendikası', 'Çağdaş Gazeteciler Derneği',
'Basın Şeref Divanı', 'Basın
Konseyi', 'İletişim Araştırmaları
Derneği' gibi sayıları 60'a yaklaşan teşkilatı var.
Bu teşkilâtı sayesinde
gazeteler, devletten büyük miktarlarda
teşvik aldıkları dönemler yaşamışlardır. Bu
teşvikler; vergi indirimi, gümrüksüz makine ithalatı veya
düşük faizli kredi şeklinde kullanılmıştır. Bu teşviklerin tutarı 1993 yılında
2,5 trilyon liradır. (O yılın döviz kuru ile 2,5 milyar dolar)
Bir istatistik yapılmadığından, yapıldı
ise açıklanmadığı veya açıklanan
neticenin doğruluğundan şüphe edildiğinden Türkiye'de kaç adet gazete,
kaç adet dergi
çıkmakta olduğu bilinmemektedir.
Tahminlere dayanarak söylemek gerekirse, dergilerin sayısı, gazetelerin
sayısından az değildir. Buna rağmen gazetecilikle alakalı 60 civarında kuruluş
varken, dergicilikle alakalı tek bir kuruluş yoktur. Varsa bile sesini
duyuramamıştır, bilinmemektedir.
Türkiye'de,
gazete ve gazetecilikle
alakalı olarak yayınlanmış kitap
sayısı, 100'lerle ifâde edilirken, dergiler ve dergicilikle
alakalı kitapların sayısı ancak onlarla ifâde edilebilmektedir.
Gazete ve gazetecilikle alakalı kitaplar:
Abdülhâmid
Devrinde Sansür: Zeynel Kozanoğlu. Abdülhâmid'e
Verilen Jurnaller ve Jurnalciler: Asaf Turgay. Babıâli'nin Son
40 yılı: Demirtaş Ceyhun. Babıâli'nin Yarım Asırlıkları: Günvar Otmanbölük.
Balıkesir Basın Târihi (1886- 1991): Abdullah Yurdakök. Basımevi ve Basının
Gecikme ve Sonuçları: Orhan Koloğlu. Basın ve Yayın Hareketleri: Hasan Refik
Ertuğ. Basın ve Yayın Târihi: Nuri
İnuğur. Basında Kavgalar: Tekin Erer. 'Baskın' Basın mı?: Ali
Tartanoğlu. Bir Basın Şehidinin Anatomisi-Çetin Emeç:
Sadun Tanju. Bir Gazetenin
Târihi-Akşam: Nurhan
Kavaklı. Bir Zamanlar Babâli: Orhan
Koloğlu. Bulgaristan'da Türk Basını: Basın Yayın Genel Müdürlüğü.
Bulgaristan'da Türk Gazeteciliği: M. Türker Acaroğlu. Cici Basının Sefâlet ve
Rezâleti: Ahmet Kahraman. Cumhuriyet
Olayı: Emin Karaca. Derin
Gazeteciler: Cemal Kalyoncu. Devlet ve Basın: Metin Toker. Dolu
Dizgin: Sadun Tanju. Dünden Bugüne Babıâli: Ali Haydar Öztürk. Ellibeş Yılın
Tanıkları: İskender Özsoy. Envar-ı Şarkıyye: Muammer Yaşar. Eski Dostlar: Sadun
Tanju. Filler ve
Çimenler: Mustafa Sönmez. Gazetecilerin Yasal
Hakları: Semra Atılgan. Gazetecilik 24
Saat: Yasemin İnceoğlu-Yeşim Korkmaz. Gazetecilik: Uğur
Mumcu. Gördüklerim Geçirdiklerim :
Ahmet Emin Yalman. Güneydoğu'da Gazeteci Olmak: Yılmaz
Odabaşı. haber Ajansları: Filiz Seçim. Havas-Reuter'den AA'ya: Orhan Koloğlu.
İkinci Dünya Savaşı'nda Türk Basını: M. Güvenir. İkitellide Biten Babıâli:
Rahmetullah Karakaya. İrâde-i
Milliye: Aytül Tamer. İşte
Babıâli: Celâlettin Çetin.
Kemalist Anadolu Basını: K. Yust (Orhan Koloğlu). Kitle İletimi ve
Kültür: Nurçay Türkoğlu.
Kurşunla Sansür: Yahya Koçoğlu.
Kürt Basın Târihi: Müslim Yücebaş. Medya Medya: Nezih
Demirkent. Medya ve Terörizm:
Varlık Özmenek. Millî Mücâdele Basını: Ömer Sâmi Coşar.
Milliyet Olayı: Emin Karaca. Mümeyyiz-İlk Türkçe Çocuk Gazetesi (1869-1870)
: Belkıs
Ulusoy Nalcıoğlu. Osmanlı'dan
Günümüze Türkiye'de Basın: Orhan Koloğlu. Perde Aralığından: Nâdir Nâdi.
Perinçek ve Aydınlık Hareketi: Mahmut Çetin. Sabah Olayı: Metin Münir.
Salı Yazıları: Nezih
Demirkent. Samsun'da Basın Târihi: Bâki Sarısakal. Sekseninci
Yaşında Nâdir Nâdi:
Alpay Kabacalı. Takvim-i Vekayi: Nesimi Yazıcı. Tarihî Süreç
İçinde Türk Gazete ve Dergileri:
Hatice Özen. Türk
Basın Târihi: Erdoğan Tokmakçıoğlu. Türk Basın Târihi: Fuat Süreyya
Oral. Türk Basın Târihi: Hıfzı Topuz. Türk
Basın Tarihi: Hülya
Baykal. Türk Basın Târihi: Nuri İnuğur. Türk Basın
Târihinde Yerel Gazetecilik: Atilla Girgin.
Türk Basınında 'İz' Bırakanlar: Nuri İnuğur. Türk Basınında
Elli Yıllık Bir Ekol / Milliyet Gazetesi: Halil İbrahim Gürcan. Türk Gazeteciliği:
Selim Nüzhet Gerçek.
Türk Gazetecilik Târihi ve Her Yönüyle Basın: Enver Behnan Şapolyo.
Türk Yayın Târihi:
Alpay Kabacalı. Türkçe Kitap ve Süreli Yayınlar Kataloğu (1928'e kadar
İzmir'de çıkmış olanlar): Prof. Dr. Ömer Faruk Huyugüzel. Türkiye'de Basın
Sansürü: Alpay Kabacalı. Türkiye'de
Gazetecilik ve Gazeteler:
Abdülrezak Altun. Türkiye'de Gazeteler ve
Dergiler Sözlüğü (1831-1993):
M. Orhan Bayrak. Türkiye'de
Matbuat Rejimleri: Server İskit. Türkiye'de Süreli Çocuk Yayınları: İsmet Kür.
Uğur Mumcu'ya Armağan: Çağdaş Gazeteciler Derneği. Ulunay: Hilmi
Yücebaş. Utanıyorum Ama Gazeteciyim: Doğan L. Tılıç. Uyarmalar:
Nâdir Nâdi. Yasaya Saygı:
Gazeteciler Cemiyeti Yayınları.
Yazarak Yaşamak (İsmet Bozdağ): Hayri Ataş.
Yazarları da Vururlar:
Atilla Özkırımlı. Yozlaşan Medya
ve Yozlaşan Türkçe: Emre Kongar. Yüz Soruda Türk Basın Târihi: Hıfzı Topuz.
(Dergiler hakkında da yazı ihtiva eden kitaplar,
Dergiler listesine de dâhil edilmiştir.)
Ayrıca çeşitli kuruluşlar tarafından hazırlanmış (bilinen)
20'ye yakın, bilinmeyen 100'e yakın rapor var. Dergiler hakkında bir tek rapor
yok. Çünkü dergi, Türk basınının üvey evladı…
Basın
Târihimizde Mizah Dergileri:
Münir Süleyman Çapanoğlu. Bulgaristan'da Türk Basını: Basın Yayın Genel
Müdürlüğü. Dil ve Edebiyat Dergisi
İlk 100 Sayı
Bibliyografyası: Oğuz
Çetinoğlu-Mehmet Şâdi Polat.
Edebiyatımızda Dergiler:
Erdal Doğan. Erciyes
Dergisi Bibliyografyası: Ali Berat
Alptekin. Samsun'da Basın Târihi:
Bâki Sarısakal. Sanat ve Edebiyat Dergileri:
Vedat Günyol. Sesler
Dergisi Bibliyografyası: Ertuğrul Karakuş. Türk Arkeoloji Dergisi
Makaleler Bibliyografyası: M. Âkif Işık. Tarihî
Süreç İçinde Türk
Gazete ve Dergileri: Hatice Özen.
Türk Ocağı'nın Taşra
Dergileri: Ahmet Bozdoğan. Türk
Yurdu Mecmuası Bibliyografyası:
Hüseyin Tuncer. Türkçe Kitap ve Süreli Yayınlar Kataloğu (1928'e kadar İzmir'de
çıkmış olanlar): Prof. Dr. Ömer Faruk
Huyugüzel. Türkiye'de Dergiler, Ansiklopediler: Gelişim Yayınları. Türkiye'de
Gazeteciler ve Dergiler Sözlüğü (1831-1993): M. Orhan
Bayrak. Türkiye'de Süreli Çocuk Yayınları: İsmet Kür. Yeni Mecmua-
Çanakkale Özel Sayısı:
Muzaffer Albayrak ve Ayhan Özyurt.
(Gazeteler
hakkında da yazı
ihtiva eden kitaplar, Gazeteler
listesine de dâhil edilmiştir.)
Dergiciliğimiz Nasıl Kurtulur?
Üstat Cemil Meriç, 'Bu Ülke' isimli eserinde, 'Dergi… Hür
Tefekkürün Kalesi' başlıklı yazısında diyor ki:
'Kitap,
istikbale yollanan mektup...
smokin giyen heyecan, mumyalanan
tefekkür. Kitap ve gazete...
biri zamanın dışındadır,
öteki 'an'ın kendisi. Kitap,
beraber yaşar sizinle,
beraber büyür. Gazete, okununca biter.
Kitap fazla ciddî, gazete fazla sorumsuz. Dergi, hür
tefekkürün kalesi. Belki serseri ama taze ve sıcak bir tefekkür… Kitap, çok
defa tek insanın eseri, tek düşüncenin yankısı; dergi bir zekâlar topluluğunun.
Bir neslin vasiyetnâmesidir dergi; vasiyetnamesi, daha doğrusu mesajı.'
Bizde hazin bir kaderi var dergilerin; çoğu bir mevsim
yaşar, çiçekler gibi. En talihlileri bir nesle seslenir. Eski
dergiler, ziyaretçisi kalmayan
bir mezarlık. Anahtarı kaybolmuş bir çekmece.'
Dergiler mühim fonksiyon
icra ediyorlar. O halde düştüğü darboğazdan kurtarılmalı.
Türkiye'mizde ilk derginin yayınlandığı 1849 yılından
günümüze kadar geçen 169 yıl içerisinde hazırlığı yapıldığı
halde neşredilemeyen, 1 sayı
veya 1000 sayı olarak okuyucu ile buluşturulan 5000 civarında dergiye ulaşılmıştır.
İsmen tespit edilebilmiş olmasına rağmen
cismine ulaşma imkânı bulunmayan
dergilerin sayısı da
5000 civarındadır.
İsimlerinden ve cisimlerinden haberdar olunamayan
dergilerin sayısı da muhtemelen
5000 civarındadır. Bu
mütevazı çalışmada, ulaşılabilen dergilerin ancak %5'ine yer
verilebilmiştir. Yer verilebilen dergilerin ise çok azı hâlen yayınına devam
edebilmektedir.
Dergiler, eskilerin isimlendirmesiyle; müellif, muharrir,
muhabir, edip, şâir, denemeci, hikâyeci, romancı, karikatürist, müzehhip,
ressam, desinatör ve daha nice meslek erbabının yetişmesine vesile olan fidanlıklardır, okullardır,
akademilerdir, enstitülerdir,
yüksek lisans, master
ve doktora yapılabilen
müesseselerdir. O halde kapanan her dergi, kaybedilen bir savaş, çöken bir
cephe ve kapatılan okuldur, öğretim ve eğitim kurumudur.
Ne yazıktır ki böylesine mühim husûsiyetlere sâhip olan
topluluğun; derneği, sendikası, cemiyeti, vakfı, konseyi veya başka bir isimle
teşkilatı yoktur. Tek kelime ile sâhipsizdir.
Ne kadar acı…
Dergi
yayınlayanların vazifesi; okuyucunun alâkasını çekebilmek,
ürününü okuyucuya
beğendirebilmektir. Okuyucunun vazifesi
de beğendiği dergiyi; reklam vererek, abone bularak, satın alarak
desteklemek ve yaşatmaktır.
Bunca dergi içerisinde, mutlaka
beğendiği zevkle okuyabileceği,
faydalanabileceği bir dergi mutlaka vardır.
Bulmalı, almalı, okumalı,
önce hâne halkına, sonra
da çevresine okutmalı,
tavsiye etmeli, okuduğu dergiyi desteklemelidir.
Dergiciler, dergi sevenler birleşiniz! Hiçbiriniz, hepiniz
kadar güçlü olamazsınız.















