Sensizlik vadisini yürüdüm
ölmeseydim kentine gelecektim
sırtımda kocaman bir yürek vardı
avucumda renk cümbüşü kelebekler
Geçerken buz soğuğu iklimlerden
göremedim Araf'a doğru koştuğumu
sezemedim bir kartal pençesiyle kanayacağımı
Tükenirken sabrın vagonlarında
biletsiz kuşandığım umutlar
aynalar kırdım küflü yalnızlığıma eş
önümde alevlerle harmanlı nehirler
arkamda ağulu tren garları
Ihlamur kokuyor dağlar
bende bitkinim
benim gibi göç vurgunu kuşlarda
henüz gelmedi vuslatın vakti
çekme ömür perdelerini makber
asumanda hala Yağmur'un gözleri















