Kültür en iletken davranış disiplinlerinden biridir.
Kültürel faciaların yaşandığı,
kültürel çalışmaların yozlaşmaya
başladığı bu zaman diliminde, adeta bu disiplin yerle bir olmuş.
Peki, kültürü korumak, kültürü yaşatmak kimin
vazifesidir? Diye bir sual
sorsam ve bu
sual çerçevesinde zihin yorsak olmaz mı? Bence olur.
Kültür bireylerin bir araya gelerek oluşturdukları düşünsel,
sanatsal hareketler biçimlerinin toplamıdır. Kültürü; gelenek, örf ve
adetlerimizi besler. Yapılan etkinlikler,
şölenler, düğünler, merasimler,
en önemlisi toplumsal ve
bireysel eğitimler gelecek kuşaklara aktarımını sağlar. Buraya kadar okuduysak bu yazıyı, bir on dakika
içinde yaşadığımız kültürü düşünelim.
İnsan nasıl bir kültürün içinde yoğrulmaktadır, kimler bunun
farkında olabiliyor? Nasıl bir kültürün içinde yaşadığımızı dün daha iyi
kavradık. Telmih Kültür Sanat Tarih ve
Edebiyat Dergisi İmtiyaz Sahibi, Şair Talat Özer, Yazı İşleri Müdürü, Şair
Hamza Ergen, Baş Editör, Tarihçi Zafer Saraç, Yayın Kurulundan Senarist, Yazar
Üstün Üstündağ ile birlikte ben deniz kahramanmaraş ilimizde yayın hayatına
devam eden Alkış Kültür Sanat
ve Edebiyat Dergisini
ziyaret etmeye gittik. Alkış Dergisi çeyrek asra yakındır Dr. Oğuz Paköz
önderliğinde yayın yapan bir dergi hüviyetinden çok daha ötelerde bir
kurum, bir hareket, bir hizmet biçimi,
bir eğitim merkezi
olduğunu gözlemliyoruz. Bu eylemleri yapanların öyle yüzler ya da binler
olduğunu düşünmeyin orada da sayılar tekli rakamlarda. Oğuz Beyle birlikte bizlere ev sahipliği
yapan Serdar Yakar Beyi tanıdık, onun önderliğinde Kahramanmaraş'ın tarihi
ve kültürel mekânlarını
dolaştık, ''Yedi Güzel Adam Müzesini' dolaşırken içsel
düşüncemde şu oluştu buradan belirteyim, o müzenin yedi güzel
adam değil ''ON
GÜZEL ADAM MÜZESİ''olması gerektiğiydi. Çünkü çalışmalarıyla o
sembol olarak koyulan
yedi güzel adam
müzesi isminde ki güzel adamlardan daha güzel, maraş ve ülke kültürüne
edebiyatına onlar kadar hatta onlardan fazla hizmet eden Oğuz Paköz, Serdar
Yakar ve Yaşar Alpaslan üstadında adının
eklenmesi gerekecek niteliklerden
de ötede olduklarına tanık olduk.
Bizler dergi ekibi
ile dergicilik konusunda
ne yapabiliriz konuları ile zihin yorarken üstatlarla konu konuyu
açmakta, illerin kültürü, edebiyatı, şu an ki düzeylerine odaklanmamıza
vesileler çıkıyordu.
Toplamda ele aldığımızda,
ilimiz de ki
edebi çalışmalar
azımsanmayacak derecede de
lakin kalıcılığı, sürekliliği, kültüre hizmet eden insanların
aktifliği, kültüre hizmet
eden bu nadide
insanlara kurum ve kuruluşların verdiği destekler tartışmaya müsait
olarak gözükmekte.
Kahramanmaraş il merkezinde dört adet kültür merkezi var.
Hangisine yolunuz düşse göreceğiniz, tanık
olacağınız, hayranlık uyandıran
çalışmalar yaptıklarıdır.
Bizler gördük takdir ettik. Nasıl bir fedakârlık içinde bu
çalışmalar yapıldığına tanık olduk. Beni
en çok mutlu eden çalışmalarını aktarmam gerekirse: bir kere Kahramanmaraş
kültürüne dair ne varsa istisnasız kitap haline getirmişler. Bu kitapların
kalitesi çok üst düzeyde olmasa da
birinci sınıf kitaplar.
Öyle, kitapların arkalarına belediye
başkanlarının çarşaf, çarşaf resimlerini
koymamışlar. Sponsor firma
ve kurumların sayfalarca reklamına yer vermeyip sadece küçük bir logosu
ile onurlandırmışlar. Kitabı elinize alıp
okuduğunuzda bir samimiyet,
bir sıcaklık ve dökülen alın terinin emeğin farkında
oluyorsunuz.
Sayfalar dolusu yazsam,
bildiğim tüm güzel sıfatları kullansam,
ne kadar övgü
dolu sözlerle yüceltsem kifayet
etmeyecek bir ''üstat'' diyeyim ona Kahramanmaraşlılar ''Baba'' diyor, Yaşar
Alpaslan üstadı ve yaptıklarını özetleyeyim. Yaşar hoca on binin üstünde bir
kitabı içinde barındıran kütüphanesini ve bu
kütüphaneye çevrilen üç
katlı evini şehrin kültürüne sanatına,
ilmine bağışlıyor. Dostlar
bu kütüphanenin içinde asırlar önce yazılmış el yazması kitaplardan tutunda
birçok şehrin kendi
kültürünü anlatan nice eserler mevcut. Bizler ' Harput Yolları'
esrini gördüğümüzde mutlu
Elazığ ve Harput'u anlatan gayri
Müslim yazarların eserlerini gördüğümüzde ise hayret etmiştik.
Bu kadar büyük ve zengin bir arşive
sahip kütüphaneyi bağışlayan ''insanüstü insan' Yaşar
hocayı görmekle, onun sohbetinde bulunmakla,
anca anlaşılabilir belki yazdıklarım.
Onlar şehrinin kültürü,
sanatı, ilmi, irfanının devamı için olağanüstü işler
yapmışlar. Bizler sabahın dördünde kalkıp gidip gördük tanık olduk ziyadesiyle
mutlu bir şekilde
dönmemiz icap ederken
kendi şehrimizin durumu ne olacak gailesi ve düşüncesi içinde Gaziantep
şehrine hareket ettik.
Kahramanmaraş
seyahatimizde konuk
severliliklerinden öte insanlık adına yaptıkları fedakâr çalışmalar için Dr.
Oğuz Paköz, Serdar Yakar ve Yaşar Alpaslan hocalarıma teşekkür ediyorum.
Elazığ kültür sanatına
dair çalışmalar içinde olacakların mutlaka
Kahramanmaraş ilinde ki çalışmaları elzem olarak incelemelerini
önererek siz okurlarımı saygı ile selamlıyorum...














