Doğaya ve insana duyarlı teknolojiler geliştiren Michelin,
31 Ekim Dünya Tasarruf Günü vesilesiyle hatırlatıyor: Sürdürülebilir çevre için
diş derinliği yasal sınır olan 1,6 mm’ye gelene kadar lastiklerinizi kullanın.
Lastiklerin diş derinliği yasal sınırından önce
değiştirilmesi çevreye olumsuz etki ettiği gibi tüketiciler için maliyetleri de
artırıyor. michelin sosyal sorumluluk bilinci ile, gelişmiş teknoloji ile
üretilen bir lastiğin ilk kilometreden son kilometreye kadar güvenlik
performansı gösterebilmesi gerektiğini savunuyor. Aynı lastikle yasal diş
derinliği sınırı olan 1,6 mm’ye kadar yüksek seviyede yol tutuşu
sağlanabileceğini söyleyen Michelin, son yasal milimetreye kadar sürdürülebilir
performans ve yol tutuşu sağlanabilmesi amacıyla sektörü de teşvik ediyor.
Sadece Avrupa’da 128 milyon lastik erken değiştiriliyor;
5.700 hektar orman yok oluyor
*Araştırmalara göre lastiklerin erken değiştirilmesi sadece
Avrupa’da bir yılda 128 milyon, bütün dünyada ise 400 milyon ek lastiğin
tüketilmesine neden oluyor. Çevreye etkileri incelendiğinde ise, Avrupa’da
erken değiştirilen lastikler, 5 bin 700 hektar alandaki kauçuk ormanının
tahribine yol açıyor. Ayrıca her yıl 9 milyon ton CO2 emisyonu ortaya çıkıyor.
Vaktinden önce değiştirilen lastiğin maliyeti yılda 6 milyar
Euro
Hammadde için ise yılda 1 milyon ton israf oluşarak atıkları
yüzde 35 artırıyor.Lastiklerin tamamen aşınmadan değiştirilmesi tüketicilerin
cebini de doğrudan ilgilendiriyor. *Araştırmalara göre erken lastik değişimi,
sadece bir yıl içerisinde Avrupa’da 6 milyar Euro ekstra maliyet anlamına
geliyor. 1.6 mm’den önce değiştirilen lastiklerin ömrünün ¼’inin israf
edilirken, her 2 yılda 1 lastikten zarar ediliyor.
Lastik kullanıldıkça yakıt tüketimi düşüyor
Yasal diş limitinde çıkarılan lastiğin yuvarlanma basıncı,
yeni lastiğin yüzde 80’ine denk geliyor. Diş derinliği azaldıkça aracın yakıt
ekonomisi de iyileşiyor. Beş dolu depodan biri, sadece lastiklerinin yuvarlanma
direncinin üstesinden gelmek için kullanılıyor. Dolayısıyla lastiği yasal diş
aşınma limitine gelinceye kadar araçta tutmak, yakıt yönünden verimlilik
süresini artırıyor, yakıt maliyetini azaltıyor.














