Üreticiden 2.5 liraya alınıp buzhaneye
konulan narlar 9.5 liraya, yine en iyisi 2.5 liraya alınan ayva 10 liraya yakın
fiyatta... Arada kimler ‘kar’ koyarsa onlar kazanıyor.
Bir taraftan salgınla evde geçirilen sürenin artması, diğer taraftan sağlıklı beslenmeye verilen önemle birlikte meyve tüketimi/talebi oldukça yüksek. Ancak tam da bu dönemde fiyatlar, meyveyi tüketici için neredeyse ‘lüks’ haline getirdi. 7 liraya elma, 9 liraya ayva, 12 liraya muz, 9 liraya nar, 10 liraya portakal neredeyse piyasanın ‘normal’i oldu. Daha uygun fiyatlı ürünlerin çoğu ise ya üçüncü sınıf ya da dökme olarak tabir edilen cinsten. Peki üretici bölgelerde neler oluyor?
Milliyet gazetesinden Duygu Erdoğan, tüm kış meyvelerinin en iyisinin üretildiği bölgelerdeki üreticilerle konuştu, son üretici fiyatları hakkında bilgi aldı. Peki üretici fiyatlarının semt pazarı ve market fiyatlarıyla karşılaştırması nasıl?
Bu sezon narenciyede fiyat artışı kaçınılmaz görülmüştü. Aşırı sıcaklar erkenci çeşitler üzerinde önemli kayıplara neden olmuş, ardından ise bölgede yaşanan aşırı yağış ve fırtına da bazı bahçeleri vurmuştu. Beklendiği gibi oldu... Finike portakalı yani en iyi portakal için 10 lira olarak sunulan fiyat, diğer çeşitlerde 7-8 lira aralığında bulunuyor.
TAKLİTÇİ DE KAZANIYOR
Ancak önemli bir sıkıntı var. Finike’nin 10 liradan satıldığını görenler,
Mersin’den Adana’dan daha düşük fiyata aldığı portakalı da ‘Finike’ diye satıyor.
Tüketici hem yanıltılıyor, hem de daha fazla para ödüyor. Antalya Finike Ziraat
Odası Başkanı Halil Sarıçobanoğlu, “Hepsini Finike diye satıyorlar. Serik’ten
alınan Mersin’den alınan gelip burada Finike markası vuruluyor. Tüketici de,
marka da zarar görüyor. Finike, düzgün kabuklu olur, posası ağızda erir” dedi.
Son tüketim verilerine bakıldığında bölgedeki narenciyenin
sezon sonuna kadar tüketiciye yeteceğini belirtirken Sarıçobanoğlu, fiyatlara
ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Portakal dalında 3 liraya alındı. Masrafı, tüccar karı ile buradan 4.5 liraya
çıkıyor. Yani büyükşehirlerde en iyi portakal için bu dönemde en fazla 7 lirayı
uygun görüyoruz. Limon üreticide 2 lira, dolayısıyla İstanbul’da 5 lira normal
görülebilir. Nar ise buzhanelere 2.5-3 liradan konuldu. Bir kısmı çürük
çıkabilir. Bu maliyetlerle ve tüketimdeki talebi fırsat bilip fiyatı
artırıyorlar. Portakalda ürünün maliyeti bize zaten 1.5 lira iken, bir de iklim
zararı nedeniyle bu maliyet 3 lirayı buldu. Kâr etmeden satıyoruz. Aracılar ise
hem çiftçiden fazla kazanıyor, hem tüketiciye iki misli fiyata yediriyor.”
‘ÇIKMA AYVA’YI SATIYORLAR
Geyve Ziraat Odası Başkanı Süleyman Pınar, ‘ayvanın başkentinden’ son bilgileri
paylaşıyor. Şu anda üreticide çok az ayva kaldığını belirten Pınar, çoğunun
tüccar tarafından alındığını hatırlattı. Pınar, “Şu anda üreticiden 3-4 liraya
çıkıyor. Markette 10 liranın üzerinde olduğunu görüyoruz. Hatta ilk çıkışında
üreticiden 1 lira 70 kuruş ile 2.5 lira arasında satılmıştı. Yani o fiyattan
alan da yine 10 liraya 2.5 LİRAYA ÇIKTI 10 LİRA OLDU
Bu dönemin dikkat çeken meyvelerinden biri de nar. Üreticiden ilk çıkış fiyatı
2.5 lira olan nar, mekan ayırt etmeksizin 9.5-10.5 lira arasında fiyatlara
satılıyor. Siirt Nar Üreticileri Birliği Başkanı İzzettin Kurum, şu an toptan
fiyatın 3.5 lira olduğunu hatırlatırken, “Tüccarlar, ‘Buz haneye koyduk, büyük
kısmı çürüyor, onun maliyetini de fiyata ekliyoruz’ diyorlar. Bizim
narlarımızdan 100 taneden biri bile soğuk hava deposunda çürümez. Tüketicileri
çeşitli algılarla, bahanelerle kandırmak istiyorlar. Bütün çiftçiler mağduruz
ama birilerinin iyi para kazandığı kesin. Arada 4-5 kat fark olması hiçbir
durumla açıklanamaz. Bu şartlarda en fazla 6 lira makul bir fiyattır” diye
konuştu.
"‘ELMAYI ALAN YOK’ AMA..."
Elma da bu yıl tüketiciyi yalnız bıraktı. Pazarda 5, markette 7 liranın altında
fiyata elma bulmak zor. Antalya Kumluca Ziraat Odası Başkanı Hidayet Kökce,
“Elma 2 lira ama alan yok” derken; bir taraftan üreticinin zor durumda
bırakıldığını, diğer taraftan ise tüketicinin uygun fiyata bol üründen mahrum
bırakıldığını dile getiriyor.
"DİREKT TÜKETİCİYE ULAŞMALI"
Çiftçiden düşük fiyata alınan sebze meyvenin tüketiciye ulaşana kadar
değiştirdiği ellerin kontrol edilemediğini belirten Adana Yüreğir Ziraat Odası
Başkanı Mehmet Akın Doğan, ilçelerin büyüklüklerine göre ana arterler üzerinde
kira yükü olmayan küçük hâl alanlarının oluşturulmasının yararlı olacağını
söyledi. Doğan, “Üreticiden çıkan ürün kamyonla direkt bu hal alanlarına
taşınır ve tüketiciyle buluşur. Şu anda mandalina dal fiyatı 2.5-3 lira,
portakal 2.5 lira, greyfurt 2.5 lira” dedi.
"GİRDİ MALİYETİ %50 ARTTI"
Halil Sarıçobanoğlu, çiftçilerin üretime ara vermeden her koşulda toprağında
olduğunu anlatırken, bu karşılık artan girdi maliyetleriyle mücadele ettiğini
söyledi. Sarıçobanoğlu, “2020’de 2019 yılına göre maliyetlerimiz yüzde 50
artmıştır. Gübre, mazot gibi önemli kalemler bizi zorluyor. Yeni ürünü bu
koşullarda nasıl ekeceğimizi kara kara düşünüyoruz. Bu konuya köklü bir çözüm
bulunması, bizler için çok önemli” dedi.
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ…
Tarladan sofraya ulaşan zincir tüm hatlarıyla denetlenmeli.
Üreticiye maliyetleri konusunda doğru ve zamanında destek sağlanmalı.
İklim ve mevsimsel etkiler takip edilmeli.
Tüccar- komisyoncu, marketlerin alım miktarları ve alım/satım faturaları
incelenmeli.
Küçük üreticinin korunması ve tüketiciye ulaşımının kolaylaştırılması
sağlanmalı.satıyor” dedi. Pazarda markette karşımıza 3-4 liraya satılan ayvalar
da çıkıyor. Pınar, şunları söylüyor: “Biz bunlara ‘çıkma’ ayva deriz. Yani
iyisi ayrıldıktan sonra kalan, fabrikalara meyve suyu vs için gönderilen
ayvadır. Dördüncü sınıf... O çıkma ayvanın bile 3-4 lira olması çok
garip."















