Gerek dünyada gerekse ülkemizde kadınlarda en sık görülen
kanser olan meme kanseri her 8 kadından birinin kapısını çalıyor. 40 yaşın
üzerinde kadınlarda görülme sıklığı artarken, 50-59 yaş grubunda en yüksek
seviyeye ulaşıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof.
Dr. Özlem Er “Meme kanserinin görülme sıklığı gelişmiş ülkelerde kanser
öncesi lezyonların erken saptanması, koruyucu mastektomi yapılması ve hormon
kullanımının azalması gibi nedenlerle azalmaya başlamıştır. Batı tipi
beslenmenin (hazır gıdalar, yağlı beslenme) benimsendiği, obezitenin arttığı,
fiziksel aktivitenin az olduğu, hormon kullanımının yaygın olduğu ülkelerde ise
sıklık artmaktadır. Ülkemizde de risk faktörlerine dikkat edilmemesi durumunda
sıklık daha da artacaktır” diyor. Buna karşın bilim dünyasının üzerinde en çok
çalışma yaptığı kanserlerden biri olan meme kanserinde yeni tedavi
yöntemlerinin hayatta kalma oranını artırdığını belirten Prof. Dr. Özlem Er,
1-31 Ekim Meme kanseri farkındalık ayı kapsamında yaptığı açıklamada en yeni 4
gelişmeyi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.
Kemoterapi gerekliliği azaldı
Kemoterapi bazı hastalar için hayat kurtarıcı bir tedavi
yöntemi. Bununla birlikte 2018’de en önemli gelişmelerden biri erken evre,
hormon reseptörleri pozitif kadınlarda kemoterapi gerekliliğinin azalması oldu.
Uluslararası bir çalışma; kemoterapiden fayda görecek olan hastalar ile fayda
görmeyecek olanların ayrılmasını sağladı. Tümör dokusundaki genleri inceleyerek
kemoterapi uygulamaksızın hormonoterapi uygulanabilecek hasta grubu saptandı.
Tümör büyüklüğü 1-5 cm arasında olan, lenf bezlerine yayılmamış, ER pozitif,
HER2 negatif, kanser nüks riski düşük hastalar için kemoterapi vermeksizin
yalnızca hormonoterapi ile hastalıksız yaşam büyük ölçüde mümkün hale geldi. Bu
hastaların yüzde 93’ünde başarı sağlandı.
Hastalığın ilerlemesi 2 kat geciktirildi
Meme kanseri nüks eden hastaların yüzde 30’unda tümörün
özellikleri değişebiliyor. Eğer kanser hücreleri hormon reseptörleri pozitifse
hormonoterapi için kullanılan ilaçlara direncin gelişmesini geciktiren CDK4-6
inhibitörü adı verilen haplardan eklendi. Bu sayede hastalığın ilerlemesine
kadar geçen sürede 2 kata varan uzama sağlandı.
Akıllı ilaçlarla hastalığın kontrolü sağlandı
Meme kanserinde genetik yatkınlığı gösteren BRCA 1-2
genlerinde mutasyon olan hastalarda yeni bir tedavi seçeneği kullanılmaya
başlandı. Daha önce yumurtalık kanserinde etkili olduğu gösterilen ilaçlar meme
kanserinde de etkinliğini kanıtladı. PARP inhibitörü olarak bilinen haplar ile
hastalığın kontrolü sağlandı.
Tamamlayıcı tedaviler yararlı bulundu
Meme kanseri tedavisi süresince ve sonrasında, belirtilerin ve yan etkilerin tedavisinde tamamlayıcı tıp tekniklerinden yararlanmak konusunda Integratif Tıp Derneği (SIO) ve Amerikan Klinik Onkoloji Derneği (ASCO) ortak görüş açıkladı. Anksiyete (endişe), stres, duygudurum bozuklukları, yorgunluk, yaşam kalitesi, lenfödem, kemoterapiye bağlı bulantı-kusma, ağrı ve uyku sorunları için uygun tamamlayıcı teknikler önerildi. Endişe ve stresi azaltmak için müzik tedavisi, meditasyon, stres yönetimi ve yoga yararlı bulundu. Yaşam kalitesini artırmak için yoga ve meditasyon; kemoterapiye bağlı bulantı-kusmanın azaltılması için akupunkturdan faydalanılması önerildi. Meme kanseri tedavisine bağlı yan etkileri kontrol etmek için besin destekleri ise uygun bulunmadı.
Meme kanseri tedavisi nelere göre belirleniyor?
Tümörün tipi: Patolojik inceleme sonucu hastalığın
kaynaklandığı noktaya göre duktal (süt kanalından kaynaklanması) veya lobuler
(süt bezinden kaynaklanması) olması
Evresi: Meme dışında lenf bezlerine ve uzak organlara
yayılımı
Hormon reseptörleri: Tümör hücreleri üzerinde estrojen
veya progesteron reseptörlerinin varlığı
HER2 olup olmaması: Tümör hücreleri üzerinde büyüme
proteini olan HER2 reseptörünün varlığı
Tümörün büyüme hızı: Ki67 hücrelerin büyüme hızını
gösterir
Nüks riski: Cerrahi sonrası elde edilen verilere göre
hastalarda ilk 5 yılda hastalığın tekrarlama riski
Kadının yaşı: 35 yaş öncesi dönemde tanı alan hastalar
ve menopoz öncesi tanı alan hastalar tedavi planı açısından ayrı
değerlendirilir
Genel sağlık durumu: Hastada diyabet, hipertansiyon,
kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği gibi yandaş hastalıkların olup olmaması
Menopozda olup olmaması: Menopoz öncesi ve sonrası
dönemde hormonoterapi seçenekleri açısından farklılık gösterir














