MEB’in Danıştay’a verdiği dilekçede “Türkler kendi çağdaşı
unsurlara göre ulus bilincine en geç ulaşan topluluktur" Andımız için de
"Gerek faşizm gerekse komünizm bu ve benzeri uygulamaları sıkça
kullanmıştır" denildi.
Bakanlık dilekçede ayrıca, “Milli Kimlik, Uluslaşma ve
Öğrenci Andı” başlığı altında Bozkurt Güvenç ve Süleyman Yıldız'dan alıntılar
yaparak Andımız'daki Türklüğe ilişkin ibaraler hakkında kimlik kavramına
ilişkin açıklamlarda bulundu. Türk ulusal kimliğinin tarih sahnesine çok geç çıktığı
belirtilen dilekçede, Osmanlıcılık ve Fransız İhtilali'ne de değinilerek
“Türkler kendi çağdaşı unsurlara göre ulus bilincine en geç ulaşan topluluktur.
Türkiye Cumhuriyet'ini kuran kadro zaten gecikmiş olan süreci hızlandırmak için
yoğun çaba harcamıştır. Özellikle 30'lu yıllarda benimsenen politika, artık
toprak bütünlüğünü garanti altına alan bir ülkenin milli bütünlüğünü de
sağlamasıydı. Öğrenci Andı da bu amaçla benimsenmiş ve ilkokullarda okutulmaya
başlanmıştır. Ulus bilincine geç ulaşan bir toplumda bu çeşit sembol ve
ritüellerin kullanılarak, ortak bir milli kimlik inşa edilmeye çalışılması
anlaşılabilir bir durumdur. Ancak 2023 yılında yüzüncü yılını dolduracak olan
Türkiye Cumhuriyeti'nde toplumun zaten bir milli kimlik kazanmış olduğunu kabul
etmek gerekir. Yani Öğrenci Andı işlevselliğini yitirmiştir. Hal böyleyken 21.
yüzyıl Türkiye'sinde 30'lu yılların ritüellerini benimsemek anakronik (çağdışı)
bir yaklaşım olacaktır” ifadelerine yer verdi.
“Uygun Değil”
Öğrenci Andı’nın günümüz eğitim anlayışına ters bir uygulama
olduğunu dilekçeye ekleyen MEB, ““Öğrencilerin her gün ‘papağan gibi'
tekrarlayacakları sözler yerine, konuşup tartışarak ve yaşayarak edinecekleri
özellikler günümüz eğitiminin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Her sabah
öğrencilerin sıraya sokulup tekrarlatılarak bir takım değerlerin kazandırılmaya
çalışılması hem Türk Milli Eğitimi'nin benimsediği eğitim anlayışına hem de
dünyada genel kabul gören eğitimbilim anlayışına uygun değildir. Andımızı 1933
yılından itibaren söyleyen kuşakların And'daki ifadelere ne denli uygun
yurttaşlar olarak geliştikleri, etkisini anlamak açısından konu bir bütüncül
yaklaşımla değerlendirilmelidir” ifadeleri kullanıldı.














