Elbistan’ın Alhas Aşireti’ne mensup olan şair, Yapılıpınar Köyü’nde dünyaya gelmiştir. Tahsilini Elbistan’ın Çıtlık Köyü’nde tamamladıktan sonra, birçok kişiye okuma yazma öğretmiş ve hayatının büyük bir kısmını eğitim ve öğretime adamıştır. Bu nedenle çevresinde “Ali Hoca” olarak tanınmıştır.
Ali Hâkî Ednâ, şiirlerinde çoğunlukla aşk, tasavvuf ve Ehl-i Beyt konularını işlemiştir. Hem aruz hem de hece veznini kullanarak eserler vermiştir. Aruz vezniyle daha çok gazel ve musammat, hece vezniyle ise nefes ve deyişler kaleme almıştır. Hayatının farklı dönemlerinde veya içinde bulunduğu hallere göre çeşitli mahlaslar kullanmıştır. Şair, şiirlerinde “Ali, Ali Hâkî, Hâkî, Ednâ, Hâkî Ednâ Ali, Hoca, Ali Hürü, Harharî, Figânî, Hicrânî, Visâlî, Gulamî, Gedâî, Vaslî” mahlaslarını tercih etmiş, özellikle “Hâkî” ve “Harharî” mahlaslarıyla eserlerini yayımlamıştır.
Alevî-Bektaşî anlayışıyla yazdığı felsefi ve tasavvufi şiirleri, yaşadığı çevrelerde büyük ilgi görmüştür. 1961 yılında vefat eden Ali Hâkî Ednâ, Elbistan’ın Yapılıpınar Köyü’nde toprağa verilmiştir. Eski harflerle yazılmış şiirleri, “Ali Hâkî Ednâ Divanı” adıyla Mehmet Kömür tarafından günümüz alfabesine aktarılmış ve yayımlanmıştır.











