• Künye
  • İletişim
  • Kişisel Verilerin Korunması
  • Gizlilik İlkeleri
Anasayfa
  • Gündem
  • Dünya
  • Siyaset
  • Ekonomi
  • Magazin
  • Spor
  • Sağlık
  • Kültür-Sanat
  • Bilim ve Teknoloji Eğitim Yerel Asayiş Genel Çevre
  • Ara
SON DAKİKA:
15:24
Kahramanmaraş’ta bir haftadır kayıptı cansız bedeni bulundu!
15:03
Pusula Maraş’tan Bilimin Kalbine Yolculuk!
15:01
Büyükşehir, Menderes Mahallesi’nde Sıcak Asfalt Serimine Başladı!
14:57
Büyükşehir’den Çağlayancerit Kırsalına 3 Bin Metrekarelik Kilit Parke!
14:57
KASKİ, Mayıs Ayında 2,83 Milyon Metreküp Atıksuyu Arıttı
12:58
Elektrik faciası! 3 işçi hayatını kaybetti
12:56
Kazancını Türkiye'ye getirene 20 yıl vergi yok!
12:55
TOKİ’den 64 İlde Dev Konut Hamlesi: 20 Bin Yeni Konut Satışa Çıkıyor
12:33
KASKİ 102 Bin 947 Çağrıyı Yanıtladı!
12:01
Kahramanmaraş’ta Nadir Keşif: Tehlike Altındaki Bitki Türü Yavşan Yaylası’nda Bulundu
11:37
Anayasa Mahkemesi süresiz nafakayı iptal etti!
10:05
Kahramanmaraş’ta İş Arayanlara Müjde! Belediye 7 Beden İşçisi Alımı Yapıyor
09:31
Kahramanmaraş’ta Güvenlik Korucusu Kanser Mücadelesini Kaybetti!
08:59
Kahramanmaraş İçin Sağanak ve Dolu Uyarısı! Bazı Bölgelerde Risk Daha da Yüksek Olacak!
08:57
Kahramanmaraş’ı inceleyen TBMM Komisyonu’ndan Korkutan Rapor: Türkiye’de Her 5 Çocuktan 1’i Siber Zorbalık Mağduru!
08:26
Başkan Görgel, “Elbistan’a 500 Milyon TL’lik Yol Yatırımı Kazandırıyoruz”
Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Üye Paneli
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
  1. Haberler
  2. Kültür-Sanat
  3. M. Hanifi Dağoğlu Kaleme Aldı: MİSTİSİZMİN SİYASÎ BOYUTLARI
Kültür-Sanat
Yayınlanma: 27 Şubat 2020 - 11:20

M. Hanifi Dağoğlu Kaleme Aldı: MİSTİSİZMİN SİYASÎ BOYUTLARI

Kültür-Sanat
27 Şubat 2020 - 11:20
Yorumlar
Yazdır
A
Büyüt
A
Küçült
Yorumlar
M. Hanifi Dağoğlu Kaleme Aldı: MİSTİSİZMİN SİYASÎ BOYUTLARI

Mistisizm;  sözlük  anlamı  gizemciliktir. Gizemciler,  halvet  gibi  uygulamalarla,  iç dünyalarında Tanrı bilgisine ulaştıklarını, hayatın gerçeğini kavradıklarını ve Budist terminolojiye göre  Nirvana'ya  ulaştıklarını  iddia  ederler. Yaklaşık  yüz  yıl  kadar  önce,  Fransızlar  bu kavramdan  “mistifikasyon”  terimini  türettiler. Mistifikasyon,  insanları  “gizemlerle  aldatmak” anlamına gelir.

Mistik,  önce  etrafında  mistik  bir  “hale” oluşturur. Böylece insanları, onlardan farklı, daha yüce  biri  olduğuna  inandırır.  Daha  önce  bilim adamı olan Celaleddin-i Rumi, Şems ile ikinci kez görüşmesinden sonra mistik bir tutum takınmaya başlar.  Bunun  ilk  işaretlerinden  biri  kendisine “Mevlana”  ve  “Hüdavendigar”  dedirtmesidir. Müzik ve şaman dansı da hiç şüphesiz bu amaçla kullanılan araçlardır.

Sultan  Veled  buyurdu  ki:  “Bir  gün  babam: 'Tanrı velisi bu Dünya'dan göçtüğü zaman onun koruması, sağlığındaki korumalardan yüz bin kere daha fazladır. Çünkü artık O Tanrı da korur. Bunun artık sonu yoktur. Bu Veli'nin mürid ve âşıklar üstündeki tasarrufu kıyamete kadar sürer' dedi.”(1)

Sultan  Veled  buyurdu  ki;  Dostlardan  biri babama: 'Danişmendler, Mevlana Mesneviye niçin Kur'an diyor?' diye benimle münakaşa ettiler. Ben kulunuz  onlara  cevaben:  'Mesnevi  Kur'anın tefsiridir' dedim.” diye şikâyette bulundu. Babam bunu duyunca bir müddet sustu. Sonra: “Ey köpek! Niçin? Kur'an olmasın? Ey eşek! Niçin? Kur'an olmasın?  Ey  kahpenin  kardeşi!  Niçin  Kur'an olmasın? Peygamber ve velilerin sözleri içinde ilahî sırların nuru dışında bir şey yoktur. Tanrı'nın kelâmı onların yüreklerinde kaynamış, dillerinden ırmak gibi akmıştır.”(2)

Bir  gün  Mevlana'nın  damadı  Hoca Şahabeddin'in  evinde  toplanmıştık.  Birdenbire Mevlana kalktı ve: “Merhaba ey Tanrı'nın kandili” deyip tekrar oturdu. Biz hiç kimseyi görmedik. Hüsameddin  Çelebi  ve  Sultan  Veled  bunun sebebini sordular. Mevlana: “Daima ruhanilerin ve kerimlerin ruhları 'Tanrı erleri'nin ziyaretine gelir. Onlardan biri Tanrı'nın kandiliydi. Gökteki bütün kandiller ondan nur alır.” diye buyurdu.(3)

Bu  mistifikasyonda  insanların  ona  şüphe etmeden  bağlanması  gerekir.  İnsanlar  akıldan yoksun, gönüllü köle olacaklardır;

“Zahiri his yolu eşeklerin yoludur, yani onlarda da his vardır. Ey hevâ ve his merkebine binmiş ve eşekler arasına katılmış süvari, utan.”

“İnsanın şu zahiri beş duyusundan başka beş duyusu daha vardır ki onlar kırmızı altın, ilk beş duyu ise onlara nispetle bakır gibidir.”(4)

“İtizal  mezhebinde  bulunanlar,  his  zebunu olmuşlardır.  Sapıklıklarından  kendilerini  Sünni gösterirler.

Histe kalan kimse Mutezili'dir. Ben sünniyim demesi ise cahilliğindendir.”(5)

“Bir  şeyh  kavminin  arasında,  ümmetinin arasındaki peygamber gibidir. Şeyhi olmayanın dini olmaz.”(6)

“Allah ile bulunmak ve oturmak isteyene söyle Evliya'nın huzurunda otursun.

Ey  salik  eğer  Evliyaullah  huzurundan ayrılırsan helak olursun. Çünkü sen bir cüzsün, kül değilsin.”(7)

Bu ifadelerden sonra adeta felç olan halka nasıl mesaj verilecektir dersiniz? İşte verilen mesajlar; Bu mesajların Moğol işgali altındaki Anadolu'dan verildiğini unutmayın!

Moğollar  önceleri  insanlardan  uzak,  fakir, çırılçıplak ve acınacak halde çölde yaşarlarken onlardan  bazıları,  ticaret  yapmak  için  Harezm vilayetine  gelerek  elbiselik  keten  alıyorlardı. Harezm-Şah  bunu  yasaklıyor  ve  tüccarlarını öldürtüyordu. Ayrıca  onlardan  haraç  alıyor  ve tüccarların bütün ticaretini engelliyordu. Bunun üzerine Tatarlar, padişahlarının yanına giderek dert yandılar ve “Mahvolduk” dediler. Padişahları on gün mühlet istedi. Bir mağaranın kovuğuna girdi ve vecd içinde ibadet etti, Allah'a yalvardı. Ulu Tanrı'dan: “Senin dileğini, yalvarışını kabul ettim, dışarı çık. Her nereye gidersen muzaffer ol.” diye bir ses işitti. Tanrı'nın buyruğuyla çıktıklarından, karşılarına çıkanları yendiler ve bütün yeryüzüne yayıldılar.(8)

Moğollar ne kadar da masummuş da haberimiz yokmuş. Bu parçaya göre Cengiz Han bütün zulüm ve cinayetlerini de Tanrı istediği için işlemiş. Tarih, ancak  bu  kadar  saptırılarak  sıradan  insanlar kandırılabilir.

Mevlana  buyurdu  ki;  Hülagu  Han  1257'de Bağdat'a  geldi  ve  büyük  savaşlarda  bulundu. Ancak Bağdat'ı alamadı. Bunun üzerine Hülagu Han: “Üç gün boyunca kimse bir şey yemesin, atlara da yem verilmesin (Vislat orucu), herkes Hanı'nın zaferi için Tanrı'ya yalvarsın” dedi. Üç günlük oruç bittikten sonra Hülagu Han veziri Hoca Nasredin-i Tusîyi yanına çağırıp; “Halifeye bir  mektup  yaz  teslim  olsun,  isyanı  ve  inadı bıraksın”  dedi.  Bunun  üzerine  Tusî  şöyle  bir mektup yazdı: Tanrı'ya   hamd ettikten sonra, biz Bağdat'a konduk. Biz seni bize itaate davet ederiz. Eğer  gelirsen  “O'na  rahat  ve  güzel  nimeti  bol cennet  vardır.”  ayetinde  buyurulan  kimse  gibi olursun. Eğer gelmeyi reddedersen kuvvetlerimi sana karşı harekete geçiririm. Tırnağıyla ölümünü arayan ve burnunun ucunu avucuyla sakatlayan kimse gibi olma! Selamlar…”

Hülagu  Han  mektubu  Ketboğa  Bahadır'a vererek bir toplulukla birlikte gönderdi. Ancak halife teklifi kabul etmedi. Hülagu Han ve ordusu aynı gün Bağdat'ı alıp halifeyi de esir aldı. Bağdat alındıktan  sonra  halifenin  elleri  ve  boynunu bağlayıp Hulagü Han'ın yanına getirdiler. Hülagu, onu içeri kapatıp üç gün yemek vermedi. Sonra altın, gümüş ve inciden bir tabak getirerek zorla halifeye  yedirdi.  Halifeyi  bir  çuvala  koyup askerlerin atlarının önüne attı. Halifenin vücudu atların ayakları altında parça parça oldu.(9)

Mevlana,  Baycu  Noyan  hakkında  defalarca “Baycu Noyan Veli'ydi, fakat o bunu bilmezdi.” derdi.(10).

Moğollar, bütün vahşiliklerine rağmen masum, Allah dostu; yaptıkları vahşetleri ise masum ve Tanrı'nın izni olarak gösteriliyor.

Peki bu çabanın amacı nedir? derseniz, işte size cevabı;

“Vatan  sevgisinden  dem  vurma,  Çünkü  asli vatan oradadır, burada değil.”(11)

Mevlana  Celaleddin-i  Rumi'nin  onbinlerce beyitlik  şiir  külliyatında,  mektuplarında, sohbetlerinde ve konuşmalarında Anadolu'nun işgalini kınayan bir tek cümle bulunamaz. Ancak halkı işgale hazırlayan, işgali meşru gösteren ve halkın isyan etmesini önleyen yüzlerce ifadeler görürsünüz.  Bugüne  kadar  hiçbir  aydın,  hiçbir bilim  adamı  maalesef  işin  bu  yönüne  dikkat çekmemiştir.

Çalışmalarımdan  çıkardığım  sonuç, Mevlana'nın  özel  olarak  görevlendirildiği,  bir psikolojik  harp  unsuru  olarak  kullanıldığı doğrultusundadır. O, halkı işgale hazırlamak ve oluşacak  direnci  kırmaktan  başka  hiçbir  şey yapmamıştır. Aydınların,  düşünce  insanlarının biraz  da  bu  açıdan  bakması  gerekir.  Bu  bizim toplumumuza karşı asli görevimizdir.

# m. hanifi dağoğlu kaleme aldı: mİstİsİzmİn sİyasÎ boyutlari# m. hanifi dağoğlu# haber# haberler
  • YORUMLAR
adlı kullanıcıya cevap x
İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş'a Göçmen Kuş akını!
Kahramanmaraş'a Göçmen Kuş akını!
Elbistan’da Şiir Coşkusu! Ödül Töreni İçin Geri Sayım Başladı
Elbistan’da Şiir Coşkusu! Ödül Töreni İçin Geri Sayım Başladı
Andırın'da Geleneksel Tirşik Festivali düzenlendi
Andırın'da Geleneksel Tirşik Festivali düzenlendi
Pazarcık’ta 3. Geleneksel Birlik ve Dayanışma Konseri düzenlenecek!
Pazarcık’ta 3. Geleneksel Birlik ve Dayanışma Konseri düzenlenecek!
Son Haberler
Kahramanmaraş’ta bir haftadır kayıptı cansız bedeni bulundu!
Kahramanmaraş’ta bir haftadır kayıptı cansız bedeni bulundu!
Pusula Maraş’tan Bilimin Kalbine Yolculuk!
Pusula Maraş’tan Bilimin Kalbine Yolculuk!
Büyükşehir, Menderes Mahallesi’nde Sıcak Asfalt Serimine Başladı!
Büyükşehir, Menderes Mahallesi’nde Sıcak Asfalt Serimine Başladı!
Büyükşehir’den Çağlayancerit Kırsalına 3 Bin Metrekarelik Kilit Parke!
Büyükşehir’den Çağlayancerit Kırsalına 3 Bin Metrekarelik Kilit...
KASKİ, Mayıs Ayında 2,83 Milyon Metreküp Atıksuyu Arıttı
KASKİ, Mayıs Ayında 2,83 Milyon Metreküp Atıksuyu Arıttı
Çok Okunan Haberler
Deprem uzmanları Naci Görür ve Osman Bektaş'tan Kahramanmaraş açıklaması!
Deprem uzmanları Naci Görür ve Osman Bektaş'tan Kahramanmaraş açıklaması!
14 yaşındaki çocuğa cinsel saldırıda bulunup silahla başından vurdu!
14 yaşındaki çocuğa cinsel saldırıda bulunup silahla başından...
Kahramanmaraş’ta Terzi Sokakta Ölü Bulundu! Ölüm Nedeni Otopsiyle Netleşecek
Kahramanmaraş’ta Terzi Sokakta Ölü Bulundu! Ölüm Nedeni Otopsiyle...
Son Yorumlananlar
Kahramanmaraşlı gurbetçi Belçika'da Hayatını Kaybetti!
Kahramanmaraşlı gurbetçi Belçika'da Hayatını Kaybetti!
Onikişubat Belediyesi, ikinci Kır Düğün Salonu’nu Önsen’e kazandırıyor!
Onikişubat Belediyesi, ikinci Kır Düğün Salonu’nu Önsen’e kazandırıyor!
BAAE Başkanı Yardımcıoğlu ile özel röportaj: Dünya Yeni Bir Çağ Kuruyor, Türkiye Hâlâ Gündem Tüketiyor
BAAE Başkanı Yardımcıoğlu ile özel röportaj: Dünya Yeni Bir Çağ...
Mustafa Okumuş Kaleme Aldı: YETİNMEMEK (DOYUMSUZLUK)
Mustafa Okumuş Kaleme Aldı: YETİNMEMEK (DOYUMSUZLUK)

Ana Sayfa
Gündem
Dünya
Siyaset
Ekonomi
Magazin
Spor
Sağlık
Kültür-Sanat
Bilim ve Teknoloji
Eğitim
Yerel
Asayiş
Genel
Çevre
Köşe Yazarları
Foto Galeri
Video Galeri
Üye Paneli
Günün Haberleri
Arşiv
Gazete Arşivi
Anketler
Hava Durumu
Gazete Manşetleri
Nöbetci Eczaneler
Namaz Vakitleri
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Gündem
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Sağlık
  • Spor
  • Foto Galeri
  • Video Galeri
  • Köşe Yazarları
  • Üye Paneli
  • Günün Haberleri
  • Arşiv
  • Gazete Arşivi
  • Anketler
  • Hava Durumu
  • Gazete Manşetleri
  • Nöbetci Eczaneler
  • Namaz Vakitleri

  • Rss
  • Künye
  • İletişim
  • Kişisel Verilerin Korunması
  • Gizlilik İlkeleri

Sitemizde bulunan yazı, video, fotoğraf ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.

Safransoft