2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla
hastalık hakkında bilgi veren Altınbaş Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı
ve Çocuk Hematoloji Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Tunç Fışgın, günümüzde gelişen
tıp teknolojisi sayesinde erken teşhis ve etkili bir tedavi yöntemiyle iyileşme
oranının oldukça yüksek olduğunu vurguladı.
LÖSEMİ NASIL ORTAYA ÇIKIYOR?
Löseminin çocukluk çağında en sık görülen kanser türü
olduğunu belirten Prof. Dr. Fışgın, "Kemik iliğindeki kan kökenli hücrelerin
anormal, kontrolsüz çoğalması sonucunda bu hastalık ortaya çıkıyor. Kemik
iliğinde kanser yayılınca kan üretme fonksiyonu kayboluyor. Vücut kan
üretemediği için çocuklarda kan değerleri düşmeye başlıyor. Bunun sonucunda
çocukta kansızlığa bağlı yorgunluk, bitkinlik, halsizlik, okul başarısında
düşme gibi belirtiler karşımıza çıkıyor" diye konuştu.
TEKRARLAYAN KANAMALARA DİKKAT!
Kandaki bazı diğer değerlerin düşmesine bağlı olarak diş
eti, burun ve özellikle kız çocuklarında adet kanamalarının görüldüğünü
söyleyen Prof. Dr. Fışgın, "Tabi bir kere değil tekrarlayan kanamalar
olduğunda endişe etmeliyiz" ifadelerini kullandı.
"ENFEKSİYONLAR RİSK TAŞIYOR"
Birçok çocuğun enfeksiyon geçirdiğini fakat sık sık
geçirilen enfeksiyonlara dikkat etmek gerektiği uyarısında bulunan Prof. Dr.
Fışgın, "Çocuk, her şey normal seyrinde giderken artarda üç veya dört kez
sık sık enfeksiyon geçiriyorsa o zaman 'acaba bağışıklık sisteminde bir sıkıntı
var mı?' diye düşünmeliyiz. Çünkü Lösemi ne yazık ki böyle karşımıza çıkıyor"
dedi.
"TÜRKİYE'DE 2 BİN ÇOCUK LÖSEMİ HASTASI"
Löseminin dünyada 100 bin kişiden 3 veya 4'ünde görüldüğünü
belirten Prof. Dr. Fışgın, "Bu hastalık en çok 2 ile 5 yaş arasında
özellikle de erkek çocuklarında görülüyor. Türkiye'de Sağlık Bakanlığı rakamlarına
göre bin 500, 2 bin çocuk lösemi hastası. Lösemi adı bizi çok korkutuyor kanser
ve çocuk olması itibariyle ama lösemi çocuklukta tedavi edilebilen ve başarı
yüzdeleri oldukça yüksek olan bir hastalık" diye konuştu.
"TANININ GEÇ KONULMASI HASTALIĞI İLERLETİYOR"
Bazı çocuklarda tanı konulma noktasında zorluklar
yaşandığını aktaran Prof. Dr. Fışgın, "1960'larda tanı konulduktan sonra
yüzde 100 ölümler yaşanırken bugün tedavi edilme oranları yüzde 80'in üstünde.
Çok geç tanı konulduğunda hastalık ciddi anlamda ilerlemiş oluyor"
ifadelerini kullandı.
"TEDAVİ AİLE,ÇOCUK VE DOKTOR UYUMU GEREKTİRİYOR"
Tedavinin uyum gerektirdiğini söyleyen Prof. Dr. Fışgın,
"Çünkü tedavi bir, iki hafta değil en az 2 yıl sürüyor. O nedenle hasta
iyi bir merkezde doktor ve aile uyumunun da olduğu şekilde tedavi edilmelidir.
Çocukları kemoterapiye getirmek zor oluyor. Çocuklar hastalığın farkına varınca
hastanede neler yaşayacaklarını biliyor. O yüzden çocukların hastaneye daha
mutlu ve uyumlu gelmelerini sağlamalıyız. Uyumsuzluk olursa hastalık tekrar
nüks edebilir" dedi.
Çocukların beslenmesinin de önemli olduğuna dikkat çeken
Prof. Dr. Fışgın, "Mümkün olduğunca doğal beslenmelerini öneriyoruz.
Lösemide belirtiler bir hafta ile 1 buçuk ay arasında oluşur. Her şey normal
giderken çocuk üst solunum yolu enfeksiyonu geçirdi, bir hafta sonra idrar yolu
enfeksiyonu oldu, daha sonra başka bir enfeksiyon daha geçirdiyse; tekrarlayan
enfeksiyonlar ve tekrarlayan kanamalar gözleniyor ise mutlaka hekim ile
görüşmek gerekir." diye konuştu.














