Sigara ve tütün ürünleri kullanımının yüzde 90 oranında
sorumlusu olduğu Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), akciğerlerde
görülen kronik ilerleyici bir hastalık. Pasif içicilikle bile ortaya çıkabilen
KOAH, nefes darlığı ve sürekli öksürük nedeniyle hastaların hayatını önemli
ölçüde kısıtlıyor. Bu durumda dahi KOAH hastalarının tedavi programında
egzersizin mutlaka yer aldığını söyleyen Acıbadem Kocaeli Hastanesi
Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Deniz Serap Ayanoğlu, ilk şartın sigarayı
bırakmak olduğu KOAH tedavisinde buna ek olarak düzenli ilaç kullanımı,
egzersiz ve nefes eğitiminin tedavinin en önemli unsurları olduğuna dikkat
çekiyor.
Bu mesleklerde çalışanlar da risk altında
Önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olan KOAH,
tezek, odun kömürü gibi organik yakıtların dumanının kapalı ortamlarda
solunması veya mesleki olarak toz, duman ve zararlı gazlara maruz kalınması
nedeniyle de gelişebiliyor. Yoğun biçimde sigara içenlerin yanı sıra maden,
metal, tekstil, kağıt ve odun işçiliği alanlarında çalışanların da risk altında
olduğunu belirten Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Deniz Serap Ayanoğlu, bu
maruziyetlerin akciğerde mikrobik olmayan bir iltihaba neden olarak havayollarını
daralttığının ve geri dönülmez bir hasar yarattığının altını çiziyor.
Her 10 KOAH’lıdan yalnızca 1’i hastalığının farkında
Tedavi edilmemesi durumunda agresif bir biçimde
ilerleyebilen KOAH dünya genelinde her 10 kişiden 1’inde görülmesine karşın bu
hastaların yalnızca 10’da biri KOAH hastası olduğunun farkında. KOAH’a ait
nefes darlığı, öksürük ve balgam çıkarma gibi belirtiler genellikle sigara
kullanımına bağlanarak uzun süre görmezden geliniyor ve böylece hastalığın
erken evrede teşhis edilmesi şansı genellikle ortadan kalkıyor.
Tedavide ilk şart sigarayı bırakmak
Ayrıntılı bir özgeçmiş sorgulaması, iyi bir fizik muayene ve
solunum fonksiyon testleri sonucu tanısı konulan KOAH’dan korunmak için tütün
ürünleri kullanımının bırakılmasının şart olduğunu söyleyen Dr. Deniz
Serap Ayanoğlu, pasif içicilik maruziyetinin de ortadan kaldırılması
gerektiğini vurguluyor. Ek olarak grip ve zatürre aşısının yapılması ile bronş
genişleticilerin düzenli olarak kullanılmasının gerektiği KOAH’da, böylelikle
kalan akciğer dokusunun korunması sağlanabiliyor. Bronş genişleticilerin
inhalasyon (solunum) yoluyla kullanımı ise en etkin kullanım biçimi olarak
kabul ediliyor. Hastanın durumuna en uygun inhaler cihazın doktor tarafından
seçilip hastaya verilmesiyle düzenli ve doğru kullanımı sağlanabiliyor. Bu
ilaçların yanında gerekli durumlarda balgam sökücüler de tedaviye
eklenebiliyor.
KOAH’lılar bile egzersiz yapmak zorunda
KOAH’da hastalık ilerledikçe fiziksel aktivitenin giderek
azaldığına vurgu yapan Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Deniz Serap
Ayanoğlu, bunun önüne geçmek için ilaç tedavisinin yanı sıra hastaya
düzenli egzersiz de önerdiklerini belirtiyor. Tedavinin bir parçası olarak KOAH
hastalarının programına haftada 5 gün ve günde 30 dakika yürüyüş gibi orta
dereceli bir aktivite ekleniyor. Tedavinin başarıya ulaşabilmesi için bunlara
ek olarak hasta yakınlarının eğitimi, beslenme desteği ve psikolojik destek,
nefes darlığı ile baş edebilmek için nefes eğitimi, iş-uğraşı tedavisi ve
pulmoner rehabilitasyon da büyük önem taşıyor. Pulmoner rehabilitasyonun etkili
olabilmesi için en az 8 hafta süreyle uygulanması öneriliyor.
Alevlenme dönemleri hastaneye yatmayı gerektirebilir
Tüm tedavilere ve düzenli kontrollere karşın KOAH
hastalarının en sıkıntılı dönemi alevlenmelerin ortaya çıktığı dönem oluyor.
Böyle bir durum geliştiğinde tedaviye eklemeler yapılması ve hatta alevlenmenin
şiddetine göre hastanın hastaneye yatırılması gerekebiliyor. En sık alevlenme
nedeni ise enfeksiyonlar. İkinci sırada ise hava kirliği geliyor. Alevlenmeler
akciğer fonksiyonlarında hızlı bir kayıp oluşturarak yaşam kalitesini bozuyor.
Hastaneye yatışa ve hatta çok ileri vakalarda ölüme sebep olabiliyorlar. Bu
sebeple tedaviye hiç vakit kaybetmeden başlanması hayati önem taşıyor.















