Nezle, grip, orta kulak ve bademcik iltihabı, bronşiolit,
akut sinüzit… Hava ısısının düşmesi özellikle üst solunum yolu enfeksiyonlarına
adeta davetiye çıkarıyor. Öyle ki 5 yaş altındaki çocuklar yılda 6-8 kez üst
solunum yolu enfeksiyonuna yakalanıyorlar. Çocukların kış aylarında sıkça
hastalanmalarının birkaç nedeni var: Hava sıcaklığı ile nem oranının düşmesi
virüslerin daha da güçlenmelerine neden olurken, havada uzun süre canlı
kalmalarını ve çoğalmalarını da kolaylaştırıyor. Kapalı ve kalabalık ortamlarda
geçirilen zamanın artması, bu mekanlarda havalandırmaların genellikle yetersiz
kalması nedeniyle çocuklar mikroplara maruz kalıyorlar. Bunların yanı sıra
soğuk havada bağışıklık sisteminin zayıflaması da enfeksiyon hastalıklarına yol
açan bir başka önemli etken. Üst solunum yolu hastalıklarının çoğu antibiyotik
tedavisi gerektirmeden, şikayetlere yönelik uygulanan tedavilerle geçseler de,
bazen hastane yatışını gerektirecek kadar ciddi sorunlar oluşturabiliyor.
Dolayısıyla kış aylarında çocukları mikroplardan korumak büyük önem
taşıyor. Acıbadem Maslak Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı
Dr. Çiğdem Yavrucu çocukları kış aylarında tehdit eden hastalıklardan
korumanın yollarını anlattı, önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.
Kalın bir kıyafet giydirmeyin
Hastalıklardan korumak için terletmeyen, çok kalın olmayan,
aynı zamanda üşütmeyen kıyafetler tercih edin. Soğuk havalarda tek kalın bir
kıyafet yerine, ince özellikli kıyafetlerin bir iki kat şeklinde giydirilmesi,
ısı dengesinin sağlanması açısından daha iyi bir koruma sağlıyor.Ayakların
ısısının da iyi korunması çok önemli. Pamuklu, terletmeyen ve çok ağır olmayan
çoraplar ile ısı yalıtımını iyi sağlayan ve ayağına büyük olmayan ayakkabı
tercih etmelisiniz. Baş bölgesinden ısı kaybı fazla olabileceği için şapka veya
bere takmayı ihmal etmeyin. Ayrıca ısı regülasyonu için atkı sararak boyun
bölgesinin soğukla temasını önlemelisiniz. Ancak ağız bölgesine temasını
dikkate alarak atkıyı sık sık yıkayın, çünkü mikroplar vücudumuza en çok ağız ve
burun yoluyla giriyorlar.
Anne sütü çok önemli!
Anne sütü bağışıklık sistemini güçlendirmek için bebeğin
ihtiyacı olan tüm besin öğelerinin kaynağı olan mucizevi bir besin. Dünya
Sağlık Örgütü; sayısız faydaları nedeniyle bebeklerin ilk 6 ay sadece anne sütüyle
beslenmelerini, 6. aydan sonra da ek gıdalarla birlikte 2 yaşına kadar anne
sütüyle beslenmeye devam etmelerini öneriyor. Bebeğinizin bağışıklık sisteminin
güçlü olması için gribe yakalandığınızda bile emzirmeye devam edin.
Bu besinleri mutlaka tüketmeli
Dr. Çiğdem Yavrucu sağlıklı beslenmenin vücut direncini
artırmada son derece önemli bir rol üstlendiğini belirterek şu önerilerde
bulunuyor: “Çocuklar vücudumuz için yapı taşı olan proteinlerden zengin
beslenmeli. Bunun içinhaftada en az 2 kez balık,2-3 kez kırmızı et, 2-3 kez
bakliyat (kuru fasulye, nohut mercimek v) tüketmeli. Her sabah yumurta,
peynirve zeytin yemeleri de çok önemli.Bol vitamin içeren sebze ve meyveler,
kış aylarında özellikle de C vitamin deposu olan portakal, mandalina ile nar
sofrada mutlaka bulunmalı. Kalsiyum ve proteinden zengin süt, bağışıklık
sistemimizi güçlendiren ev yapımı yoğurt, kefir gibi probiyotikler, muz gibi
prebiyotikler temel besinler olmalı”
Eller sık sık yıkanmalı
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Çiğdem
Yavrucu hastalık solunum yoluyla bulaşsa da, kirli ellerin de mikropların
bulaşması açısından büyük bir risk taşıdığına dikkat çekerek sözlerine şöyle
devam ediyor: “Ağız ve burun salgılarının bulaştığı ellerle başka kişilere veya
eşyalara temas sonucu mikroplar kolayca bulaşıyor. Çocuklar da kirlenmiş
ellerini, ağız veya buruna götürerek virüsleri alıyorlar. Bu nedenle
çocuğunuzun ellerini yemekten önce ve sonrasında, dışarıya çıktıktan sonra bol
su ve sabunla en az 10-15 saniye yıkamasını sağlayın”
Ballı zencefil veya zerdeçal
Zencefilin doğal antialerjik (antihistaminik) özelliği,
öksürük üzerinde doğal tedavi edici bir etki sağlıyor. İçerdiği C, E vitamini,
kalsiyum, fosfor ve demir ile de hem bağışıklık sistemini uyarıyor, hem de
antioksidan özellik sağlıyor. Zerdeçal da içerdiği antioksidanlar, C ve E
vitamini ile bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hastalıklara karşı koruyucu
etki ve direnç sağlıyor. Eğer çocuğunuzun alerjisi yoksa zencefil ve
zerdeçal gibi gıdaları bal ile birlikte tüketmesini sağlayın. Günde bir defa, 1
bardak sütün içine 1 çay kaşığı zencefil veya zerdeçal katabilir veya 1 tatlı
kaşığı bal (eğer bala alerji yok ise) ile 1 çay kaşığı toz ya da taze zencefili
karıştırıp macun kıvamına getirebilirsiniz. Bunların yanı sıra 1 çay bardağı
ıhlamur içine 1 tatlı kaşığı bal ve 1 çay kaşığı toz zencefili
ekleyebilirsiniz. Ancak dikkat! Bu gıdaların 1 yaş altındaki çocuklara
verilmesi uygun değildir.
En az 5 dakika havalandırın
Kapalı mekanlarda, öksürük ve hapşırık yoluyla ortama saçılan
damlacıklar aracılığıyla, mikroplar çevreye hızla yayılıyor. Okul gibi
kalabalık ve kapalı mekanlarda bu mikropların bulaşma riskleri çok yüksek
oluyor. Dolayısıyla kapalı mekanların saat başı en az 5 dakika
havalandırılmaları, enfeksiyonlarla mücadele etmede son derece önem taşıyor.
Enfeksiyonlardan korunmak için evinizde de odaları düzenli olarak
havalandırmaya özen gösterin. Ayrıca evin ısısını iyi ayarlamalı ve havanın
aşırı kuru olmasını engellemelisiniz.
Şekerli besinlerden uzak tutun
Fazla şeker tüketimi
bağışıklık sistemini zayıflatan önemli bir etken. Ayrıca yol açtığı obezite de
başka sağlık sorunlarına neden olarak vücut direncini düşürüyor. Bu yüzden
çocuğunuzu şeker gibi zararlı karbonhidratlardan uzak tutmanız çok önemli.
Kuruyemişleri unutmayın
Ceviz, badem ve fındık gibi kuruyemişler içerdikleri E
vitamini, çinko ve omega 3 yağ asitleri sayesinde bağışıklık sistemini
güçlendiriyorlar. Çocuğunuzun her gün bir avuç (2-3 ceviz, 5-10 badem, 5-8 tane
kaju veya antep fıstığı, 8-10 fındık, 7-8 kuru üzüm, yaban mersini gibi)
çeşitli kuruyemişleri yemesini sağlayın.
Bol bol su içmeli
Kış aylarında kaloriferlerin etkisiyle kuruyan oda havası
solunum yollarının kurumasına ve tahriş olmasına zemin hazırlıyor. Bunun
sonucunda üst solunum yolu enfeksiyonları riski artıyor. Çocuğunuzun bol bol su
içmesini sağlayarak duruma da engel olabilirsiniz. En önemlisi yeterli miktarda
su tüketilmesi bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Kan dolaşımını düzenliyor,
metabolizmanın artışını sağlıyor, zararlı maddelerin ve toksinlerin vücuttan
atılmasını kolaylaştırıyor.
Aşıları eksiksiz olmalı
Ciddi sonuçlara yol açabilen çocukluk çağı hastalıklarına
karşı aşıların doğru zamanda ve eksiksiz yapılması çok önemli. Astım,
romatizmal kalp hastalığı ve kan hastalığı gibi kronik hastalığı olan riskli
çocuklarda, 6 aydan büyük bebeklerde de grip aşısının yapılması sağlanmalı.
Düzenli ve yeterli uyusun
Çocuklar yorgun ve uykusuz olduklarında vücut dirençleri
düşer ve çok kolay hastalığa yakalanırlar. Hastalıklara karşı savaşma gücünü
artırmak için çocuğunuzun yeterli süre uyumasını sağlayın.
Spor yapmasını teşvik edin
Bağışıklık sistemini güçlendirerek hastalıklara karşı vücut
direncini artıran spor alışkanlığını kazandırın. Yaşına uygun olarak seçilen
spor, çocuğun gelişimine çok yönlü bir fayda sağlayacaktır. Çocuğunuzu 4-5
yaşlarında yüzme ve jimnastiğe, 7-8 yaşlarında tenis veya futbola, 9-10
yaşlarından sonra da basketbol, voleybol veya su topu gibi çeşitli sporlara
yönlendirebilirsiniz.















