KEREM ALIŞIK, “Filmi izlerken oyunculuğunu çok beğendiğim morgan freeman’ın canlandırdığı Red karakterini bir gün oynayacağım aklımdan
bile geçmezdi”
Sinema tarihinin en iyi filmlerinden biri olan Esaretin
Bedeli’ndeMorgan Freeman ile özdeşleşen Red karakterine, tiyatro sahnesinde
Kerem Alışık hayat verecek.
Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu tarafından ilk kez
tiyatroya uyarlanan “Esaretin Bedeli” oyununun yönetmenliğini Şakir Gürzumar
yaparken oyunda başrolleri; Kerem Alışık (Red), Kaan Taşaner (Andy) ve İştar
Gökseven (Müdür Stammas) paylaşıyor. Türkiye’de ilk kez 25 kişilik oyuncu
kadrosuyla 15 Aralık’ta Zorlu PSM’de sahnelenecek oyunun provaları tüm hızıyla
devam ediyor.
Afiş çekimlerinde ünlü fotoğrafçı Levent Özdemir’in
objektifi karşısına geçen Kerem Alışık;
“‘Esaretin Bedeli’defalarca izlediğim ve hayran kaldığım bir
film. Filmi izlerken oyunculuğunu çok beğendiğim Morgan Freeman’ın
canlandırdığı Red karakterini bir gün oynayacağım aklımdan bile geçmezdi. Bu
eserin Türkiye’de ilk defa sahnelenecek olması dışında, bir de Morgan
Freeman’ın rolünü oynayacak olmak ayrı bir heyecan ve coşku getiriyor insana...
Baştan sona kadar oynayacağım Red karakterinin sükûnetiyle geçen oyun, ‘’umut
iyi bir şeydir ve iyi şeyler asla ölmez’’ mottosunu savunan Andy karakteri ile
‘’eğer hapishaneye düşmüşsen umut tehlikeli bir şeydir ve tehlikeli şeylerden
uzak durulmalıdır’’ diyen Red’in çatışması olarak görülebilir. Sonunda umudun
mayalandığı, umutsuzluğun katranlaştığı bir hikaye bizleri bekliyor. Biz de
oyunla ilgili umut doluyuz. Tüm hazırlıklarımız bugünlerde bitti. Bütün
umudumuz yarınlarda oyunu oynayacak olmamız da…”
Oyunun Konusu:
Andy Dufresne masum olduğunu iddia etmesine rağmen, karısını
ve sevgilisini öldürmesi sonucu shawshank hapishanesin de iki kez müebbet hapse
çarptırılır. Uzun yıllarını hapishanede geçirmiş eski bir mahkûm olan Red ile
aralarında güçlü bir dostluk kurulur. Red, Andy’nin hapishane şartlarına
çabucak pes edeceğini düşünse de, Andy bu konuda çok dirençlidir.Shawshank deki
dayak işkence tecavüz ve her türlü acıya karşı hayata bağlı ve her zaman
umutludur. Bu durumuyla etrafındaki mahkûmları da etkileyen Andy, onları
parmaklıklar arkasında bile özgür bir yaşam olabileceğine inandırır. Andy
Dufresne, hayatta sabrın, bilginin zekânın ve umudun tüm zorlukların üstesinden
gelinebileceğinin kanıtıdır belki de.













